Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf

5. Sınıf Uyum Haftası Kılavuzu.

İlkokul öğretmenleri için online sınıf defteri projesidir. Sınıf defterinizi kolayca hazırlayabilirsiniz. İlkokul online sınıf defteri. Anasayfa; Sınıflar. 2020-2021 1.Sınıf Defteri;… Milli Eğitim Bakanlığı Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi Çevre Koruma Haftası.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf

Dün sosyal medyaya yansıyan bir lisemizde yaşanan olayla ilgili ivedilikle Bakanlık müfettişi görevlendirilerek inceleme ve […].

5. sınıf uyum günleri ne zaman 2019 MEB ortaokul 1. sınıf.

A) Ekonomik ömrünü doldurma veya herhangi bir kaza, yanma, tahrip edilme ve benzeri durumlar dolayısıyla kullanılamaz hale gelen araçlar ve devir veya nakil ile hurdaya ayırma işlemi bir arada yapılacak araçlar, sahiplerinin dilekçesi üzerine, ilgili vergi dairesinden vergi borcunun bulunmadığına dair ilişik kesme belgesi.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıfta

2021-2022 MEB Ders Kitapları pdf – 2020-2021 3. Sınıf MEB PDF Ders Kitapları.

DOCX Sınıf Öğretmeniyiz Biz.

5. sınıf uyum haftası etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster. Uyum Haftası Etkinlikleri. Uyum Haftası Etkinlikleri. 1. Ben Kimim Etkinliği Bu etkinlikte çocukların birbirini tanımaları ve kendilerini ifade etmeleri amaçlanmaktadır.. Yıl Dönümü Coşku İle Kutlandı. Okul Müdürümüz Murat ÖNDER'in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Mesajı. İngilizce Öğretmenimiz Merve DEDİLER'in eTwinning Projeleri "eTwinning Örnek Projeler Dergisi" Yayınlandı. Bugün Okul İdaremiz Taşımalı Eğitim Şoförleriyle II.Ara Tatil Sonrasında Toplantı Yaptı. Ara.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf

1. Sınıf – Oryantasyon Haftası Etkinlikleri.

Mustafa Kabul.

(1) Bu Yönetmelik, 5/1/1961 tarihli ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, 17/3/1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun, 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu, 30/5/1997 tarihli ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 8/2/2007 tarihli. 1- Motorlarda Aşırı Doldurmanın Kısa Tarihi 2- Aşırı Doldurmanın Temel Prensipleri — Dolgu ve Silindir arasındaki bağıntılar — Gücün arttırılması — Dolguyu soğutmanın etkisi — Aşırı Doldurma Metotları 3- Aşırı Doldurma Termodinamiği — Kompresör ve Türbin performans hesapları — Aşırı Doldurmalı.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf risk

A no longer supports Internet Explorer.

.

Uyum haftası ile ilgili güncel olarak merak edilen birçok konu vardır. Uyum haftası ile ilgili en çok merak edilen; uyum haftası ne zaman başlıyor 2022, uyum haftası sınıf defterine işlenir mi, uyum haftasında velilere öneriler gibi konulara ilişkin bilgilere yazımızda yer verdik.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf yönetimi

» İngilizcede En Çok Kullanılan 3000 Kelime, Anlamları ve Örnek Cümleler.

Anarşist SSS | Anarşist Kütüphane – Anarchist Libraries.

Karma Bilgi – Fen Bilimleri. Fen 7. Sınıf 2. Dönem 1. Yazılı 2021 2022. Posted on 17 Nisan 2022 by onur — Henüz Yorum Yapılmadı ↓. 2021 2022 Eğitim Öğretim Yılı Fen Bilimleri 6. Sınıf 1. dönem 2. yazılı sorularıdır.Yazılı soruları Karışımlar konusundan başlayarak Işığın Kırılması konusuna kadar olan. Mayıs ayına ait belirli gün ve haftalar. 1-4 Mayıs Kardeşlik Haftası. Mayıs 1. haftası Bilişim Haftası. Mayıs 1. haftası Trafik ve İlk Yardım Haftası. 1-7 Mayıs Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası. 4-10 Mayıs İş Güvenliği Haftası. 6 Mayıs Hıdrellez.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf rehberlik

Enter the email address you signed up with and we'll email you a reset link.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf

Hosgeldin_ogretmenim_2010 – YUMPU.

.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf oturma

BİLSEM’e HazırlıkDikkat Güçlendirme – Dikkati Güçlendirme Etkinlikleri.

2017 – 2018 5. Sınıflar Akademik Bülten 1. Yarıyıl – Join Issuu.

5 sınıf: 23,84 MB: 06/01/2021 6 sınıf: 14,91 MB: 06/01/2021 11 sınıf: 12 MB: 05/01/2021 9 sınıf: 4,58 MB… Okul Öncesi Eğitim ve İlkokul Birinci Sınıf Öğrencileri İçin Uyum Eğitimine ve Yüz Yüze Eğitime İlişkin Açıklamalar: 501,21 KB: 14/09/2020… Karayolu Trafik Haftası Etkinlikleri Kutlama Programı. 1.Sınıf Uyum Haftası Planı 2018 – 2019; 1.Sınıf Resimli Ders Programı 2017 – 2018; 1.Sınıf Okula Verilecek Tüm Evraklar 2018 – 2019; 1.Sınıf İhtiyaç Listesi; 1.Sınıf 11.Hafta Sınıf Defteri Doldurma; 1.Sınıf 2015 – 2016 Haftalık Ders Programı; 1.Sınıf İhtiyaç Listesi 2017 2018; 1.Sınıf 19.Hafta Ders İşleme. Bu kategoride 1.Sınıf Otomatik Sınıf Defteri Doldurma Programı dosyasına benzer başka dokümanlar da bulabilirsiniz. Benzer dosyaları görmek için yukarıdaki Yararlı Programlar linkine tıklayabilirsiniz. Emeğe ve emekçiye saygı çerçevesinde dosyayı ekleyene teşekkür edebilir, dosyaya oy verebilir, dosyaya yorum yapabilir ve dosyayı sosyal medya butonları ile facebook.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf listesi

Bugün bazı basın ve yayın kuruluşlarında yer alan ve Bakanlığımızca yürütülen bir soruşturma konusu ile ilgili aşağıdaki […].

DOCX Meb Si̇vas – Altinyayla İlçe Mi̇llî Eği̇ti̇m Müdürlüğü.

2021-2022 eĞİtİm ÖĞretİm yili ortak sinav takvİmİ 2.dÖnem 2021-2022 eĞİtİm ÖĞretİm yili velİ gÖrÜŞme saatlerİ:: 2021-2022 eĞİtİm ÖĞretİm yili krİze mÜdahale word pdf:: 2021-2022 eĞİtİm ÖĞretİm yili web yayin kurulu toplanti pdf word:: 2021-2022 eĞİtİm ÖĞretİm yili telefon lİste okul kurallari kiyafet.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf öğretmenliği

Akıl ve Zeka Oyunları – 5-6-7-8 Sınıflar Zeka Oyunları Kitabı.

5.Sınıf Okula Uyum Haftası – YouTube.

Sınıf Fen Bilimleri Dersi Tudem Yayıncılık Kazanım Defteri", "5. Sınıf Fen Bilimleri Dersi Karekök Yayınları Soru Bankası" kullanılır…. Bu beceriler, boşluk doldurma. 2.Sınıf Günlük Planlar Yıllık Planlar 2.Sınıf Türkçe Yıllık Planı 2.Sınıf Hayat Bilgisi Planlar 2.Sınıf Matematik Planı… Sınıf Defteri Doldurma Programı (Yıllık Planlarla Uyumlu) GÜNLÜK PLANLAR (2021-2022) (Haftalık olarak yüklenecektir.) 1.Hafta: 11.Hafta: 21.Hafta: 31.Hafta: 2.Hafta: 12.Hafta.

Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf – Uyum haftası sınıf defteri doldurma 5 sınıf

Robotik Kodlama Dersleri – Belirli Gün ve Haftalar – Muammer AKKUŞ.

STAJ DEFTERİ DOLDURMA VE ÖRNEKLERİ – Benim Blogum.

Etkinlikler TurgayYagmuroglu.Com. Ana Sayfa » Etkinlikler » Etkinlikler. 1. Sınıf Velisine Yönelik – Okula İlk Adım – Rehberlik Yazısı. 1. SINIF DÖKÜMANLARI. 1. Sınıf Uyum Haftası Programı ( İlk Hafta ) 1. 339-_Aymak: Sözcüğün "Kendine gelmek" anlamına bağlı olarak bilinçlenmek, uyanmak, ayılmak, aydınlanmak içeriği bulunur. Ayrıca söylemek, konuşmak, demek ve gezmek, seyahat etmek, yaratılmak, oluşmak anlamları da görülmektedir. Kelimenin kabile, köy ve sınıf (kategori) manaları da bulunmaktadır.

1.Sınıflar için hazırladığımız özgün etkinliklerimize hoş geldiniz. Aşağıdaki küçük resimlere tıklayarak etkinlik sayfalarına ulaşabilirsiniz.

Karma Bilgi – Fen Bilimleri.

Ancak özel eğitim gerektirençocukların sosyal uyum ve gelişim özelliğinegöre günlük devam sürelerinde esneklik sağlanır.Özürsüz olarak… çizelge ve dosyalar bulundurulur.E- okul sisteminde bulunan sınıf geçme defteri… okulun yönetimişlerinde görev almalarını sağlamak amacıyla 5,6, 7 ve 8 inci sınıf. Saha doktorlarımızla birlikte, nefes nefese izledik 3 saat süren bu uzun maçı. Onlar nişanlı, genç bir doktor çift. Yakında evlenecekler, mutlulukları daim OLsun:) Sonu belirsiz, gerçekten belirsiz bir maçtı.İki oyuncu sürekli berabere mücadele etti, Ukrayna'lı Illya Marchenko'nun sarı inadına, Rus tenisçi Dmitri Tursunov'un da akıllara ziyan fizik gücüne daha evvel. Veysi Sarısözen Arşiv Fonu, TKP MK Politbüro üyesi Veysi Sarısözen'in 1972 – 1993 arasında Partizan grubunun TKP'yle ilişki kurmasıyla başlayan ve TİP-TKP birleşmesiyle kurulan TBKP dönemine kadar uzanan 5.400 belgeden oluşmaktadır. 0.88 raf metre, 8 kutu, 691 zarf halinde belge esaslı olarak tasnif edilmiş bu arşiv.

بسم الله الرحمن الرحيمالحمد لله ، صلاة وسلام على رسول الله.

Uyum Haftası Sınıf Defteri – Egitimhane.Com.

1. Sınıf Uyum Haftası Sınıfları Seyreltme Örneği 1. Sınıf Yazı Defteri Sayfası 1. Sınıf İlk Okuma Yazma Hece Kitabı 1. Sınıf Tüm Sesler Tombala Oyunu 1. Sınıf İlk Okuma Yazma Hece Bulmaca Oyunu 1. Sınıf İlk Okuma Yazma Ses Hece Kelime Tüm Sesler Çalışma Sayfaları 1. Sınıf Türkçe Selamlaşma, Tanışma Ve Alfabe Çalışma Kağıdı 1. 2021 – 2022 Yılı 1.Sınıf Günlük Planlar Materyal Sayısı 112. Dosya Ekleyen Tarih Görüntülenme İşlem; 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı 1.Sınıf-36.Hafta Günlük Planları zbulut: 26.05.2022 748 İndir 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı 1.Sınıf-35.Hafta Günlük Planları.

BismillâhirrahmânirrahîmEl-hamdu lillâhi rabbi’l-âlemînVe’s-salâtu ve’s-selâmu alâ rasûlillâhTÜRKÇE KİTABI 1. SINIFAHMED KALKAN≈ 2 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfİÇİNDEKİLERİçindekiler…………………………………………………………………..ÖNSÖZ……………………………………………………………………..Türkçe Dersi Hakkında Birkaç Söz…………………………….Türkçe Dersinin Konuları…………………………………………….Türkçe Dersinin Amacı……………………………………………….SEVMEK……………………………………………………………………Okuduğunuzu Anladınız mı?………………………………………Yazma Konusu…………………………………………………………..Şunları Öğreniniz……………………………………………………….Dil, ses, hece, kelime neye denir?………………………………DINLEMESINI BILIYOR MUSUNUZ?………………………..Bilmeceli Bir Masal…………………………………………………….Okuduğunuzu Anladınız mı?……………………………………….Şunları Yapın……………………………………………………………..Düşünün, Cevaplayın…………………………………………………İyi Bir Dinleyicinin Özellikleri……………………………………….HAK YOL İSLÂM YAZACAĞIZ………………………………….Metin Üzerinde Çalışmalar………………………………………….ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM!………………………………………..Metin üzerinde çalışmalar…………………………………………..Yabancı Kelimeler……………………………………………………..Deyimler……………………………………………………………………..Yanlış veya Eksik Bildiğimiz Kelime ve Kavramla………..Tür, plan ve anlatım…………………………………………………….Şunları Yapınız………………………………………………………….Şunları Belleyin………………………………………………………….Eş Anlamlı Kelimeler…………………………………………………Eş Sesli Kelimeler………………………………………………………Şunları Yapın……………………………………………………………..ALLAH’I GÖSTER DE İNANAYIM!……………………………Kelimeler Üzerinde Çalışalım………………………………………Metin Üzerinde Çalışalım……………………………………………Papazla Çocuk…………………………………………………………..2777810121313141515161718182324262727282931323333333535373840≈ 3 ≈İçindekiler42434344475850515455575960606162636364656566666870717273737576767677Tür ve Anlatım Üzerinde Çalışalım………………………………..Dil ve Uygulama Üzerinde Çalışalım………………………….Bazı Münazara Konuları………………………………………………Tamamlayıcı Bilgi MÜNAZARA………………………………….OKUMA…………………………………………………………………….Okumanın Hayatımızdaki Yeri……………………………………Okuma Çeşitleri…………………………………………………………Sessiz Okuma………………………………………………………….Nasıl Okumalıyız………………………………………………………..Neleri Okumalıyız?…………………………………………………….Okuma Hızı……………………………………………………………….Şiir Okumak……………………………………………………………….NOKTALAMA İŞARETLERI……………………………………..Nokta…………………………………………………………………………Virgül…………………………………………………………………………Noktalı Virgül……………………………………………………………..İki Nokta…………………………………………………………………….Üç Nokta……………………………………………………………………Sıra Noktalar……………………………………………………………..Soru İşareti………………………………………………………………..Ünlem İşareti……………………………………………………………..Çizgi…………………………………………………………………………..Birleşme Çizgisi (-)…………………………………………………….Tırnak İşareti………………………………………………………………Parantez ( )………………………………………………………………Kesme İşareti (’)………………………………………………………..Noktalama İşaretleri Dışındaki İşaretler……………………..İMLÂ…………………………………………………………………………Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler……………………………..Mastarların Söyleniş ve Yazılışı………………………………….Fiil Kök ve Gövdelerinin Yazılışı…………………………………-(i)yor Ekinin Yazılışı…………………………………………………..İle Bağlacının Yazılışı…………………………………………………-Ken Ekinin Yazılışı…………………………………………………….≈ 4 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfKi Bağlacının Yazılışı………………………………………………….Ki Ekinin Yazılışı…………………………………………………………Mı, Mi, Mu, Mü Soru Ekinin Yazılışı…………………………….De, Da Bağlaç ve Ekinin Yazılışları…………………………….İmek Fiilinin Yazılışı……………………………………………………İse Fiilinin Yazılışı……………………………………………………….İdi Fiilinin Yazılışı………………………………………………………..Kısaltmaların Yazılışı………………………………………………….Sayıların Yazılışı…………………………………………………………Tarihlerin Yazılışı………………………………………………………..TÜRKÇENIN SESLERI……………………………………………..Ünlüler ve Ünlülerle İlgili Kurallar………………………………..Ünsüzler ve Ünsüzlerle İlgili Kurallar………………………….Büyük Ünlü Uyumu (Büyük Ses Uyumu)…………………….Küçük Ünlü Uyumu…………………………………………………….Ünlü Düşmesi…………………………………………………………….BINLERCE GÜVERCIN……………………………………………Metin Üzerinde Çalışmalar…………………………………………HIKÂYE TÜRÜ HAKKINDA BILGI…………………………….Tür Hakkında Ek Bilgiler……………………………………………..Hikâyede Planı…………………………………………………………..Hikâyede Şahıs ve Zaman…………………………………………Edebiyat Dünyasında Meşhur Hikâye Yazarları………….Modern Türk Edebiyatında Meşhur Hikâyeciler…………..Batı Edebiyatında Meşhur Hikâyeciler………………………..Tür ve Anlatım Üzerine Çalışmalar……………………………..SÖZLÜ ANLATIM…………………………………………………….Sözlü Anlatımın Özellikleri………………………………………….Konu Seçimi………………………………………………………………Plan…………………………………………………………………………..Vurgu…………………………………………………………………………Ton, Tonlama……………………………………………………………..Ulama………………………………………………………………………..Güzel Konuşma………………………………………………………….77777878787979798082828385878889899496969798999999100101101102103104106107107≈ 5 ≈İçindekilerYAZI VE YAZMA SANATI…………………………………………..Etkili Yazı Yazmanın Pratik Yolları………………………………Etkili Yazı Yazma Teknikleri……………………………………….Yazdıklarınızı Test Edin………………………………………………Anlatım Bozuklukları………………………………………………….Yazım Yanlışları…………………………………………………………Yazılarda Çokça Görülen Yanlışlar……………………………..Arapça Asılları Çoğul Olduğu Halde Tekil GibiKullandığımız Kelimeler……………………………………………..KOMPOZISYON………………………………………………………..Kompozisyon Nedir?…………………………………………………Konunuzu Seçin………………………………………………………..Düşüncelerinizin Taslağını Oluşturun…………………………Anafikri İçeren Cümlenizi Yazın………………………………….Gelişme Bölümünü Yazın…………………………………………..Giriş Paragrafını Yazın……………………………………………….Sonuç Paragrafını Yazın…………………………………………….Son Rötuşları Ekleyin…………………………………………………Kompozisyon Yazmanın İncelikleri……………………………..Kompozisyon Nasıl Yazılır?………………………………………..Kompozisyonda Konu………………………………………………..Kompozisyon Konuları……………………………………………….Kompozisyon Planı…………………………………………………….Kompozisyonda Dikkat Edilecek Kurallar……………………Kompozisyonda Plan…………………………………………………Kompozisyon Başlığı………………………………………………….Kompozisyonda Bilgi Birikimi……………………………………..Kompozisyon Yazma Kuralları……………………………………İçerik/Anlam Özellikleri………………………………………………Kompozisyon Yazmanın Metodu (Yöntemi)………………..Kompozisyon Yazma Denemesi…………………………………Düzenli Bir Kompozisyon Kâğıdının Özellikleri……………YAZILI KOMPOZISYON TÜRLERI……………………………Örnek Kompozisyon Yazıları………………………………………109113114117120125126128131131137138139139140140140141144149151164166174176177181184186188189190198≈ 6 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfYazılı Kompozisyon Türleri………………………………………..Hikâye……………………………………………………………………..Roman…………………………………………………………………….Tiyatro………………………………………………………………………Senaryo…………………………………………………………………….Masal………………………………………………………………………..Fabl………………………………………………………………………….Hâtıra……………………………………………………………………….Günlük………………………………………………………………………Gezi………………………………………………………………………….Haber…………………………………………………………………………Röportaj………………………………………………………………….Sözlü Kompozisyon Türleri……………………………………….Adres Sorma…………………………………………………………….Fıkra Anlatma, Kutlama……………………………………………..Özür Dileme………………………………………………………………Sohbet Etme…………………………………………………………….Soruya Karşılık Verme………………………………………………Tanışma, Telefonla Konuşma……………………………………Teşekkür Etme…………………………………………………………200200201201202203203204205205206207208209209210211211213214≈ 7 ≈ÖnsözÖNSÖZTÜRKÇE DERSİ HAKKINDA BİRKAÇ SÖZTürkçe dersi denilince, Türk dilini düzgün ve kurallarına uygunolarak kullanmayı öğreten ders akla gelir. Duygu, düşünce,fikir ve hayalleri, özellikle de inançları düzgün bir şekildesözlü veya yazılı olarak ifade etmeyi öğreten dersin adı “Türkçe”dir.Konuşma ve yazma kabiliyetini bize Allah vermiştir. Lisanlarınçeşit çeşit olması da yine, Allah’ın kudretini gösteren özelliklerdendir.Her peygamber kendi kavminin, içinden çıktığıtoplumun konuştuğu dille tebliğ ve davetini yapmıştır. Dininamaç, dilin araç olmasından dolayı her müslümanın kendi anadilini çok iyi bilmesi ve onu çok güzel bir şekilde kullanması,dinini tanıyabilmesi ve kendi toplumuna tanıtabilmesi açısındanda çok önemlidir. İnsanlar, dilleriyle (kullandıkları kelimelerle)düşünürler, onunla yaşarlar, onunla inançlarım öğrenirve ifade ederler, birbirleriyle dil sayesinde anlaşırlar. Beraberyaşadığımız insanlarla iyi iletişim kurmak ve sosyal hayattabaşarılı olmak için de Türkçe’yi iyi bilmek ve düzgün kullanmakşarttır.TÜRKÇE DERSİNİN KONULARITürkçe dersi, dinleme, okuma, konuşma ve yazma gibi dörtana etkinliğe dayanır. Türkçe dersinin kapsamını bunlar oluşturur.≈ 8 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfTÜRKÇE DERSİNİN AMACIa-) Öğrencileri dinlediklerini, okuduklarını tam ve doğru olarakanlamaya alıştırmak,b-) Onlara, gördüklerini, duyduklarını, bildiklerini, incelediklerini,öğrendiklerini, düşünce ve inançlarını sözle ve yazıyladoğru, düzgün ve etkili olarak anlatma gücünü kazandırmak,c-) Öğrencilerde okuma ve dinleme alışkanlık ve zevkiniuyandırmak; onları yaş ve seviyelerine göre yazılmış kitaplan,yazılan arayıp bulmaya, okumaya yöneltmek,d-) Öğrencilere gözlem yapmanın yollanın öğretmek ve buyolla edindiği izlenim ve bilgileri güzelce anlatabilecekleri kabiliyetikazandırmak,e-) Dilimizdeki kelimelerin anlamlanın, doğru yazılış ve okunuşlarınıöğretmek, öğrencilerin kelime dağarcıklarını zenginleştirmek,f-) Dilimizin bağlı olduğu ana kuralları (dilbilgisi kurallarını)benimsetmek, dil sevgisini aşılamak,g-) Bütün kitapların o Kitabı daha iyi anlamak için yazılıpokunması gerektiği anlayışıyla, Kitabımızla kopmaz bağlaroluşturmak.Türkçe dersi, bir alışkanlık dersidir. Ezberlemekten, hattabellemekten daha çok, uygulamaya, yaşatmaya dayanır.Doğru anlama, düzgün konuşma, güzel okuma ve yazma bu≈ 9 ≈Önsözkonularda verilecek bilgileri alışkanlık haline getirmekle gerçekleşebilir.Alışkanlıklar da geniş ölçüde uygulamayı, tekrarlamayıgerektirir.Türkçe dersi bütün derslerin temelidir. Hemen hemen herders bir yerde Türkçe dersinin kapsamına girer. Çünkü okuma,dinleme, konuşma ve yazma bütün derslerde ortak etkinliklerdir.Bu alanlardaki başarı, öbür derslerdeki başarıyısağlamada etken olur.Metinlerin yazılması ve seçilmesinde Kalemder Suffe İslâmOkulu öğrencilerinin yaş ve bilgi seviyeleri göz önünde bulundurulmuştur.Çeşitli yazı türlerine yer verilen bu metinlerin veişlenişinin tevhidi eğitime uygun olmasına özen gösterilmiştir.Bu metinlerle ve bu Türkçe dersiyle her şeyden önce, müslümanlaramüslümanca bir eğitim amaçlanmıştır. Suffe İslâmOkulumuzdaki diğer derslerle bütünlük arz edecek şekilde vedinimizle uyum içinde olması, laik bir anlayışın reddi, dilin diniçin olması birinci hedef seçilmiştir.28. 11. 2018Ahmed Kalkan≈ 10 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfS E V M E KÖnce Allah’a inanalım çocuklar. O’nu sevelim. Çünkü O siziçok seviyor. Siz nereye gidiyorsanız O da sizinle beraber. Otobüsebinin, sizinle; uçağa binin, sizinle. Size oyunlar oynatanO. Okutan, öğreten, akıl veren O. Kuşların o minicik gözleriniO yarattı. Kuşlar pırr deyip uçarken O’nu haber verirler. Horoz,kırmızı horoz, daha gün doğmadan O’nu hatırlar da uzun uzunöter.Zeytini O gönderir deniz kıyılarından. Çöllerden hurmayı Ogönderir.Anne… Çocuğum, annesi olması insanın, en bulunmaz altın,değil mi? İnsana anne veren O… Annelerin kalbine bu kadarsevgi, iyilik, sabır koyan O…Önce Allah’a inanalım çocuklar… O’nu görür gibi olalım. Ohiç bir şeye benzemez. O insan gibi değil. O hiç ölmez. O’nunönü sonu yok. O’nu bizim gözümüzün gücü yetmez görmeye.Ama O’nu görür gibi yaşayalım.İlkin ve sonra Allah’ı sevelim çocuklar. O’nu sevdik mi sonsuzbir sevinç sarar gönlümüzü. Dünya, tılsımlı bir bin birgece masalı olur. Her kapı neşeyle açılır… Oyun oynarken deO’nu unutmayız, bahçelerde gezerken de. Namaz saatlerindeunutmadığımız gibi, eğlenirken de, dinlenirken de O’nunlayız,O’nunla olmalıyız. Güneş doğarken de O’nunla oluruz, düştede.Sonra birbirimizi sevelim… Annemizi sevelim. Annelerimizin≈ 11 ≈Sevmekbizi ne kadar sevdiğini hayalimiz alabilir mi? En uzak bir tehlikebize yönelse kokusunu alıp telaşlanan anneler… Düşersekdili tutulan, bizim için bizden daha çok korkan, ta gönlümüzdeyatan niyeti sezmeye çalışan anneler… İnsanlık bahçesinin enolgun elmaları anneler… Anneler, Allah’ın bize en nazik emanetleridirçocuklar.Sonra babamızı sevelim… Onların sert duruşuna bakmamak…Onlar anlatmazlar, saklarlar sevgilerini. Sevgileri külünaltındadır. Birazcık hasta olsan, dayanamaz hemen belli ederler.Doktorlara koşarlar, çarşılara koşarlar. Elmalar, portakallargetirirler, balonlar alırlar, oyuncaklar alırlar, seni oyalarlar.Annen geceleri seni uykusuz bekler. Baban içerdeki odadanhep anneni sorguya çeker. Kardeşlerin, en yumuşak yastıklarınısana verirler…Kardeşlerimizi, annemizi, babamızı, onların annelerini, babalarını,kardeşlerini, yani bize o eski zamanın hikâyelerini anlatanbüyükannemizi, bizimle oyun oynayan büyükbabamızı,bizi gezmeğe götüren dayılarımızı, bizi öpen halamızı, kucaklayanteyzemizi, hediyeler alan amcalarımızı sevelim…Arkadaşlarımızı sevelim çocuklar. Sevmeden dostluk olmaz,oyun olmaz, huzur olmaz. Elbette hocalarımızı sevelim.Bizi çok seven, mum gibi kendini eritmek pahasına bize ışıkveren, bizi nurlandıran hocalarımızı sevelim.İnsanları sevelim, insan olanları, Müslümanları. Onların daiçinde bir fenalık yok, bizim gibi. Onlar da hep bizim iyiliğimiziisterler. Sokakta gezen arkadaşlarımızı, çevredeki bizden insanlarısevelim, sevmeye çalışalım. Onların kimi hocadır; bize≈ 12 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıföğretir. Kimi bahçecidir neler yetiştirir neler…İnsandan güzel ne gördün sen çocuğum? Kedi de güzeldir;karınca da hoştur, ama insan gibisi var mı?OKUDUĞUNUZU ANLADINIZ MI?1-) Sevmekle inanmak arasında bir ilişki var mı? Varsa nasıl?Bu soruyu, özellikle Allah sevgisiyle ilgili olarak ve örneklerbularak cevaplayınız.(Bu kitabınızda geçen sorulan ve şunları cevaplayınız, şunlarıyapınız gibi ödevleri, öğretmeniniz tarafından farklı bir şeyistenmediği sürece, Türkçe defterinize sınıfta o ders işlenmedenönce yazmanız gerekir. Sonra sınıfta o ders işlenirken, ilgilisoruya defterinizde verdiğiniz cevap veya yaptığınız ödevle,hocanızın cevabını karşılaştırınız ve varsa yanlışlarınızıdüzeltiniz, eksiklerinizi tamamlayınız.)2-) Allah’ın insanla beraber olması nasıl olur? Allah’ın insanabenzemediğini değerlendirip bu beraberliğin nasıl olduğunudüşününüz ve araştırarak cevaplayınız.3- Kuşların bize Allah’ı haber vermesi nasıl olur?4-) Horozun gün doğmadan uzun uzun ötmesinin sebebine? Bu, sizce de doğru olabilir mi? Nasıl? Horozlarla birliktebaşka hangi canlılar o saatlerde uyanıktır? Bizim bunlardanalacağımız ibretler nelerdir?5-) “Allah’ı görür gibi olmak, görür gibi yaşamak” ifadesindenne anlıyorsunuz?≈ 13 ≈Sevmek6-) “Eğlenirken ve dinlenirken de Allah’la beraber olmak” bilincive arzusu bize ne gibi görevler yükler? Bu sorunun cevabınıarkadaşlarınızla tartıştıktan sonra, kendi düşünceleriniziyazınız.YAZMA KONUSUSevmek nasıl olur, sevdiğimiz nasıl belli olur? Sevmek birbedel ister mi? Bu konudaki düşüncelerinizi kompozisyon şeklindeyazınız.ŞUNLARI ÖĞRENINIZDil, ses, hece, kelime neye denir?Dil: İnsanların duyduklarını, gördüklerini ve düşündüklerinianlatmaya yarayan sesli işaretler düzenidir.Dilbilgisi: Dilin öz kurallarını göstererek doğru konuşmanın,düzgün yazmanın yollanın öğreten bilim dalıdır. Sesleri, kelimeleri,cümleleri inceler.Ses: Dilin parçalanamayan en küçük parçasıdır. Sesler bazentek başına, çok defa da yan yana gelerek, canlı cansız varlıkları,kavramları ve durundan karşılayan dil öğelerini meydana getirirler.Harf: Alfabeyi oluşturan, tek başına ya da başkalarıyla birleşerekdildeki bir sesi yazıda göstermek için kullanılan işaretlerdenher birine denir.“Ses”le “harf’i karıştırmamaya özen gösterilmelidir. Ses, akciğerdenbaşlayıp ağız ve burunda sona eren solunum yolları≈ 14 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfile, bu yollar üzerinde sıralanmış organlardan çıkar. Harf ise birsesin işaretidir; yazı dediğimiz işaretlerin en küçük bir parçası.Hece: Bir çırpıda söylenen kelime veya kelime parçalandır.Kelime: Kendi başına bir anlamı olan ses ya da ses topluluğudur.Kelimeler cümle kuruluşuna yarar. Canlı, cansız varlıkları,kavramları, hareketleri ve onların hallerini karşılar. Sözcük aynıanlamdadır.DİNLEMESİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?Hemen hemen her gün yaptığımız işlerden biri de dinlemektir.Bir düşününüz. Hiç olmazsa günde üç dört saatimizi buna ayırırız.Evde annemizi, babamızı; okulda öğretmen ve arkadaşlarımızıdinleriz. Radyoyu, televizyonu açar, haberleri, bizi ilgilendirenkonuşmaları dinleriz. Kısaca, dinleme, günlük hayatımızdaönemli bir yer tutar.Dinleme de okuma gibidir. Nasıl okuyarak başkalarının düşüncelerini,duygularını öğreniyorsak, aynı şeyi dinleyerek deyaparız. Konuşulanlar üzerinde düşünür, anlatılanları kavramayaçalışırız. Bu bakımdan dinleme, öğrenme yollarının başındagelir.İyi bir dinleyici olmak için birtakım alışkanlıklar gerekir. Bualışkanlıkları edinmedikçe dinlediklerimizden iyice yararlananlayız.Bazıları vardır; gözlerini konuşana diker, sessizce otururlar.“İşte iyi bir dinleyici” dersiniz. Ama gözleri konuşanda, akıllanve dikkatleri başka yerdeyse, bunlar iyi bir dinleyici değillerdir.İyi bir dinleyici gözleriyle değil, sorularla dinler; yani, konuşulan≈ 15 ≈Dinelemesinie Biliyor Muyuz?konu üzerinde kafasında uyanan sorulara cevaplar arar. Dinlediklerinibu sorularla değerlendirir.Bazı dinleyiciler de konuşmayla değil de, konuşmayı yapanlailgilenirler. Konuşanın elbisesine, saçlarını tarayıp taramadığına,el ve yüz hareketlerine bakarlar. Bunlar da iyi dinleyici değildir.Konuşanın giyinişi, kılık kıyafeti iyi bir dinleyiciyi ilgilendirmez.Onu ilgilendiren, konuşanın anlattıkları, bu konu üzerinde düşündükleridir.İyi bir dinleyici sabırlıdır. Konuşanı sonuna kadar izler. Konuşanlaaynı fikirde olmayabilir. Ama hiçbir zaman onun sözünükesmez. Eğer soracakları varsa, bunları konuşma bittikten sonrasorar.Dinlediklerini değerlendirme, iyi bir dinleyicinin yapması gerekenen önemli iştir. Örneğin, konuşanın amacı nedir? Öğüt müveriyor, yoksa belli bir konuda birtakım gerçekleri mi açıklıyor?Bunu yaparken heyecanlı mıdır? Fikirleri, düşünceleri değiştiripolduğundan fazla büyütüyor mu? Söyledikleri yeni şeyler midir?Bu ve buna benzer sorularla dinlediğini değerlendirme, iyi birdinleyicinin yapacağı işlerdendir.BILMECELI BIR MASALDüşünerek dinlemeliyiz. Daha doğrusu dinlerken düşünmeli,düşünerek de dinlemeliyiz. Bakalım içinizden kimler bukuralı uygulamakta zorluk çekiyor? Bunu anlamak için sizeminik bir masal anlatacağım. Masalda bir soru var. Kim iyi birdinleyiciyse masaldan hemen sonra bu soruyu kolayca cevaplar.≈ 16 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfÇok, çok eski zamanlarda bir ülkenin varlıklı ve güçlü birkralı varmış. Bu kralın çok sevdiği kızı hastalanmış. Hekimlerinhiçbiri onun hastalığına bir çare bulamıyormuş. Zavallı kızher geçen gün ölüme yaklaşıyormuş. Bunu düşündükçe kralçıldıracak gibi oluyormuş. Bir gece bir rüya görmüş. Rüyasındaak sakallı bir adam:- Derdinizi biliyorum. Dediğimi yaparsanız kızınız iyileşir. Ülkenindoğusundaki en yüce dağın tepesinde bir mağara vardır.O mağarada dağ gülü denen bir kuş yaşar. Onu yakalatın,pişirin, bu kuşu ne bir eksik, ne bir fazla kızınıza yedirin. Ertesigün, onun iyileştiğini göreceksiniz, demiş.Bu sesle uyanmış kral. Hemen avcılar salmış o dağa. Dağgülünü yakalamış, getirmişler. Pişirmek için kesmişler, karnınıyarmışlar. Karnından iki yavru çıkmış. Şaşırıp kalmışlar. Yavrularıda yedirsinler mi, yedirmesinler mi? Çünkü yaşlı adam,“ne bir fazla, ne bir eksik” demiş.OKUDUĞUNUZU ANLADINIZ MI?1- Bu masaldaki soruyu cevaplayın. (Bakalım, masal okunupanlatılırken, düşünerek, eski bildiklerinizle karşılaştırarakmı dinlediniz?)2- Aşağıdaki cümleleri dikkatle okuyunuz. Doğru olanlarınbaş tarafına D, yanlış olanların başına da Y harfi koyunuz. (İlkcümle, örnek olarak işaretlenmiştir.)a- _D_ Dinleme, günlük hayatımızda önemli bir yer tutar,b- ___ Dinleme ile okuma arasında hiçbir benzerlik yoktur.c- ___Konuşulanları ve anlatılanları iyice kavramak içindikkatle dinlemeliyiz.d- ___ İyi bir dinleyici, konuşanın kılık kıyafeti ile ilgilenir.≈ 17 ≈Dinelemesinie Biliyor Muyuz?e- ___ Konuşanla aynı fikirde olmadığımız zaman, konuşanınsözünü kesip kendi fikirlerimizi söylemeliyiz.f- ___ Dinlediklerimizi tam olarak anlayabilmek için konuşanınamacını, bize neyi söylemek istediğini anlamaya çalışmalıyız.g- ___ İyi bir dinleyici, dinleyerek öğrendiği fikirlerin doğruluğunusorular sorarak araştırır.h- ___ Dinleme de okuma gibi iyi bir öğrenme yoludur.ŞUNLARI YAPINAşağıda dinleme ile ilgili bazı öğütler verilmiştir. Bunlardanyapılması gerekli olanların başına X işareti koyun. (İlki örnekolarak yapılmıştır.)a- _X_ Konuşana bakın ve dikkatle dinleyin.b- Sessizce oturun, anlatılanlar üzerinde düşünün.c- __ Anlatılanların hangi konuyla ilgili olduğunu kafanızdabulun.d- Konuşanın saçlarını iyi tarayıp taramadığına bakın.e- __ Konuşanın fikirleri üzerinde soracağınız bir soruvarsa, bunu konuşmabittikten sonra sorun.f- __ Konuşanın fikrine katılmıyorsanız, sözünü kesiniz.g- Konuşanın anlattığı hikâye veya olaylara benzer başkaşeyler düşünün.h- __ Konuşanın, anlattıklarını belli bir sıra ile anlatıp anlatmadığınabakınız.≈ 18 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfDÜŞÜNÜN, CEVAPLAYINDuymak, dinlemek midir? Bazen işittiğimizi hatırlamayız,neden? Duymak, ses dalgalarının kulağa çarpması; dinlemekise, işitileni kavramak ve zihinde saklamak demektir. Bu açıklamaışığında duymakla dinlemenin özelliklerini açıklayınız.(“Bakmak” ile “görmek” konusunun da buna benzediğini değerlendirmeyeçalışınız.)İYİ BİR DİNLEYİCİNİN ÖZELLİKLERİ“Dinleyip de, sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele.” (39/Zümer, 18)1-) Dikkatinizi konuşana, daha doğrusu konuşulana verin.Konuşana, söyledikleriyle ilgilendiğinizi gösterin. Bir dinleyicininkonuşulanları iyice anlayamamasının sebebi, genellikle,kafasının, söylenenlerden ziyade kendisinin daha ilgi çekicibulduğu şeyler üzerinde durmasıdır. Kafanın dışı sınıfta olduğuhalde, içi evde, oyun saltasında olursa sözler ya kulağa hiçgirmeyecek ya da bir kulaktan girerse diğerinden çıkacaktır.2-) Söylenenleri incelikle seçin ve ayırın. Konuşulan konununtüm ayrıntılarım değil, önemli noktalarının hatırlanmasıgerektiğine dikkat edin.3-) Hoşgörülü olun, çünkü sevdiğimiz kimselerin sözlerini,hoşlanmadığımız insanların sözlerinden daha dikkatle dinleriz.Ama unutmayalım ki, hoşlanmadığımız insanlardan bileçok defa bir şeyler öğrenebiliriz. Konuşmacıya karşı duyulanantipati, dinlemenin düşmanlarından biridir. Konuşanın elbi≈19 ≈Dinelemesinie Biliyor Muyuz?sesi, yüzü, jestleri, hatta konuyu ele alış biçimi ve görüşlerihoşunuza gitmese bile histerinizi yenmeye çalışın. Kendinizikonuya vererek, konuşmacının davranış ve görünüşüne aldırmayın.4-) Konuşmanın önemli yerlerini not alın. Unutacağınızıunutmayın. Eğer durum müsait ise, söylenenlerin aklınızdakalmasını istediğiniz kısımlarını bir kâğıda geçirin.5-) Dinlerken düşünün, iyi bir konuşmacı dakikada 110 – 120kelime ile konuşur. Araştırmalara göre kafalarımız dakikada400 – 500 kelime ile çalışır. Bu, konuşmayı dinleme esnasındaoldukça boş vaktiniz olacağını gösteriyor. Bu vaktinizi kötüyedeğil, iyiye kullanın. Konuyla ilgili kendi tecrübelerinizi hatırlayın.Konuşmacının söylediklerini benimseyip benimsemeyeceğinizikendi kafanızda tartışın. Ama bunu yaparken konuşmayıdinlemeyi ihmal edip kaçırmayın. Tümüyle hayallere vegeniş düşüncelere kapatıp sadece kalıbınızla orada olmayın.Kendi düşünme hızı avantajınızı değerlendirin. Düşünen kişi,konuşmacıdan çok hızlı gideceğinden, bu hız farkı, zihnimizindağılıp başka konulara sıçramasına sebep olabilir. Bu dağılmayıönlemek için düşüncemizi söylenenleri tekrarlamak,özetlemek, kendi kelimelerimizle yeniden ifade etmek yolundakullanabiliriz6-) Delilleri inceleyin. Konuşmacı, mesela, İslâm’ın halk kesimindeşuursuz bir örf – âdet yığını olarak algılandığını ilerisürüyorsa, sunduğu delilleri dikkatle tahlil edin. Sağlam gerçeklersundu mu? Düşünceleri mantıklı mı? Ortaya sadece biriddia mı atıyor, yoksa sözlerini objektif gözlemlerle mi destekliyor?≈ 20 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfKonuşmacının fikrini kabul etmiyorsanız, zihninizi bu istikametteçalıştırıp da konuşmayı kaçırmayınız. Dinlerken anagaye söyleneni iyi anlamaktır; tenkit ancak iyi anladıktan sonraolabilir.7- Konuşmacının hitabet tekniğine dikkat ediniz. İster iyi birkonuşmacı olsun, ister kötü; her konuşma, size hitabet sanatıhakkında çok şey öğretebilir. Konuşmacı, konuşmasını ilgi çekiciveya can sıkıcı bir şekle sokarken neler yaptığına ve nelersöylediğine dikkat ediniz, gayet konuşmacının sözleri dinleyicilerikızdırmıyorsa, “neden” ve “nasıl”ını bulmaya çalışın, öteyandan, paylaşacağınız düşünceleri sunuyorsa, onları hangiyollara câzip bir şekle soktuğunu anlamaya çalışın. Bir günsize de faydalı olabileceğini düşünerek, konuşmacının duruşuna,ses değişimlerine, jest ve mimiklerine dikkat edin.8-) Konuşmacının sunduğu mesajı özetleyin. Konuşma bittiktensonra, kafanızda veya yazarak onun ana tezini veya konuşmanınbelli başlı noktalarım, ileride hatırlamanızı mümkünkılacak tarzda özetleyin. Bu, bir konuşmanın ikinci derecedekimalzemesi arasından önemli olanlarım seçip ayırmakla mümkünolacaktır.9-) Konuşmacının söylediklerini başkalarıyla konuşun, görüşün.Kendi intibalarınızı diğerlerinin izlenimleriyle karşılaştırın.Sizin kaçırmış olabileceğiniz bazı önemli noktalan onlaryakalamış olabilir. Bunun gibi, siz de, onların göremediklerinoktalarda onları aydınlatabilirsiniz. Böylece duygusal olma,yanlış ve eksik değerlendirmelerden kaçınabilir, tahlil ve tenkitgücünüzü de geliştirebilirsiniz.≈ 21 ≈Dinelemesinie Biliyor Muyuz?10-) Fizikî yönden de iyi bir dinleyici olduğunuzu gösterin.“Eğri oturalım, doğru konuşalım.” diye bir söz vardır, bilirsiniz.Bu sözün bir kısmı eğri olduğundan, onu da doğrultalım: Doğruoturalım, doğru konuşalım. Her konuda doğru, dosdoğruolalım. Konuşana ve konuşulana değer verdiğimizi kanıtlamakiçin, önce kalıbımızla dinlediğimiz belli olmalı ki, kalbimizle dedinlemenin önü açılsın. Üşümüş, yorgun, acıkmış veya hastabir kimse iyi bir dinleyici değildir. Bu hallerin dışında, iyi birdinleyici olabilmek için rahat bir durumda olmalısınız. Bunuderken, çok rahat bir durumu da kast etmiyoruz. Bir kimse,aşırı bir yemekten sonra veya kendisini çok sıcak hissettiğizaman, dinlemek değil, uyumak isteyebilir. Şu halde, iyi birdinleyici olmanın şartlarından biri de, sadece zihnen değil, fizikîyönden de hazır olmaktır.Okuldaki öğrenme, büyük ölçüde sınıflarda verilen derslerindinlenmesine bağlı. Dinleme kurallarına uyarak iyi bir dinleyicivasfı kazanmadan okulda başarılı olmak da mümkün değildir.Hocamız yazmanıza müsaade ediyorsa, ders sırasında devamlınot alın ve dersten çıkınca da yazdıklarınızı başkalarınınnotlarıyla karşılaştın. Hocanın söylediklerini harfi harfine kâğıdageçirmeye de çalışmayın. Kafanız, hocanın sözlerini değerlendirebilmekve bir tercih yapabilmek için açık ve uyanıktutulsun. Dersin temel noktalarım ve analılar misalleri kaydedin.Daha sonraları, notlarınızı incelerken ayni konu hakkındaokuduğunuz öteki yazılarla karşılaştım. Hocanın söyledikleriiyi tarzda böyle öğrenilir.Burada sınıfta, camide, bir salonda herhangi bir konuşmadinlerken sessiz, dikkatli ve terbiyeli, ama konuşmacıya cevapvermeye de hazır olun. Yerine bir kütük gibi çöreklenen, yü≈22 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfzünde hiç bir ifade okunmayan bir dinleyici her konuşmacı içinbir handikaptır. Konuşmacı eğer konuşma sırasında bir fıkraanlatırsa, zevklendiğinizi belli etmek için gülünüz. Bir soruyöneltir veya meydan okuyan bir ifade sunarsa, cevabınızı,yüzünüzün ifadeleri ve vücudunuzun hareketleri ile belli edin.Konuşma üzerindeki düşüncelerinizi ortam uygunsa konuşmacıyailetmeye çalışın.Çünkü her iyi konuşma, iki kutuplu bir etkileşim, bir alışveriş,bir gidiş-gelişli yoldur. Sadece konuşmacıdan dinleyicilereuzanan bir yol değil; dinleyicilerden de konuşmacıya giden biryol. Konuşma bittikten sonra, şayet vakit ve ortam müsait ise,konuşmacıya sorular yöneltin; kendi düşüncelerinizi açıklayın.İyi bir konuşmacı, dinleyicilerinin nasıl bir reaksiyon gösterdiklerinedikkat eder; öğrendiklerini daha sonraki konuşmalarındauygulamaya çalışır. Dinleyicilerin sorumluluklarından biri,konuşmacının kendisini geliştirmesinde ona rehber olacaktarzda hareket etmektir.Dinlemesini bilen dinleyiciler konuşmacıya yardım eder, onailham verir. Kendisine sempati besleyen ve her an cevap vermeyehazır bir dinleyici grubu önünde konuşmak her konuşmacıiçin bir nimettir. Söylenenleri samimi bir ilgi ile dinlediğiniziher halinizle belirtin. Eğer sinirliliği ve heyecanı kendisineciddi bir hata yaptırdı ise, onu küçümsemeyin, gülmeyin, alayetmeyin. Kendi arkadaşları arasında, kendisine her zamanyardıma hazır arkadaşları arasında bulunduğunu hissettirin.Kendiniz iyi bir konuşmacı olmasanız bile, iyi bir dinleyiciolmasını öğrenebilirsiniz. İyi bir dinleyiciyi herkes takdir eder.İyi bir dinleyici her yerde iyi karşılanır; hem zekâsı, hem iyi≈ 23 ≈Hak Yol İslâm Yazacağız!niyeti ile kendisini başkalarına sevdirir. Arkadaş edinmenin iyibir yolu, iyi bir dinleyici olmaktan geçer.HAK YOL İSLÂM YAZACAĞIZ!Kör dünyanın göbeğine,Hak yol İslâm yazacağız.Kuşların göz bebeğineHak yol İslâm yazacağız.Yola, ağaca, pınara,Esen yele, yağan kara,Yağmur yüklü bulutlaraHak yol İslâm yazacağız.Koç burcuna, yay burcuna,Bebeklerin avucunaMinarelerin ucunaHak yol İslâm yazacağız.Bucak bucak, köşe köşe,Yıldıza, aya, güneşe,Kara taşa, kor ateşeHak yol İslâm yazacağız.Askerlerin miğferine,Kağnıların tekerine,Tâğutların heykelineHak yol İslâm yazacağız.Herkes duyacak, bilecek.≈ 24 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfSaklanmaz gayrı bu gerçek.Yaprak yaprak, çiçek çiçekHak yol İslâm yazacağız…Abdurrahim KarakoçMETIN ÜZERINDE ÇALIŞMALARAnlamım tam olarak bilmediğiniz kelimelerin tüm manalarınıöğrenmek için Türkçe sözlüğe bakmayı ali k ilk il alinegetiriniz.“Hak” kelimesi: a) Allah, b) doğru, gerçek, c) doğruluk, d) birinsana ait olan şey, c) geçmiş, harcanmış emek, f) pay, hisse,g) lâyık, münasip gibi anlamlara gelir. Hak kelimesinin tümbu anlamlarım öğreniniz. Yukarıdaki şiirde “hak” kelimesiyle,bu anlamlardan hangisi kast edilmiştir? Bu kelimenin ayrı anlamlardakullanıldığına örnek olacak şekilde, farklı cümlelerdehak kelimesini kullanınız.Şiirde geçen “yazacağız” kelimesi sözlük anlamında mıdır?Yani, harfleri yan yana getirip istenilen şeyi anlatan biçimlerortaya konak anlamında mı kullanılmıştır? Yoksa sözlük anlamınındışında mı kullanılıyor? İşte bunun gibi, bir kelimeninsözlük anlamından başka bir anlamda kullanılmasına mecazdenir. Bu şiirde yazmak kelimesi ile ne anlatılmak istendiğinicevaplayın.“Kör dünya” ifadesiyle anlatılmak istenen nedir? Yeryuvarlağıkör olmaz ise, dünya ile ne kast edilmiştir? Kâfirlerin dünyadaçoğunlukla olduğunu düşündüğümüzde, kör kelimesi nasılbir körlüğü anlatır ve kimler için kullanılmaktadır? Kur’ân-ı≈ 25 ≈Hak Yol İslâm Yazacağız!Kerim’den konuyla ilgili ayetler bularak, gözleri olduğu halde“kör” olanların hangi anlamda kör olduklarım öğreniniz. Bu şiirdede aynı anlamda mı kullanılmıştır?Şiirde hangi yerlerde tabiattaki canlı ve cansız varlıklargeçiyor? Bu varlıklara “Hak yol İslâm” nasıl yazılır?Beşinci kıtada (bölümde) anlatılmak istenenleri tam olarakanlayabilmek için miğfer, kağnı, heykel ve tâğut kelimelerininbilinmesi, anlamlarının çok iyi anlaşılması gerekir, özellikle tâğutkelimesinin anlamlarını öğrenin. Bu şiirde “tâğutların heykeline”ifadesi ile heykeli olan bir tâğut kast edildiğine göre,tâğut kelimesinin hangi anlamı aklımıza gelmelidir?Tür, plan ve anlatım üzerinde çalışmalarYukarıdaki metni okuduğumuzda şu anlatım özelliklerini görüyoruz:a- Metin, alt alta yazılmış satırlardan meydana gelmiş,b- Her satırın ilk kelimesi, büyük harfle yazılmış,c- Her dört satırdan sonra bir aralık verilmiş.d- Satır sonlarında bazı kelimeler ses bakımından birbirleriylebenzeşmiş. (Göbeğine – bebeğine; pınara – kara – )İşte, bu özellikteki yazılara manzume denir. Manzumelerininsan ruhunda güzel duygular uyandıran ve sanat değeri taşıyanlarıvardır. Böyle manzumelere şiir denir.Demek ki, okuduğumuz metin şiirdir.Şiirin her satırına mısra denir. Şiirde çoğu mısraların sonlarındakikelimeler, ses bakımından benzeşir. Buna kafiye denir.≈ 26 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfOkuduğumuz şiirde, her dört mısradan sonra bir aralık verilmişve diğer dört mısra bir önceki dört mısradan ayrı yazılmıştır.Her dört mısra, bir anlam bütünlüğü taşıyor. Şiirin anlambütünlüğü taşıyan bölümlerinden her birine kıta denir. Kıtalarüç, dört, beş, altı, yedi… mısradan meydana gelebilir. O zamankıtalar üçlük, dörtlük, beşlik… adlarını alırlar.Okuduğunuz Şiire Dikkat Ederek Cevaplayına- Şiir kaç kıtadan meydana gelmiş?b- Her kıtada kaç mısra var?c- Mısra sonlarındaki kafiyeli kelimeleri gösterin. Kafiyeleribulmadan önce redif ne demektir, onu araştırmamız gerekecekve nakaratın ne demek olduğunu bilmemiz icap edecek.Bunları öğrenmeye çalışın.ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM!Ağlasın milletin evladı da bangır bangır,Durma hürriyeti aldık diye sen türkü çağır.Zulmü alkışlayamam, zâlimi aşla sevemem.Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.Biri Kur’an’ıma saldırdı mı, hatta boğarım,Boğmasam da hiç olmazsa yanımdan koğarım.Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam,Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.Doğduğumdan beridir aşığım istiklaleBana hiç tasmalık etmiş değil altın laleYumuşak başlı isem, kim demiş uysal koyunum?Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum.Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim≈ 27 ≈Zulmü Alkışlayamam!Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim?Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım:Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.Zâlimin haşiniyim amma severim mazlumuİrticaın şu sizin lehçede manası bu mu?(SAFAHAT’ten)METIN ÜZERINDE ÇALIŞMALARYukarıdaki şiiri okurken ses tonumuzu ve okuyuş tarzımızınasıl yapmalıyız?a) tatlı, yumuşak bir edâ ile, b) Tepki gösterir tarzda, c) duygulandırıcı,dokunaklı bir şekilde, c) bağırarak ve ağlar gibihaykırarak e) tabii bir tonda ve hikâye okur gibi.Bu şiiri kimin yazdığını biliyor musunuz? Şiirin yazarına şâirdenir. Yukarıda şiirin sonunda (Safahat’ten) ifadesi geçtiğinegöre, demek ki bu şiir Safahat adlı bir şiir kitabından alınmıştır.Bu şiir kitabı kime aittir? Araştırıp öğrenmeye çalışın. ŞairinT.C. kurulduktan kısa bir süre sonra kaçar gibi Mısır’a gidipölümüne yakın bir zamana kadar memleketine dönmeyişininsebebi ne olabilir? Bu konuyu da araştırarak, yukarıdaki şiirdeanlattıklarıyla ilgisini değerlendirmeye çalışınız.YABANCI KELIMELERAnlamını bilmediğimiz kelime, bizim için yabancı kelimedir.Çünkü o kelimenin anlamını tanımıyoruz. Kelimenin anlamınıdoğru bir şekilde öğrenip kendimize mal edince, yani kolaylıklacümle içinde o kelimeyi kullanabilince artık o kelime bizimiçin yabancı olmaktan çıkar. Parçalarda geçen yabancı keli≈28 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfmeleri sözlükten bulup defterinize anlamlarını yazmalı ve bellemeksiniz.Böylece ne kadar çok kelimenin anlamlarını tamolarak bilir ve cümle içinde kullanabilirsek, o oranda kelimehâzinemiz zenginleşir. Bu yüzden, gerek Türkçe ders metinlerindeve gerekse okuduğumuz bir kitapta veya duyduğumuzbir cümlede geçen anlamını bilmediğimiz kelimeleri sözlüktenbulup öğrenmeği bir alışkanlık haline getirmeliyiz.Parçada geçen aşağıdaki kelimelerin anlamlarını belleyinizve bunları birer cümle içinde kullanınız. (Bu dersten sonrakiparçalarda geçen yabancı kelimelerin anlamlarını sözlüktensiz bulacaksınız.)Soysuz: alçak, kötü soydan olan,zağar: av köpeği.lâle: suçluların ve esirlerin boynuna vurulan halka (eskiden),uysal: herkese uyan, helkesin fikrine tabi olup itiraz etmeyen,irtica: geriye dönme, geriye yönelme, gericilik.lehçe: konuşulan dil, bir dilin dallarından her biri,çifte: (parçada) hayvanın iki art ayağıyla birden tepmesi.DEYIMLERTürkü çağırmak: Hoşa gidecek şekilde, neşeli olarak birşeyi tekrarlamak, terennüm etmek.Ciğeri yanmak: Çok kederlenmekKanayan yara: (mecaz olarak) Acı, büyük keder.≈ 29 ≈Zulmü Alkışlayamam!Bu deyimlerin anlamlarını belleyerek birer cümle içinde kullanınız.“Ciğeri yanmak” gibi kendi öz anlamından az çok ayrıbir anlam taşıyan klişeleşmiş kelime topluluğuna deyim denir.Siz de halk arasında çok yaygın olan beş tane deyim bulup,anlamlarıyla birlikte defterinize yazınız. Ayrıca, bulduğunuzbu deyimleri birer cümle içinde kullanınız.YANLIŞ VEYA EKSIK BILDIĞIMIZ KELIME VE KAVRAMLAROkuduğunuz şiirde (hemen hemen bütün mısralarda) zulmeve zâlimlere karşı müslümanca bir tepki ve başkaldırı görülmektedir.Yeryüzündeki her çeşit zulme ve her tipteki zâlimlerekarşı çıkmak, İslâm Dini’nin en önemli emirlerindenbiridir. İslâm’ın hâkim olması için de tüm zâlimlere isyan edilmesişarttır. Bunu gerçekleştirmek için, önce zulüm ve zâlimkavramlarının iyi bilinmesi gerekir.Hepiniz zulüm, zâlim ve mazlum kelimelerini duymuşsunuzdur.Hatta, bu kelimelerin anlamların bildiğinizi zannedersiniz-,önce bu-kelimelerin – anlamlarım aşağıdaki açıklamayıokumadan, şu zamana kadarki kültürümüzle cevaplamayaçalışın. Acaba doğru ve eksiksiz cevaplayabildiniz mi?Günlük hayatımızda kullandığımız birçok kelime ve kavramınanlamlarım ya eksik, ya da yanlış biliyoruz. Bundan dolayıdoğruyu bulmamız, doğruyu ifade etmemiz, doğruyu yaşamamızçoğu zaman mümkün olmuyor.İnsan, kelimelerle düşünür, kelimelerle İnancını belirleyipifade eder, kelimelerle yaşar, o yüzden kelimelerin ve anlamlarınınbozulması; fikir, inanç ve amellerin de bozulmasını ne≈30 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfticelendirir. (Bkz. 2/Bakara, 75; 5/Mâide, 13) Dildeki tahrifat,dindeki tahrifatın en önemli sebeplerindendir. Şehid, din, ibadet…kelimelerinde olduğu gibi zulüm, adâlet gibi yukarıdakiparçanın en belirgin kavramı da anlam kargaşasının kurbanlarından.Tekrar, zulüm kelimesi ile aklımıza gelen anlamın eksik olupolmadığına dönelim:Zulüm denilince hepinizin aklına sadece haksızlık, eziyet,işkence ve benzeri fiziki yaptıranlar gelir. Dilimize Arapçadangiren bu kelimenin esas anlamlarım en güzel Arapça ile yazılmışKur’an- Kerim’de buluruz. Dinimizde ve dilimizde bu kelimeninesas anlamı: “Bir şeyi (veya bir hakki) kendi yerindenbaşka bir yere koymak”tır. Yani, hak edenin hakkını vermemek,haksıza hak etmediği bir şeyi vermektir.Kur’an’da “zulüm”, hepimizin bildiği eziyet, işkence ve haksızlıkyanında, esas olarak bu açıkladığımız anlamıyla kullanılır.Bu yüzden,“Allah’ın koyduğu sınırı (hududu) aşanlar zâlimdir.” (2/Bakara,229)“Allah’ın yasakladıklarım yaparak, insanlar kendi (nefis)lerinezulmederler.” (2/Bakara, 35)“Kâfirleri dost edinmek zulüm; onları dost edinenler zâlimdir.”(9/Tevbe, 23) Çünkü;“Kâfirler (in tümü) zâlimdir.” (2/Bakara, 254)“Şirk en büyük zulümdür.” (31/Lokman, 13)“Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler zâlimlerin ta kendileridir.”(5/Mâide, 45). Bildiklerimizi gözden geçirmek, doğru kabulettiklerimizin Kitabımız’la sağlamasını yapmak zorundayız.≈ 31 ≈Zulmü Alkışlayamam!Zulüm deyince sadece fiziki eziyet aklımıza gelmemeli; zâlimdenilince de yalnızca kaba kuvvetiyle insaflara zarar verenanlaşılmamalı; mazlum tanımının sınırlarını maddi tecavüzlerledaraltmamalıyız.Parçada geçen irtica kelimesi de böyle. Bu kelimenin anlamıile bugünkü kullanımı arasındaki farkı ve bu kelimeyleİslâm’a ve müslümanlara yapılan saldırının yanlışlığını ve çirkinliğinibilebilmek için kelimenin doğru anlamını iyi bilmemizşarttır.“İrtica ” kelimesi ne anlamdadır? Cahiliye devrine dönmekisteyenlere mi, yoksa her türlü hayırlı gelişmeleri emreden İslâmîhükümleri isteyenlere mi mürteci (gerici) denilebilir? İslâm“irtica” olarak yaftalanabilir mi? Kâfirler bu kelimeyi kimlereve ne maksatla bir suçlama ve damgalandırma ifadesiolarak kullanıyorlar? Bu konudaki düşünce ve izlenimlerinizibir kompozisyon halinde defterinize yazınız.TÜR, PLAN VE ANLATIMKafiyenin ne olduğunu öğrenmiştik. Şiirde birimleriyle kafiyeliolan mısralar, alfabenin ilk haillerinden başlayarak birşema halinde gösterilirse buna kafiye şeması denir. Bu şiirdeher iki mısranın kendi aralarında kafiyelenmiş olduğunu görüyoruz.Kafiye şeması şu şekildedir:a b c da b c dDaha önce işlediğimiz ilk şiirin kafiye şemasını da siz bularakdefterinize geçiriniz.≈ 32 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfÜçüncü ve dördüncü mısraların sonlarında “sevemem” ve “sövemem”kelimelerinin köklerini incelediğimizde “sev”-mek, “söv”-mekkarşımıza çıkar. Bu köklerden sonra ileriki mısrada da “…..-emem”eklerini görürüz. Bu ekler, aynı görevde kullanılan eklerdir. Bazenda yine mısraların en sonunda ayni anlamdaki kelimelerin tekraredildiği görülür. İşte bunun gibi, mısraların en sonunda (kafiyedende sonra) gelen ayni anlamdaki ekler, takılar ve kelimelere redifdenir. Beşinci ile altıncı ve yedinci ile sekizinci mısralardaki redifleride defterinizde siz gösterin.Kafiye bulunurken, mısra sonlarında redif var mı, önce bu araştırılır.Bunun İçin de aynen tekrarlanan kelimeler var mı? Varsa, aynianlamda kullanılmışsa redif olur. (Aynen tekrarlanan kelime, farklıanlamlarda kullanılmışsa cinaslı kafiye olur.) Yine, mısra sonlarındabenzeyen kelimelerin kökleri bulunur. Bu köklerden sonra, aynentekrarlanan ekler varsa, bunlar rediftir. Rediften önceki kelimesonlarında kafiye aranır. Mısra sonlarında iler zaman redif olmaz.Yalnız eğer redif varsa, kafiye rediften önce olur. Mısra sonlarındakikafiyelere (ses benzeşmelerine) bakarız: Eğer bir ses (bir harf)benziyorsa yarım kafiye, iki harf benziyorsa tam kafiye, ikiden fazlabenziyorsa, buna zengin kafiye denir.ŞUNLARI YAPINParçadaki tüm mısraların rediflerini gösteriniz. Kafiyelerinibularak, hangi tür kafiye olduklarını belirtiniz.ŞUNLARI BELLEYINNakarat: Birinci şiirde her dörtlüğün (kıtanın) son mısraınınaynen tekrar edildiğini fark etmiştik. İşte bunun gibi, kıtalarınsonunda aynen tekrarlanan mısralara nakarat denir.≈ 33 ≈Zulmü Alkışlayamam!Zıt anlamlı kelimeler: Parçada geçen “zulüm” kelimesinin,zıt (karşıt) anlamı nedir? Yani, zulmün zıt anlamını belirtenkelime, zulmün zıddı nedir? Herhalde hemen “adalet” dediniz.İşte bu örnekte olduğu gibi, anlam yönünden birbirinin tamamenzıddı olan kelimelere zıt (karşıt) anlamlı kelimeler den ir.Birkaç tane zıt anlamlı kelimeyi örnek olarak veriyorum. Sizde aşağıdaki örneklerde gördüğünüz şekilde yedi tane başkaörnek bulunuz.Kelime Zıt anlamıharam helâlgünah sevapkibir tevazudüşman dostgerici ilericicehennem cennetkötü iyiçirkin güzelEŞ ANLAMLI KELIMELERParçada geçen “irtica” kelimesi yerine “gericilik” sözcüğünükoyabilirsiniz. Anlamın aynı olduğunu, dolayısıyla cümleninanlamının değişmediğini göreceksiniz. Bu örnekte olduğugibi, yazılışları ve söylenişleri ayrı olmasına rağmen, aynı anlamagelen kelimelere eş anlamlı (anlamdaş) kelimeler denir.Yine birkaç tane eş anlamlı (anlamdaş) kelimeyi örnek olarakaşağıda bulacaksınız. Siz de örneklerdeki gibi yedi tanebaşka örnek sözcükcümle tümce≈ 34 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfmısra dizekafiye uyakvezin ölçünesir düzyazıDikkat! Eş anlamlı kelimelerle, eş sesli (sesdeş) kelimeleribirbirine karıştırmayın.EŞ SESLI KELIMELERYazılışları ya da söylenişleri aynı, anlamları ayrı olan kelimelereeş sesli (sesdeş) kelimeler denir. Parçada geçen “çifte”kelimesi bu konuya örnek olabilir. “Çifte” kelimesi şu anlamlardakullanılır:a- İkisi bir arada olan (çifte minare, çifte düğün),b- İki namlulu av tüfeği (çifteyle kuş vurmak),c- Çift kürekli sandal veya kayık,d- At ve eşek gibi bir hayvanın arka ayaklarının ikisiyle attığıtekme, (parçada kullanıldığı gibi).İşte “çifte” kelimesi farklı anlamlara geldiği için, sesdeş (eşsesli)bir kelimedir. Birinci şiirde geçen “hak” kelimesi de çeşitlianlamlan olduğuna göre eşsesli bir kelimedir.Kelimeler, parçaya göre (cümle içinde kullanılmasına göre)anlam kazanır. Bir kelimenin hangi anlamda kullanıldığını anlamakiçin kelimenin geçtiği cümleye bakmak gerekir. Cümleninöncesi ve sonrasına ve cümle içindeki o kelimenin kullanımınabakılarak farklı anlamlardan hangisinin kastedildiğitespit edilir.≈ 35 ≈Allah’ı Göserde İnanayım!ŞUNLARI YAPIN“El” ve “yüz” kelimeleri de eşsesli kelimelerdir. Bu iki kelimeninfarklı anlamlarını belirtiniz. Eşsesli kelimeye başka üçtane örnek bularak farklı anlamlarını cümle içinde kullanınız.ALLAH’I GÖSTER DE İNANAYIM!İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin çocukluk yıllarında idi. Allahdiye bir yaratıcının olmadığını, her şeyi tabiatın yarattığını iddiaeden ve her gittiği yerde bilginlerle görüşerek tartışmalaryapan bir dinsiz, döne dolaşa Kûfe şehrine gelir.Sapık fikirlerini anlatmaya başlayan bu dinsizin, Küfe bilginleriylegörüşüp münazara yapma isteğine gülen müslümanlar:“Bizim küçük bir bilginimiz var, eğer onunla karşılaşıp yenersen,büyük bilginlerimiz seninle görüşebilir” diye cevap verirler.Sonunda görüşme yerini ve saatini kararlaştırarak dağılırlar.Kûfe’liler salonu tıklım tıklım doldurmuşlardı. Aradan yarımsaat geçtiği halde, küçük bilgin hala gelmemişti. Saatler ilerledikçedinsiz bilgin gururlanıyor ve “benden korktu tabii” diyerekgülüyordu.Tam bu sırada küçük bilgin Ebu Hanife’nin içeri girdiği görüldü.Dinsiz bilgin:— Niçin geç kaldın küçük? Yoksa çok mu korktun? Diyesordu.≈ 36 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf— Hayır, korkmadım. Evimiz nehrin öte yakasında. Bu tarafageçmek istediğimde köprünün yıkılmış olduğunu gördüm.Geçemeyeceğimi anlayınca, oradaki ağaçlara, hemen birsandal olup beni geçirmelerini emrettim. Onlar da sandal olupbeni geçirdiler; bu yüzden geç kaldım, özür dilerim, dedi.Bu cevap karşısında kahkahalarla gülmeye başlayan dinsizbilgin:—Hey akılsız çocuk! Hiç, bir ağaç kendi kendine sandalolur mu, deyince, birdenbire ciddileşen Ebu Hanife:- Asıl aklı olmayan sensin! Bir sandalım bile kendi kendineyapıldığını kabul etmiyorsun da, şu uçsuz bucaksız âleminkendi kendine var olduğunu nasıl iddia ediyorsun?Bu güzel buluş karşısında şaşırıp kalan tabiatçı bilgin:—Beni gafil avladın küçük! Pekâlâ, şu varlığını iddia ettiğinAllah’ı göster de biz de inanalım, dedi.Ebu Hanife eline bir bardak süt alarak dinsiz bilgine sordu:—Yağ ve peynir neden yapılır?—Tabii sütten yapılır.—Öyleyse, şu bardaktaki sütün içinde bulunan yağ ve peynirlerigöster bakalım!Dinsiz bilgin iyice şaşırmıştı:—Elbette bu sütün içinde yağ ve peynir vardır, fakat görünmez,dedi.Dinsizi en zayıf yerinden yakalayan Ebu Hanife yerindendoğrularak:—Şu sütün içinde yağ ve peynir olduğunu kabul ettiğin hal≈37 ≈Allah’ı Göserde İnanayım!de onları gösteremiyorsun da, yüce Allah’ı “işte Allah” diyegöstermek mümkün olabilir mi? Sütün her zerresinde yağ nasılbulunuyorsa, Allah da bu âlemde öylece vardır, fakat gösterilemez,diye haykırdı.Bu inandırıcı cevaplara rağmen hala Allah’ın varlığına inanmayanadam:—Son soruma da cevap verirsen, üstünlüğünü kabul edeceğim.Mademki “Allah vardır” diyorsun, şu anda ne yapmaktadır,diye sordu. Bir an düşünen küçük bilgin:-Bulunduğun kürsüden aşağı in, sorunun cevabını oradavereceğim, diyerek dinsizin indiği kürsüye çıktı ve:—Şu anda Allah, senin gibi bir dinsizi bu kürsüden aşağıyaindirerek, benim gibi küçük bir kulunu çıkardı, deyince, dinsizbilginin konuşacak dermanı kalmamıştı. Yüzlerce insanınkarşısında “Kelime-i şehadet” getirerek müslüman oldu. (SelçukERAYD1N. M. Yaşar KANDEMİR)KELIMELER ÜZERINDE ÇALIŞALIMParçada geçen yabancı kelimeler aşağıya çıkarılmıştır. Bukelimelerin anlamlarını Türkçe sözlükten defterinize geçiriniz.Parçada geçtiği şekliyle anlamlarını öğrenerek, bu kelimeleribirer cümle içinde kullanınız.Kûfemünazarasandalâlemgafilzerrekürsü≈ 38 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfBu kelimelerin dışında, parçada anlamını bilmediğiniz başkakelime varsa, onların da anlamlarını bularak, yukarıda istenenödevi uygulayın.METIN ÜZERINDE ÇALIŞALIMİmam-ı Azam Ebu Hanife kimdir? Hayatını araştırarak defterinizeyazınız.Kendini beğenmiş sapık bilginin, Kûfeli müslüman bilginlerlemünazara yapma isteğine müslümanlar niçin gülmüşler vekarşılarına büyük ve meşhur âlimleri çıkartmamışlar?Kâfir bir bilgine karşı, çocuk yaştaki bir talebenin münazaraiçin çıkarılmasının sebebi ne olabilir?Ebu Hanife, kendisi için “korktu” denileceğini bile bile tartışmayapılacak yere niçin geç geliyor? Geç gelme sebebinikendisi neyle açıklıyor? Bu açıklama yalan sayılır mı? Niçin?Ebu Hanife, son soruya cevap vermeden önce, sapık bilginikürsüden niçin indiriyor?Tür ve anlatım üzerinde çalışalımEbu Hanife, muhatabına (kendisine söz söylediği kişiye,tartıştığı rakibine) Allah’ın varlığını uzun uzun anlatmaya vedelillerle onu ilmî şekilde ikna etmeye mi çalışıyor, yoksa kestirmebir yol deneyip sadece örneklemelerle mi konusunu savunuyor?Size göre bu örnekleme usulü, münazaralarda nasılbir metoddur?≈ 39 ≈Allah’ı Göserde İnanayım!Gözle görülemeyen bir şeyin inkâr edilip yok sayılması, eskizamanlardan beri bunca tatmin edici cevaplara rağmen günümüzdede hâlâ devam ediyor mu? Bunu neyle izah edersiniz?(Hidâyet ve dalâlet ne demektir?) Göz her şeyi görebilir mi?Parçada geçen süt örneği dışında, gözümüzle göremediğimizhalde varlığını kabul etmek zorunda olduğumuz neler aklınızageliyor?Günümüzde de sapık fikirlerini yaymak için ortaya çıkanparçadakine benzer yalancı pehlivanlar var mı? Bunlar zamanımızdahangi güreş minderlerinde rakipsiz güreşe çıkıyor?Rakipleri nerelerde? “Taşları bağlayıp itleri salıvermek” tâğutîdüzenlerin vazgeçemediği özellik olarak bugün de hükmünüsürdürüyor mu? Siz de Ebu Hanife gibi, kendiniz sapıklarımağlup edip, onların hidayetine sebep olabilecek mücadelelerehazırlıyor musunuz? (Büyük insanların çoğunun, küçükyaşlarda da çok çalışarak bazı konularda sivrildiğini, kendileriniileriye hazırladıklarını biliyor musunuz?)Akıl yaşta mıdır, yoksa başta mı? Parçadaki gibi, çocukyaştaki bir müslüman öğrenci, yaşlı başlı bir bilgine galip gelebilirmi? Bu konuda başka kıssalar biliyor musunuz? Halkarasında meşhur olan ve parçadaki olaya çok benzeyen ikiküçük kıssa daha anlatalım:≈ 40 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfPAPAZLA ÇOCUKBir papaz, bir şehre gelir. Kilisenin nerede olduğunu bilemez.Şehirdeki müslüman bir çocuğa sorar:—Yavrum, ben yabancıyım, kilise nerede acaba? Bana yolgösterir misin?—Peki papaz amca…Kilisenin yanma varırlar. Papaz:-Yavrum, seni çok sevdim. Yarın kiliseye gelirsen sana Cennet’inyolunu gösteririm, der.Çocuk cevap verir:-Peki, ama sen kilisenin bile yolunu bilemedin. Cennet’inyolunu nasıl bilip bana göstereceksin?Papaz bu akıllı cevap karşısında mahcup olur, diyecek birşey bulamaz. Çocuğa hak vermek zorunda kalır.Yahudinin biri, küçük yaşlardaki bir müslüman çocuğunelinde kıymetli bir inci görür. Çocuğu “o inciyi bana verirsen,sana çikolata veririm.” diye kandırmaya çalışır. Çocuk da yahudiye:“çikolata alıvermene lüzum yok. Bir defa eşek gibi anırırsanbunu sana veririm.” deyince, yahudi çocuğun istediğigibi hemen anırır. Fakat çocuk inciyi yine vermez ve yahudiyeşöyle der:—Sen eşek olduğun halde bu incinin kıymetini biliyorsunda, ben insan olduğum halde bunun kıymetini bilmeyecek miyim?Size göre parçada geçen olay (ve son olarak anlattığımız ikikıssa) gerçekten olmuş mudur?≈ 41 ≈Papaz İle ÇocukKendisinden bir hisse (ders) çıkarılan kısa hikâye ve menkıbelerekıssa denir. Baştan geçmiş veya geçebilecek olayların,maceraların anlatıldığı bu kıssaların bir kısmı İslâm inancıylabağdaşamayacak hurafelerin kolayca aktarıldığı masalyığını olabilir. Halk, büyüklüğünü kabul ettiği kahramanlarını,masal kahramanı gibi efsaneleştirip inanılamayacak abartılarlaanlatmayı sever. Büyük insanların bir beşer olduğunuunutmaya kadar giderse bu, putlaştırma yolunu açabilir. Efsaneleşen,masalımsı unsurlar ve mübalağalarla beşerliği geriplana itilen kahramanların örnek alınması mümkün değildir.İnancımıza bid’at ve hurâfeler, sapık anlayışlar kıssa elbisesiiçinde kolaylıkla zarar verebilir. Meselâ tarihteki Hz. Ali ile bazıkıssalardaki Hz. Ali çok farklıdır. Düldül adlı atı, gözünün görebildiğiyere kadar adımını atabilen, elindeki Zülfikar adlı kılıç,bir sallayışta yetmiş bin kâfiri kesebilen, bazen kesik başla,bazen yedi başlı ejderha ile savaşan… Hz. Ali kıssaları halkarasında çok yaygındır. Yukarıda okuduğumuz kıssa değilsebile, Ebu Hanife’nin kırk yıl yatsı abdestiyle sabah namazınıkılması ve babasının sahibinden izinsiz elma yediği için,sonunda evlenmek zorunda kaldığı hanımından doğan EbuHanife’nin, babasının bu suçundan dolayı ancak dört yaşındahafızlığını bitirebilmesiyle ilgili rivayet ve kıssalar aslındaEbu Hanife’yi küçülten uydurmalardır. Kıssa ve rivayetlerdekihurâfelere ve aşırılıklara dikkat etmeli, dini masal kültüründenuzaklaştırmalıyız.Kur’an’a ters düşmeyen kıssalardan elbette yararlanabiliriz.Ama Kur’an’da ve sahih sünnette yer almayan her söz, herkıssa tartışılabilir; doğru olabileceği gibi, yanlış da olabilir.≈ 42 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfEn güzel (tabii, tartışmasız en doğru) kıssaların da yer aldığıKur’an-ı Kerim’de, parçada anlatılan münazaraya benzergüzel örnekler görmekteyiz. Mesela Hz. İbrahim’le ilgili (biriparçadaki gibi çok genç yaşında vuku bulan) iki münazaraörneğini, ilgili ayetleri Kur’an mealinden bularak defterinizeyazınız. (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi, ayet: 258 ve Enbiya suresi, ayet: 51’den73’e kadar.)TÜR VE ANLATIM ÜZERINDE ÇALIŞALIMBir konu üzerinde karşılıklı, olarak lehte ve aleyhte fikir yürütme,münakaşa, tartışma ve sözlü çatışma anlamlarına gelenmünazara (tartışma) türünde bir yazı okudunuz.Yine, iki yönlü bir konunun karşılıklı gruplarca birer yönünündoğruluğunun savunulup tartışıldığı, konuşma şekline de münazaradenir.İnancı bozuk olanlara karşı İslâm’ı tebliğ etmek ve HakDin’i her çeşit saldırganlara karşı müdafaa etmek için müslümanlarınmünazara sanatını da iyi bilmeleri gerekir. Karşımızdakiinsanların hak ettiği cevaplan verebilmek ve fikir tartışmalarındadavamızı iyi temsil edebilmek için münakaşa vemünazara usullerini uygulayabilme kabiliyetini kazanmalıyız.Müslümanların birbirleriyle (teferruattaki farklı anlayışlarınarağmen) çok iyi geçinmeleri ve münakaşa ve münazaradankaçınmaya çalışmaları gerekir. Kâfirlere ve batılı savunanlarakarşı ise, münazara Hakki müdafaa ve onu üstün tutmamücadelesinin, yani cihadın dille yapılan kısmı olacağındandolayı, bundan kaçamayız. Münazarada başarılı olmak için,güzel ve etkili konuşmak, savunacağımız dini ve konumuzu iyibilmek. Hakka karşı olanları ve bakış açılarını iyi tanımak, tar≈43 ≈Papaz İle Çocuktışma esnasında heyecanlanmamak lâzımdır. Muhatabın fikirve mantık yanlışlarını iyi tespit edip, açıklıdan hücum etmekve en sonunda indirici darbeyi vurup nakavt etmek münazarayagiren Müslümanın yapması gereken özellikler olmalıdır.Bunun için de iler şeyden önce hazırcevap olmanın önemi büyüktür.“Taşı gediğine koymak” diye bir deyim vardır. Muhatapbatılı savunuyorsa mutlaka zayıf bir temele oturan görüşleri,zâil (yok) olmaya mahkûm fikirleri olacak, çelişkiye düşecek,açık verecektir. İşte o zaman en uygun, en güzel şekildeve sözü uzatmadan söyleyip, karşımızdaki susturabilmeliyiz.Yani taşı gediğine koymalıyız.DIL VE UYGULAMA ÜZERINDE ÇALIŞALIMMünazarada galip gelmenin yolların iyice öğrenip uygulayabilmekİçin, bir konunun iki ayrı yönünü arkadaşlarınızlatartışmaya çalışın. Bu tartışmalarınız, birbirinizi incitmeden veileride kâfirlere karşı girişeceğiniz mücadelelere antrenmanolsun diye olacağından çok hassas ve dikkatli yapılmalıdır.BAZI MÜNAZARA KONULARISınıfta öğretmen nezaretinde arkadaşlarınızla yapabileceğinizbazı münazara konuları vermek istiyorum. Bu ve bunabenzer konularda münazara kurallarına uyarak konunun heriki yönünü iki grup tartışabilmelidir.1- Kâfirlerin Müslümanlara baskı yapması Müslümanlaraçısından iyi midir, kötü mü?2- Çile çekip zorluklarla karşılaşmak, insanı yıpratır mı,yoksa olgunlaştırır mı?3- İslâm barış dini olduğundan insanlarla barış içinde ya≈44 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfşanmalıdır. Veya, Cihad dinimizde önemli bir farzdır. CihadsızMüslümanlık olmayacağından kâfirlerle savaşılmalıdır.4- Başarıya ulaşmak için zekâ mı, yoksa çalışmak mı dahaönemlidir?5- Okulun dışında, çocuğun eğitim ve gelişmesinde çevremi daha etkilidir, aile mi?6- Üniversitede okumak çok mu önemlidir, az mı?7- Bir toplumun ilerlemesinde kadın mı, erkek mi dahaönemlidir?TAMAMLAYICI BILGIMÜNAZARARasülü Ekrem (s.a.s.): “Şeytan, namaz kılanların kendisineuymalarından ümidini kesmiştir. Takat aranızda fesat çıkarmaklada yetinir” buyurmuşlardır. Şurası muhakkaktır ki, “münazara”, ilim elde etme yollarından birisidir. Ehl-i sünnet ve’lcemaatin müctehid imamları ilmi, “mâlum olanın, olduğu halüzere bilinmesidir” şeklinde tarif etmişlerdir. Ayrıca ilmin, haber,duyu organlarının faaliyetleri ve istidlâl (akıl yürütme) ileelde edilebileceği hususunda müttefiktirler. Eğer münazaradaşer’i hudutlara riayet olunursa, mağlup olan da, galip gelen debirçok meseleyi öğrenmiş olur. Yeter ki münazarada taraflar,heva ve heveslerine kapılıp birbirlerini yenme hırsına temayületmesinler. Bu noktada İmam Burhanüddin Zernuci’yi dinleyelim:“Kelâm ve münazara ilmini ihtiyaçtan fazla öğrenmekmekruhtur. Rivayet edildiğine göre, İmam-ı Azam Ebu Hanife,oğlu Hammad’ı münazaradan sakındırmıştır. Bunun üzerineoğlu Hammad: “Babacığım! Bana yasakladığın şeyi seninyaptığını görüyorum” dedi. İmam-ı Azam buyurdu ki: “Evla≈45 ≈Papaz İle Çocukdım! Bizler, münazarada biri ile konuşurken, arkadaşımızınayağının hak yoldan kayması endişesiyle her birimizin başıüstünde uçmasından korktuğumuz bir kuş varmış gibi davranırdık.Ona göre hesaplı konuşurduk. Hâlbuki sizler konuşurken,münazara ederken, her biriniz arkadaşınızın ayağınınkaymasını (sapmasını) istiyorsunuz. Bu, arkadaşının kâfir olmasınıistemek gibidir. Kim arkadaşının kâfir olmasını isterse,arkadaşı kâfir olmadan kendisi kâfir olur. Mantık ve benzeriilimlerle meşgul olmaktaki ölçü de böyledir.”Sırat-ı müstakim (üzere olan iki mü’min; münazarada hevâve heveslerine kapılır, şeytani vesveselere gönüllerini açarlarsa,birbirlerini tehlikeye sokmuş olurlar. Her insanda galip gelmearzusunun, fıtri olarak bulunduğu da bilinmektedir. Ancak, “galipgelme” nedir, suali çok önemlidir. Eğer mesele, sırf Allah (c.c.)rızası için ilim elde etmek ve o ilimle amel etmek ise, “galip” veya“mağlup” ayırımları saçma olur. Çünkü münazarada, her iki tarafda birbirinden çok şey öğrenirler. Bu noktada Rasülü Ekrem(s.a.s.)’in “Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da ilimdir.” mealindekimüjdesini hatırlamak durumundayız. Münazara edeniki mü’min, birbirlerine cennetin yolunu gösteriyorlarsa, meseleyoktur. İşte münazarada dikkate alınacak ilk husus budur.Bu girişten sonra, günümüzdeki münazara usullerine dikkatedelim. Galip gelmek için her türlü yolu mubah gören, itham veiftiralarla hedefe varmaya gayret eden insanların münazara yoluylailim elde edebilmeleri mümkün müdür, suali oldukça önemlidir.Ayrıca muhkem ayetlerle ve mütevatir sünnetle sabit olanhususları bile sırf galip gelebilmek arzusuyla te’vile yeltenen insanlarınmünazara yapmaları ne gibi neticeler doğurur?≈ 46 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfKa’b b. Malik’ten rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasülü Ekrem(s.a.s.)’in “İlmi, âlimler arasında bulunup ilim satmak içinveya sefihlerle çatışıp onları yenmek için veyahut şöhret sahibiolmak, insanların dikkatini üzerine çekmek için tahsil edenkimseyi Allahu Teâlâ cehenneme koyar.” buyurduğu bilinmektedir.Münazara hususunda aşırı hassâsiyet gösteren kimselerinbu hususları çok iyi tefekkür etmeleri gerekir. RasülüEkrem (s.a.s.)’in şer’î ilimleri üç ana esasla izah ettiği malumdur.Bunlar: Muhkem ayetler, sünnet ve Kitap ve sünnettençıkarılmış hükümlerdir. Dolayısıyla İslâmî bir meselede münazaraederken, tarafların bu üç esasa vakıf olması gerekir.İmam Zernuci bu hususta şunları kaydeder: “Büyük âlimlerinvefatından sonra ortaya çıkan bu cedel ve hilaf ilmi ile meşgulolmaktan sakın. Zira bu ilimler öğrenciyi fıkıh bilgisindenuzaklaştırır, ömrü zayi eder, Müslümanlar arasında nefret vedüşmanlık getirir. Cedel ilmiyle uğraşmak fıkhın ve ilmin ortadankaldırıldığının işareti olduğu gibi, aynı zamanda kıyametinalametlerindendir.”Şimdi kendi kendimize soralım: “Günümüzde münazara vemünakaşa mü’minler arasında ilmin yayılmasına mı, yoksanefret ve düşmanlığın gelişmesine mi sebep oluyor?” Eğerbu suale “ilmin yayılmasına sebep oluyor” diye cevap verebiliyorsak,mesele yoktur. Ancak ben, nefret ve düşmanlığıkörüklediğine inanıyorum. Çünkü münazara ve münakaşahalinde olan mü’minlerin, şer’i hudutlara riayet hususundatitiz davranmadıkları malum. Birbirlerinin ayıp ve kusurlarınıanarak hedeflerine varmayı esas alıyorlar. Hatta zaman zamanbirbirlerini itham ve iftira kasırgasına tabi tutuyorlar. Bugerçekleri görmezlikten gelmek mümkün değildir. Bu noktadaRasülü Ekrem (s.a.s.)’in: “Hidayet üzere olan bir millet, ancak≈ 47 ≈Papaz İle Çocukcedel ile (iç mücadeleyle) dalâlete düşer.” mealindeki hadis-işerifini iyi düşünmek zorundayız. Mü’minler birbirlerinin velilerive dostlarıdırlar. Eğer münazara ve münakaşa, aralarına kinve düşmanlık koyuyorsa, terkedilmesi vacip olur. Hanefi fukahası,mubah olan fiillerin yapılabilmesi için, o fiilin hiç kimseyeeza vermemesi ve zulme sebep olmamasını şart görmüşlerdir.Eğer mubah olan fiil, bir başka mü’mine zarar veriyorsaveya zulme sebep oluyorsa, mubahlık yok olur.Demokratik Laik kültürün hızla yayıldığı toplumlarda,mü’minlerin birbirleriyle münazara ve münakaşadan kaçınmalarızaruridir. Kin ve nefretin yayılmasına sebep olan hertürlü fiil, fitnenin güçlenmesine sebep olur. Mü’minler ise, yeryüzündefitneden eser kalmayıncaya kadar cihad etmekle vazifelidirler.İslâmî ilimlerin zaafa uğradığı toplumlarda mü’minlerinmünazara ve münakaşa ile zaman kaybetmeleri ma’zurgörülemez. (Yusuf Kerimoğlu, Kelimeler Kavramlar 1, s. 119 – 121)O K U M AOkumanın Hayatımızdaki Yeri ve Önemi 35Okuma Çeşitleri 37Sesli Okuma 37O K U M AOkuma Nedir?Okumayı kısaca şöyle tanımlayabiliriz:≈ 48 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfOkuma, bir yazıyı (kelimeleri, cümleleri, noktalama işaretlerive öteki öğeleriyle) görme, algılama ve kavrama sürecidir.Sesli okuma durumunda buna dudak, dil ve gırtlak gibi sesorganlarının işlevi de eklenir.İyi ve başarılı okuma, gözün, zihnin ve ses organlarınınuyumuna, birlikte ve eksiksiz olarak yapılmasına bağlıdır.Okumanın gerçek amacı, anlamı doğru ve çabuk kavramaktır.Okuma, gerçekten karmaşık bir etkinliktir. Kelimeleri ayırmave tanıma, bunları anlamlarıyla birlikte algılama, anlamı kavramaokuma eylemini meydana getirir.OKUMANIN HAYATIMIZDAKI YERI VE ÖNEMIKur’an-ı Kerim’in inzal edilen ilk ayetinin “oku” diye başladığınıhepimiz biliriz. İslâm’ın ilk emri, ilk farzı Rabbimizin adıylaokumaktır. Bu ilk ayetlerde Yaratan Rabbimizin kalemle yazıyazmamızı ve bilmediklerimizi öğreterek bize ikram, ettiği vurgulanmakta,okumamız ısrarla istenmektedir. Okumadığımızve cahil kaldığımız müddetçe tuğyandan (azgınlık ve isyandan)kurtulamayacağımız belirtilmektedir. Kur’an kelimesininbir anlamı “okunan”dır. Onun için bir Müslüman her şeydenönce ve her şeyden çok Kur’an’ı okumalı, anlamalı ve yaşamalıdır.Kur’an’la beraber, yine Allah’ın ayetleri olan kâinat kitabınıve insan kendini de okumalı, yani tanımalı, keşfetmelidir.Kur’an, evren ve insan kitaplarım ve sonra diğer okunacaklarıbesmeleyle, “Rabbimizin adıyla” okumalıyız. Yani, bizi yaratıpterbiye eden Rabbimizi hatırlatacak, O’nunla bağlarımızıgüçlendirecek şeyleri ve bu anlayışla okumalıyız. Kur’an’ın dışındaokumamız gereken tüm kitaplar, o büyük kitabı dahaiyi anlamak için olmalıdır. Yine unutmamalıyız ki, okunması≈ 49 ≈Okumagerekenleri gerektiği gibi okumazsak, başka şeyleri okuyanlarbizim de canımıza okurlar.Çeşitli konularda bilgili olmak, okumakla mümkündür. Derskitaplarının dışında, ilmi eserler, fikir kitapları, okunmaya değergazete, dergi ve sanat değeri taşıyan kitapları okumak,yoğun bilgiler kazanmanın tek yoludur. Açlık yemekle, bilgisizlikokumakla giderilir. Okumanın, Rabbimiz’le bağımızı güçlendirmenin,ilim nuruyla aydınlanmanın yanında, başka birçokfaydası da vardır. Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz:Okuma aynı zamanda, Allah’ı zikretme, hatırlama ve ibadetetme demektir. Okurken bu manevi zenginliğe de ulaşmışoluruz.Okuma, insanın dünyasını genişleten, kişiliğini biçimlendiren,onu başkalarına bağlayan önemli bir etkendir. Yaşantılarımızızenginleştirmenin yanında, görevlerimizi yerine getirmedeve hayatımızı düzenlemede bizi etkiler.Okuma, insanı yararlı, yapıcı ve aktif yapar.Okuma, insanı gerçek anlamda özgür kılar. İnsanları, bilgisizliğinve yanlış inançların, kula ve maddeye kulluğun pençesindenancak okuma kurtarır.Okuma, davranışlarımızı ve duygularımızı da geniş ölçüdeetkiler. Bilgi, duygu ve hayal âlemimizi zenginleştirir.Okuma, insanın düşünme ve aklını kullanma gücünü artırır.Doğru ve çabuk anlama yeteneğini artırır.≈ 50 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfİnsan okuma sayesinde, kelime dağarcığını zenginleştirme(yeni kelime ve kavramları kendine mal etme), inancına vekültürüne katkıda bulunacak, kendi seviyesine uygun kitaplarseçebilme özelliği kazanır.Güzel konuşma ve yazma imkânı sağlar.İnsanı, zevk sahibi yapar; basmakalıplıktan kurtarır. Cansıkıntısını yok eder. Bizi, aynı zamanda eğlendirir, hoşça vakitgeçirtir ve huzura kavuşturur. Açık hava gezintileri, oyun,jimnastik nasıl bedenimizi geliştirirse, güzel bir eseri okumakda zihnimizi geliştirir, duygularımızı yüceltir. Okuma yoluylayüzyılların duygu, fikir ve tecrübelerini birkaç saat içine sığdırabilir,o kitaptaki görüşlerle fikirlerimizi zenginleştirebiliriz.Öğretmenin ders anlatması, resimler, filmler, konferanslar birazsonra geçen, gittikçe sönen etkilere sahiptir. Kitap ise, daimayanımızda kalır, her zaman müracaat edebileceğimiz, elaltında bulunan bir kaynak olur.Okuma, okul programlarının omurgası niteliğini taşır. Hemenher derste okumanın önemli bir yeri vardır. İyi okuyamayan,ya da okuduğunu tam olarak anlayamayan bir öğrencininderslerinde başarılı olması düşünülemez.OKUMA ÇEŞITLERIOkuma, sesli ve sessiz olmak üzere ikiye ayrılır.Sesli OkumaSesli okuma, gözle algılanıp zihinle kavranan kelime veyakelime gruplarının, konuşma organlarının yardımıyla söylen≈51 ≈Okumamesidir. Bu tür okumanın tam ve başarılı olabilmesi için, yazıdakianlamın kavranmasına, sesin ton ve vurgu bakımındanayarlanmasına ihtiyaç vardır. Metni anlamadan iyi bir okumayapılamaz.Sesli okuma, dinleyenleri etkiler ve onlara zevk verir. Öğrencileriniyi dinleme alışkanlığı kazanmalarında da etkili olur.Sesli okuma bir metindeki duygu ve düşünceleri, bilgi vegerçekleri başkalarıyla paylaşmak için yapılır.Sesli okumada başlıca amaç, yazımın doğru ve konuşmadilinin özelliklerini yansıtacak biçimde seslendirilmesidir. İyi birsesli okumanın şartı, konuşur gibi okumaktır. Sesli okumada,kavrama ve okuma hızı sessiz okumaya göre farklı bir özellikgösterir. Kavrama, daha çok dinleyicinin yapacağı bir iş olarakdüşünülür. Hız da belirli bir oranı aşmamalıdır. Normal birokumada hız ölçüsü dakikada 150 kelime civarında olmalıdır.Sesli okumada dikkat edilmesi gerekli hususlar:Okumamız anlaşılmalıdır. Doğal sesle, rahat ve acelesizokumalıyız.Noktalama işaretlerine dikkat etmeliyiz.Kelimeleri doğru telaffuz etmeliyiz.Cümleleri doğru vurgulamalıyız.Ses tonumuzu, yazımın özelliğine uygun şekilde ayarlamalıyız.SESSIZ OKUMASessiz okuma, ses organlarından herhangi birini hareket≈ 52 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfettirmeden, gövde ve baş hareketleri yapmadan, yalnız gözleyapılan okumadır. Sesli okumaya göre daha hızlı ve dahaaz yorucu bir okuma türüdür. İnsan hayatında sessiz okuma,daha fazla yer tutar. Bunun için okulda, hayatta, bir iş veya birmeslekte en çok gerekli olan bu tür okuma becerisi ve alışkanlığıdır.Sessiz okuma, anlamı çok çabuk kavrama imkân sağlar.Öğrenciyi bağımsızca, kendi kendine çalışmaya alıştırır.Bir öğrencinin sessiz okumadaki başarısı şu yönlerden değerlendirilir:a-) Anlamı kavrama, b-) kelime dağarcığı, c-) okuma hızı,d-) doğruluk. Bunlardan her biri, diğer üçüyle yakından ilgilidir.Birindeki başarı veya başarısızlık, diğerlerini de etkiler.Sessiz okurken, kelimeleri dudakta dondurma, tekrarlama,gereksiz dudak ve baş hareketleri yapma, satırları cetvel veyakalemle takip etme gibi hatalı alışkanlıklardan kaçınmamızgerekir.Sessiz okuma etkinliklerinde güdülen en önemli amaçlardanbiri de, öğrencilere kendi kendine okuma alışkanlığı kazandırmaktır.Bu alışkanlığı kazanan öğrenciler, ders dışı saatlerdeilgi ve zevklerine uygun çeşidi eserler okuyabilir, araştırma yapabilirler.Böylece kültürlerini zenginleştirebilirler.Okuma sırasında duraklama, geri dönme, atlama, tekrarlamavb. yanlışlıklar okuma yetersizliğinin göstergeleridir. Birde yazıyı anlamamak, yazı içindeki tamlamaları ve cümle kümelerinikavrayamamak yüzünden yapılan yanlışlar vardır. Bu≈ 53 ≈Okumada kelimeleri tek tek okuma, ya da mekanik okuma biçimindekendini gösterir.Sessiz okumada dikkat edilmesi gereken kurallar:Okuma ihtiyacı ve isteği duymamız gerekir. Başkası zorladığıiçin değil, içimizden geldiği için okumalıyız.Sevdiğimiz yazıları okumakla işe başlamalıyız.Okuma zevkimizi geliştirmek için çaba göstermeliyiz.Okuduğumuz yerin, yeterince aydınlık olmasına özen göstermeliyiz.Az ışıkta okumak gözlerimizi yorar.Okurken zihnimiz dağınık olmamalıdır, ilgimiz dağılmışsaokumayı sürdürmenin anlamı ve faydası yoktur.Sessiz okuma yapılırken mırıldanmak yanlış bir davranıştır.Dudaklarımızı kıpırdatmamalı, zihnimizle beraber sadecegözlerimizin okuma eylemine katılmasını sağlamalıyız.Okuduğumuz yerleri parmağımızla, ya da kalem gibi şeylerleizlememeliyiz.Okuma hızımızı arttırmamız gerekir. Ne kadar ağır ve yavaşokursak, anlamı kavramakta 0 kadar güçlük çekeriz. Çünküokumayı sökmekten anlamı kavramaya fırsat kalmaz.Sessiz okuma yapılırken not tutmamız gerekebilir. Not tutmakenerji ve zaman kaybını önler. Daha çabuk kavramamıza≈ 54 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfyardımcı olur. (Not tutma konusu, ileride detaylarıyla işlenecektir.)NASIL OKUMALIYIZ?Not alarak, tartarak, tartışarak, düşünüp üreterek, tekrarlayıpyankılaştırarak, benimseyip sindirerek, genişletip tazeleyerek,gözleyip örnekleştirerek okumalıyız. Okumanın en verimlişekli bu özelliklere sahip olanıdır. Bu tür okumaya eleştirel veaktif okuma denir. Okumak yemek yemeye benzer. Yediğimizgıdaların helal, temiz ve kaliteli olması gerektiği kadar, hazmedilmeside önemlidir. Zihni gıda olan okuma materyalleriiçin de aynı şeyler söz konusudur. Çeşitli yemekler kamımızıdoyurabilir, fakat ancak sindirilebilenlerin bize faydası vardır.İşte asıl mesele, kitapların içindeki fikirleri sindire sindire kendimizemal etmek, onları kültürümüzün bir parçası yapıp onlarınyardımıyla yeni fikirler üretebilmektir. Zararlı taraflarınıveya posalarını atabilmek, sözün en güzeline tabi olabilmektir.Bir kitabı okumuş olmak için okumak, araçla amacı karıştırmakolur. Okuma bir gaye değil, bir araçtır. Mesela, marangozluklailgili bir kitabı tekrar tekrar okuduktan sonra, okuduğuylahiç bir şey yapmayan, yapamayan adam, gayretli birokuyucu olsa bile, bir nevi delidir.Kitap; anlamak, yorumlamak ve davranışlarımıza yön vermekiçin okunmalıdır. İnsan, bir kitabı okuduktan sonra eskisindendaha akıllı hareket edebilmeli, her şeyi daha açıkgörmeğe, daha derin hissetmeye başlamalıdır. Herhangi bireseri, vakit öldürmek için değil, faydalanmak kastıyla okumalıyız.≈ 55 ≈OkumaRastgele, gevşek ve yorgun bir kafa ile kitap okursak, kitabınbize faydalı olması imkânını vermemiş oluruz. Bütün zihnive fikri sistemlerimizi harekete geçirmedikçe, alıcılarımızı açıkhalde tutmadıkça iyi okumağa, okuduklarımızı hazmetmeğeimkân yoktur. Okumayı düşünce izlemedikçe, bu okuma boşunayapılmış olur.Bu yaşlarda, dakikada 300 – 400 kelimeyi duraklama, tonlamave vurgu yanlışı yapmadan sözcükleri doğru söyleyerekokuyabilmeliyiz. Serbest okuma ve araştırma yapabilmealışkanlığı kazanabilmeliyiz. Kitapların, içindekiler, index (dizin)ve sözlük bölümlerinden yararlanabilmeliyiz. Sözlük, imlâ(yazım) kılavuzu, kaynak kitap, ansiklopedi vb. eserleri kullanabilme;okunmaya değer günlük gazeteleri ve uygun delgileriizleyebilme, kendi seviyemizde yararlı kitapları seçip okuyabilmeetkinlik, beceri ve alışkanlıklarını kazanmaya çalışmalıyız.NELERI OKUMALIYIZ?Seviyemize, yaşımıza uygun kitaplar seçebilmeliyiz. İlgiduymadığımız konularda ve istemediğimiz, sevemediğimizyazılan okumanın bir anlamı ve faydası yoktur. Fakat bazeniyi bir kitap okunurken de -genellikle konunun derinliğindenveya tembellikten dolayı- isteksizlik duyulabilir. Bu takdirdehemen pes etmemeli, kendimizi biraz zorlamalıyız. Sevmediğimizibile anlamaya kendimizi alıştırmalıyız ki, anlamamışolduklarımızı sevebilelim.İnancımızı, görüşümüzü, bilgimizi, zevkimizi geliştirecek değerdeeserler okumalıyız. Midemizi abur cuburla doldurmaknasıl zararlı ise, kafamızı da rasgele kitap okuyarak meşgul≈ 56 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfetmek, bozmak öyle faydasız, hatta zararlıdır. Gıda zehirlenmesinedikkat etmemiz gerektiği gibi, fikir zehirlenmelerinekarşı da uyanık olmamız gerekir.Okuyacağımız kitapları hocalarımıza, bu işten anlayan büyüklerimizesoracak olursak boş yere vakit harcamaktan kurtulmuşoluruz.Faydasız ilimden, dolayısıyla faydasız kitaplardan Allah’asığınmalı, kaçınmalıyız. Kısacık ömrümüzü boşa harcamamalı,çokça faydalanabileceğimiz değerli eserlere zamanımızıvermeliyiz. Hele, sırf resimli, çok az yazılı kovboy ve gangsteryayımlarım sürekli okumaya çalışır, bunların zevkine kendimizikaptırırsak, okuma tembelliğine tutulur, daha ciddi veyararlı eserlerden hoşlanmaz oluruz. Bilgimizi arttıracak ilmieserler, fikir kitaplan dururken sürekli hikâye ve roman türüeser okumak da yanlıştır. İçinde iki gram şeker var diye birkilogram keçi boynuzu kemirmek gibi basit kitaplan okumakyerine; gıda değeri ve özgül ağırlığı fazla olan kitaplan tercihetmeliyiz.Günümüzde televizyon izlemenin hastalık boyutlarda olduğuve bunun okuma önünde büyük engel teşkil ettiği bilinmelidir.Bırakın zararlı olanları, malayani, yani boş, lüzumsuz vefaydasız olan şeylerden bile sakınmalıyız ki okumaya yeterlivakit ayırabilelim. Başta müzik ve maç hastalığı olmak üzereher türlü tiryakilik, tutku ve kötü alışkanlıkların okumaya, dolayısıyladünya ve ahiret saadetine engel olduğu bilinmelidir.≈ 57 ≈OkumaOKUMA HIZIOkunacak şeyler çok fazla olduğuna ve hızlı okunan yazılarınanlamlan daha iyi kavrandığına göre, önce okuma hızıüzerinde çalışmak ve düşünmek gerekir. Hızlarına göre okumaçeşitleri şunlardır:1- Göz gezdirme: Bu, en hızlı okuma çeşidi olup, bir kitabıniçinde aranılan konunun mevcut olup olmadığını anlamak veyayazının planını ve ana hatlarını bulup çıkarmak yahut da kitabınkıymet ve faydalılık derecesini tespit etmek için kullanılır.2- Çabuk okuma: Metinde atlama yaparak sür’atle okumakolup şu hallerde kullanılır. Ayrıntı önemli değilse, zaten bildiğimizbir konuda hafızamızı tazelemek veya kaçırılan noktalarıbulup çıkarmak, aradığımız bir problemin cevabını bulmakistiyorsak bu tür okumayı tercih ederiz. Yine, hikâye, gazetehaberleri veya hafif eserler bu hızla okunur.3- Normal okuyuş: Metni atlamadan okumak olup bir konuyutam olarak anlamak, araştırdığımız bir konuda bilgi toplamak,özet çıkarmak… için kullanılır. Bir öğrenci, ders kitabınınormal olarak dakikada 300 – 400 kelime okuyarak çalışabilmelidir.4- Ağır okuma: Kelime ve cümleler üzerinde durup düşünerekokuma olup zor ve anlaşılmaz bir konuyu okumak, yazılanbir yazıyı değerlendirmek ve tenkid etmek, konuya ait yenibir fikir, bir çözüm metodu bulmak gerektiğinde kullanılmalıdır.Matematik ve felsefe eserleri, mesleki araştırma ve incelemelerbu hızla okunmalıdır.≈ 58 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfOkurken göz bir yazıdaki harf ya da sözcükleri teker tekergörmez; sıçrama ve duraklamalar yaparak sözcükleri veyasözcük kümelerini bir bütün olarak görür. Zihin de bu bütünlükiçinde anlamı kavramaya çalışır. Gözün sıçrayış ve duraklamalarıyazının güçlüğüne, satırların uzunluğuna, okuyucununyaşına ve olgunluğuna ve okuma amacına göre değişir. Göz,yaptığı her sıçrayışta satırın belli bir bölümünü görür. Bunagörüş genişliği denir. Bu genişlik, iyi bir okuyucuda 15 -20harflik bir yeri kapsar. Yavaş bir okuyucuda ise bu genişlik 6harfe kadar düşer.Okuma hızı, gözün satırlar boyunca yaptığı duraklama vesıçramaların sayısı ile belirlenir. Gözün kelime biçim ve kalıplarınaalışık olduğu durumlarda duraklama ve sıçramalararasındaki süre azalır. Böylece okuma hızı artmış olur. Tersidurumda, gözün satırlar üzerinde ilerlemesi yavaşlar ve okumahızı da düşer.Okuma hızını arttırmak mümkündür ve şarttır. Birçok kimsenin,doğruluklarından hiç bir şey kaybetmeden bir konudakiokuma hızlarını iki misline çıkarabildikleri deneylerle ispatlanmıştır.Okuma hızını arttırmak için şunlara dikkat etmek gerekir:1- Gırtlak ve dudak hareketlerini bırakmalıdır. Çünkü bu yollasadece sesli okuma hızı seviyesinde kalınır. Hâlbuki sessizokuma hızı, seslinin iki üç katıdır.2- Kelimeler için değil de fikirler için okumalıdır. Yani tektek kelimeleri okumak yerine; bir çırpıda, bir fikri kavramağayetecek kadar kelime grubunu okumaya çalışmalıdır.≈ 59 ≈Okuma3- Her paragraftaki ana fikri sezmeye çalışmalıdır.4- Dikkati sadece okunanı anlamaya teksif etmeli, ikinci birişle, hatta okuma hızı ile dahi ilgilenilmemelidir.5- Dönüp tekrar okumalar kaldırmalıdır. Çünkü sonra gelencümle, karanlık kalan yeri açıklayacak yapıda olabilir.6- Daha çabuk okumaya, kendi kendisiyle yarışmaya çalışılmalıdır.ŞII R OKUMAKŞiir okumak, yazıdaki ses zenginliklerini zevk alınır durumagetirme sanatıdır. Şiir okuyacak olan kişinin sesi ve yeteneklerişiir okumaya elverişli olmalıdır. Ayrıca yeteri kadar okumaçalışması yapmalıdır. Mısra vurgularına ve tonlamaya dikkatetmek gerekir. Şart olmamakla birlikte, mümkünse okunacakşiir ezberlenmelidir.Şiir okuma sanatının özü; sesle anlamı okurken kaynaştırabilmekte,sesin hangi kelime veya heceler üzerinde yükseleceğini,hangisinde hafifleyeceğini, bir mısradan diğerine nasılgeçileceğini, nerelerde durulacağını, seslerden hangisinin önplana alınacağını, anlamı sese, sesi anlama feda etmedenayarlayabilmektedir.Şiir sese dayanan bir okumadır. Şiir okurken abartılı jest vemimiklerden yani gereksiz el yüz hareketlerinden kaçınmakgerekir. Sesi doğal biçimde kullanmak lazımdır. Şiir okumaktaklitçiliğe hiç gelmez. Taklit edilirse etkisini yitirir. Şiir kendine≈ 60 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfözgü bir heyecanla okunmalıdır. Başarılı şiir okumak için şiirinanlamını kavramak ve onu hissetmek, metnin psikolojik havasınagirmek gerekir.NOKTALAMA İŞARETLERİDuygu ve düşüncelerimizi karşımızdaki insanlara anlatırkensesimizi yerine göre yükseltir veya alçaltırız. Bununla birliktebaş, yüz, el, kol ve gövde hareketleri de yaparız. Fakat yazıdabunlardan yararlanma imkânımız yoktur.Yazıda ise cümlelerin doğru anlaşılmasını sağlamak, okumayadüzen vermek amacıyla birtakım yazı işaretleri kullanılırki bu işaretlere noktalama işaretleri denir.Yazıda noktalama işaretlerini kullanmamak ya da gelişi güzelbir şekilde kullanmak cümlelerin yanlış anlaşılmasına veyazor anlaşılmasına sebep olur. Bu nedenle noktalama işaretlerininkullanılış yerlerini iyi bilmek gereklidir.BAŞLICA NOKTALAMA İŞARETLERİNOKTA (.)1- Tamamlanmış bir cümlenin sonuna konulur.Örnek. Kur’an’a ilgi, her geçen gün artıyor. Hz. Muhammed(s.a.s.), en son peygamberdir.2- Kısaltmalardan sonra konulur.Örnek: İst. (İstanbul), Prof. (Profesör), Dr. (Doktor), Hz.(Hazreti)≈ 61 ≈Noktalama İşaretleri3- Sıralama gösteren sayılardan sonra konulur.Örnek: 100. yıl (yüzüncü), 15. gün (on beşinci), II. Mahmut(İkinci)4- Belli bir günü gösteren tarihlerde gün, ay ve yıl arasınakonulur.Örnek: 29.5.1453, 01.01.1955, 10.11.19385- Saat gösteren sayılarda zaman birimlerinin arasına konulur.Örnek: 12.25,14.00, 17.35,21.056- Sayı basamaklarının arasına konulur.Örnek: 12.315.250, 1.750.000,52300.155VİRGÜL (,)1- Sıralı cümleleri ayırmada kullanılır.Örnek: Kalktı, namazını kıldı, seccadesini topladı, aşağı indi.Kur’an okudu, abdestini tazeledi, tesbih çekmeye başladı.2- Eş görevli sözcükleri, sözcük öbeklerini (yüklem, özne,nesne, tümleç) ayırmada kullanılır.Örnek: Ayetleri, hadisleri, özlü sözleri özenle yazıyordu.Köyünü, evini, eşini, çok sevdiği oğlunu yıllardır görmemişti.3- Özneyle yüklem arasına başka öğeler girmişse ya daöznenin vurgulu söylenmesi gerekiyorsa, özneden sonra konulur.Örnek: Kur’an, inananların baş tacı, inanmayanların korkulurüyasıdır.4- Bazı hitaplardan (seslenmelerden) sonra konulur.Örnek: Değerli hocam, Aziz dostum, Sayın seyirciler,4- Arasöz ve ara cümlelerin başında ve sonunda kullanılır.Örnek: Bütün dostları, zaten onun pek dostu da yoktu, kendisinibıraktılar.≈ 62 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf5- Aktarma cümlelerin sonunda, tırnak işaretinin yerinekullanılır.Örnek: “Bugün geliyorum, dedi.”, Namazım kıldım, dedi.7- Alt alta sıralanan maddelerde, her maddenin sonuna konur.Örnek: Türkçedeki çok sözcüklü dil öğeleri şunlardır:a) Bileşik sözcükler,b) Deyimler,c) Terimler,d) İkilemeler.8- Sayıların ondalık kısımlarını belirtmede kullanılır.Örnek: 0,25 1,75 4,5Ayrıca yazıların durumuna göre çeşitli duraklarda, vurguluyerlerde, dikkat istenen yerlerde, anlamayı kolaylaştıracak şekildegerektiği kadar virgül kullanılır.NOKTALI VİRGÜL (;)1- Birbirine bağlı, ama herbiri kendi içinde bağımsız olancümleleri ayırmak için kullanılır.Örnek: Mutlu olmasını bilene herşey güleryüz gösterir; gökdaha güzel, ay ve yıldızlar daha parlak, ciğerlerimize girenhava daha temiz gelir.2- Aralarında virgül bulunan eşit bölümleri ayırmada kullanılır.Örnek: Biber, patlıcan, domates, yaz; ıspanak, pırasa, kerevizkış sebzelerindendir.3- İki cümle, birbirine “ama, fakat, lâkin, çünkü, ancak…”≈ 63 ≈Noktalama İşaretlerigibi bağlaçlarla bağlanıyorsa, birinci cümleden sonra noktalıvirgül konur.Örnek: Büyükada’da yüzme bilmeyen de yıkanabilirdi; fakatbalığa çıkmak için göbekten balıkçı olmak lâzımdı.”İKİ NOKTA (:)1- Cümleden ya da sözcükten sonra açıklamalar yapılacak,örnekler sıralanacaksa bu cümlenin ya da sözcüğün sonunakonur.Örnek: Türkiye’deki büyük şehirlerden bazıları şunlardır: İstanbul,Ankara, İzmir, Adana, Bursa.2- Başkasından aktarılan ve tırnak içinde gösterilen sözdenönce konur.Örnek: “Deveye: “Boynun neden eğri?” diye sormuşlar.”3- Karşılıklı konuşmaların başlayacağını bildiren sözlerdensonra konur.Örnek: “Hocaya sormuşlar:- Hocam bir şey icat ettin mi?- Ettim, demiş; ama ben de beğenmedim.- Neyi, demişler.- Karla ekmek yemeği, diye cevap vermiş.”ÜÇ NOKTA (…)1- Herhangi bir nedenle bitmemiş cümlenin sonuna konur.Örnek: “İnsan Rabbine inansa, Kur’an’ı okusa, hayattan ibretalsa…”“Sonra alabildiğine uzanan yemyeşil bir ova…”≈ 64 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf2- Birtakım bölümler, örnekler sayıldıktan sonra “gibi” anlamındakullanılır.Örnek: “Annesinin öğütleri bitmiyordu: Çalış, erken yat, erkenkalk…”“Birçok yazı türü vardır: Şiir, roman, öykü, makale, oyun,masal…”3- Söz arasında söylenmeyen, söylenmek istenilmeyensözcüklerin yerine kullanılır.Örnek: “Dün… adında bir genç geldi.”“… köyünden biri, bunları uzun uzun anlattı.”4- Bir metinde yapılan alıntılarda, atlanan yerler, sıra noktalarlagösterilir. Sıra noktalar yerine, ayraç (parantez) içindeüç nokta da kullanılabilir.Örnek: “Kocabaş yığıldı çamura (…)Kocabaş’ın yerine koştu kendini Elifcik, yürüdü düşmanınüstüne, yüceden yüceden.”5- Konuşmalı yazılarda, karşıdakinin susuşunu göstermekiçin kullanılır.Örnek: “- Senin adın ne?- Ali- Niçin namaz kılmıyorsun?…SIRA NOKTALAR (…………)Bir yazı aktarılırken söylenmeden geçilen bölümleri, cümleleribelirtmek için kullanılır.≈ 65 ≈Noktalama İşaretleriSORU İŞARETİ (?)1- Soru bildiren cümlelerin sonuna konur.Örnek: Sen hafız mısın? Namazını kıldın mı?2- Soru işareti, ayraç (parantez) içinde kullanıldığı zamanverilen bilginin kesin olmadığını, bundan kuşku duyulduğunubildirir.Örnek: Yapılan araştırmalara göre Karacaoğlan’ın 17. Yüzyılda(?) yaşadığı sanılmaktadır.Yine parantez içinde verilen soru işareti konu hakkında bilgiolmadığını da bildirir.Örnek: Nasreddin Hoca (?-?) fıkralarıyla tanınan bir Türkbüyüğüdür. Parantez içindeki soru işaretleri hocanın doğumve ölüm tarihlerinin bilinmediğini göstermek için kullanılmıştır.Gerçek soru bildirmeyen kelime veya cümlelerin sonuna buişaret konulmaz: Örnek: Ne söyledi, pek anlayamadım. Nasılbirisi bu, henüz öğrenemedim.ÜNLEM İŞARETİ (!)Ünlem, nokta -ve- soru işareti gibi bir cümle sonu işaretidir.Ünlem işareti, ünlem cümlelerinin sonunda (nida, çağırma ifadelerindensonra) kullanılır. Örnek:Ali hey! Biraz gelir misin? Ah! Bu da ne? Hey anne, burayabaksana!İnanılmayan, şaşılan ve bazı övücü sözlerin alay olduğunugöstermek için, yani başkalarının kabul ettiği bir özelliği kabul≈ 66 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfetmediğini göstermek veya övgü sözleriyle alay etmek için dekullanılır. Bu tür kullanışlarda ünlem parantez içinde gösterilir.Örnek: Nedim çok akıllı(!) bir çocuktur. Senin gibi yakışıklı(!)birini hayatta görmedim. Bu üstün zekâlı(!) çocuk, evinde birbilim adamı(!) gibi çalışırmış.Sevinç, şaşına, acı, korku, kıvanç, hayret bildiren kelimelerinve cümlelerin sonuna konur.Örnek: Ayy! Ya, öyle mi! Vah vah! Çok üzüldüm. ElhamdülillahMüslümanım!Söylev ve hitabelerde de ünlem işareti kullanılır.Örnek: Ey iman edenler! Ey akıl sahipleri!Eğer bir cümleye bağlı hitap varsa, bunları bir virgülle ayırıpünlem işaretini cümle sonuna koymak gerekir. Örnek:“Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururkenSana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz!”ÇİZGİ (-)Çizgi, yazıdaki konuşmaları göstermeye yarar:— Eee, anlat bakalım!—Anlatacak bir şey yok.BİRLEŞME ÇİZGİSİ (-)Birleşme çizgisi, satır sonuna sığmayan kelimeleri birleştirmeyeyarar. Bu kelimeler kurallara uygun biçimde hecelerebölünür; hiçbir sûrette hece kendi içinde bölünmemelidir.Örnek: Müslümanca ölmek için Müslümanca yaşamak ge≈67 ≈Noktalama İşaretlerirekir. Müslümanca yaşa¬mak için de bazı şeylerden fedakârlıkyapmak gerekir.Bu örnek cümlede, yaşamak kelimesi satıra sığmadığı için,kelimenin bir kısmı diğer satıra yazılacaktır. Ama, kelimeyi istediğimizherhangi bir yerinden ayıramayız. Yaşamak kelimesiniancak hecelerinden, yani ya-şa-mak hecelerinden ayırabiliriz.Satır sonlarına gelen özel isimlerden sonra bu çizgi kullanılmaz.Satır sonuna denk gelen özel isimden sonra sadece kesmeişareti kullanılır, örnek:Devlet, Batılılara yaranmak için tesettürü yasaklasa, camileriyıksa, Kur’an’ ın okunmasına bile izin vermese, kâfirler bunlarıda yeterli görmezler; onlar, İslâm’ ın hayata yansıyan her yönünedüşmandır.Yukarıdaki örnek cümlede özel isim olan Kur’an ve İslâm kelimelerininyazımı satır sonuna denk gelmiş. Bu kelimelere gelenekler satır sonuna çizgi olmaksızın, sadece kesme işaretiylegösterilmiştir.Birleşme çizgisi, kökleri ve ekleri ayırmakta da kullanılır.Örnek: Ara-ş-tır-ıl-dı, gör-üş-mek, İs-lâm-laş-mak, yak-ıt.Bir kelimeyi oluşturan heceleri ayırmakta kullanılır: ge-ce-lemek,gâ-vur-laş-tı-ra-ma-dık-la-rı-nız.Ara sözleri, ara cümleleri, ayrıntı sayılabilecek açıklamalarıbelirtmek için kullanılır. Örnek: İstanbul’da -bazısı Bizans’tankalma- değerli tarihî eserler vardır.≈ 68 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfArapça ve Farsça’dan dilimize geçen kelimelerdeki kök veekleri belirtmek için, Farsça isim tamlamasından sonra tamlamayıbelirtmek için kullanılır: Put-perest, Mescid-i Ma’ruf, tarih-i İslâm, Kur’ân-ı Kerim, Fi Zılali’l-Kur’an.İki kelimeden oluşmuş Batılı kişilerin soyadlarını birleştirmekiçin kullanılır:Saint-Simon, Joliot-Curie.Yabancı yer adlarının yazımında da yerine göre bu işaretkullanılır:Saint-Tropez, Saliues-les-Bains.İki veya daha çok ulus veya ülke, dil adı arasındaki bağ dabu çizgi ile belirtilir:İslâm – küfür savaşı, Türkçe – Arapça sözlük, Türkiye -Fransa spor karşılaşmaları, Türk – Arap ilişkileri.İki veya daha çok özel isim arasındaki bağ da bu çizgi ilebelirtilir:İstanbul – İzmit yolu, Ankara – Erzurum uçak seferleri. Adana- Medine tren yolu. Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi.İki veya daha çok sayı arasındaki süre bağlantısını belirtmekiçin kullanılır: 1914 -1918 Dünya Savaşı, saat 14-16 arası,2019-2020 öğretim yılı.≈ 69 ≈Noktalama İşaretleriTIRNAK İŞARETİ (“ ”)Bir metin içinde, başkasından aktarılan yazı veya sözlerinbaşında ve sonunda kullanılır: “Ey iman edenler! Allah’tan korkunve sözün doğrusunu söyleyin.” (33/Ahzâb, 70)Orijinal biçimiyle aktarılan sözler tırnak içine alınarak gösterilir.Orijinali hatırlanılmayan veya değişik şekilde aktarılan ifadelertırnak içine alınmadan aktarılır: Şair, zulme karşı tepki gösterilmesininşart olduğunu kendinden misal vererek şöyle anlatır:Zulmü alkışlayamam, zâlimi de sevemem.Tâğutların keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.Bu şiir alıntıları, bir cümle veya metin içinde değil de, bir anıtveya yazıtta yer alıyorsa, tırnak işareti kullanılmaz:Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.Orijinal biçimiyle aktarılan sözleri veren cümlelerin sonuna ikinokta konur; (yan yana iki nokta) tırnak içine alınan alıntı sözbüyük harfle başlar ve sonuna konulan işaret (nokta, soru, ünlem)tırnak işaretinin içinde kalır.Cümle içinde özel olarak belirtilmek istenen birtakım sözler,tırnak içinde gösterilir. Tırnak içine alınan bu sözler daha çokalayı içerir. Ciddiye alınmadığı da böylece dile getirilmiş olur. Örnek:Cemaatler arasında “yakınlaşma” umudu belirdi.Kitapların, edebî eserlerin, bilimsel yayınların, yazıların birkaçkelimeden oluşan başlıkları, metin içinde çoğunlukla tırnak içindegösterilir: Yahya Kemal’in şiirleri “Kendi Gök Kubbemiz” adıylayayımlandı.≈ 70 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfTırnak içine alınan başlıklardan sonra kesme işareti kullanılmaz:Otuz Beş Yaş’ı okuduğum zaman Cahit Sıtkı’nın duygularımdaha iyi anladım. “Otuz Beş Yaş”ı okuduğum zaman…(Bir şiir adı olduğu için özel isim olan Otuz Beş Yaş ifadesineek geldiği halde, tırnak içinde yazıldığı zaman kesme işaretikonulmadı. Sebebi: İki tane noktalama işareti yan yana kullanılmaz.Bir yerde sadece bir işaret olur.)Gazete ve dergi başlıkları tırnak içine alınmaz: Diriliş dergisindeçıkan bir yazıda Sezai Karakoç, problemlerin can yakıcıama hayat kurtarıcı tedavisini söylüyor.PARANTEZ ( )Parantez, cümle içindeki açıklayıcı bilgileri içine alır: ŞairNecip Fazıl’ın fikir yazıları yanında, her çeşit nesir türlerini (roman,hikâye, makale, tiyatro…) ustalıkla kullandığını görüyoruz.Cümle içinde yer alan ara sözlerin veya ara cümlelerin başındave sonunda kullanılır: İnsana huzur verecek ilmi Avrupatopraklarında (kim bilir belki ne zamana kadar) arama.Maddelerin sıralanışında, sıra gösteren harf veya rakamlardansonra parantezin kapama biçimi kullanılabilir: 1)…., 2)a)…., b)… Bu çeşit kullanışta harf veya rakamlardan sonra,parantez yerine nokta veya çizgi de kullanılabilir: 1., 2., a., 1-, 2-, a-, b≈71 ≈Noktalama İşaretleriKESME İŞARETİ (’)Özel isimlere getirilen ekleri ayırmada kesme işareti kullanılır:Mehmet’e,Hatice’den, Mekke’yi, Çeçenistan’dan.Sayılara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır: 571’de, hicri1420’de, 1999 senesi Nisanının 28’inci günü, 9’dan 99’a kadar.Kısaltmalardan sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır:BM’de, PTT’nin,Bir ünlünün düştüğünü belirtmek için kullanılır; N’apalım,Karac’oğlan.Bir ek veya harften sonra gelen eki ayırmak için de bu işaretkullanılır: c’nin, a’dan z’ye, -en’in, -daş’ın gibi.Bazı kısaltmalardan sonra (metre, litre, kilometre, Türk lirasıkelimelerinin kısaltmaları olan m, 1, km, TL vb.) bu işaretkullanılmaz: Yolun 5 bölümü, 10 bir kap, bir milyonTL gibi.Basımda başlıklar değişik harflerle (italik veya koyu) dizilir.Değişik harflerle dizilen başlıklardan sonra getirilen ekler kesmeişaretiyle ayrılır.Gazete ve dergi başlıklarına getirilen ekler çoğunlukla bu≈ 72 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfişaretle ayrılır: Bu kanun, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihteyürürlüğe girecek.Özel isimlerden türetilen isim, fiil (mastar) ve sıfatlarda buişaret kullanılmaz: Kütahyalı, Hollandalı, Kayserili, Türkçe,Arapça, Amerikalılaşmak.Ancak, sonunda okunmayan harfler bulunan yabancı özelisimlerden sonra getirilen ekler, bu durumu belirtmek için kesmeişaretiyle ayrılır: Bordeaux’lu (Bordolu okunur), Bruxelles’li(Brükselli okunur).Kurum ve kuruluş adlarına getirilen ekler Çoğunlukla ayrılmaz:Ayasofya Camiinin, Devlet Demir Yollarının, KalemderSuffe İslâm Okulunda.ÖNEMLİ NOT: Nokta, virgül, noktalı virgül, soru işareti gibinoktalama işaretlerinin çoğu kelime sonunda kullanıldığı veişaretten sonra başka bir kelime başlayacağı için, noktalamaişaretlerinden sonra yazı devam ediyorsa mutlaka bir harf kadarboşluk bırakılmalıdır. Noktalama işaretleri içerisinden sadecebirleşme çizgisi, kesme işareti, tırnak açma ve parantezaçma işaretlerinden sonra bir harf boşluk bırakılmaz. Diğertüm işaretlerden sonra bir harf kadar boşluk bırakılmalıdır.NOKTALAMA İŞARETLERİ DIŞINDA YAZIDAKULLANILAN DİĞER İŞARETLERYazıda noktalama işaretleri kadar sık olmamak şekliyle,kullanılan birtakım≈ 73 ≈Noktalama İşaretleriişaretler daha vardır. Bu işaretler şunlardır:+ artı, toplama işareti,- eksi, çıkarına işareti,X çarpı, çarpma işareti,: bolü, bölme işareti,= eşitlik işareti,% yüzde işareti,* not işareti (aşağıya not düşme),“ denden (aynısı) işareti,° derece işareti.İMLÂBÜYÜK HARFLERİN KULLANILDIĞI YERLER1. Cümlelerin ilk harfi büyük yazdır. Nokta, soru işareti, ünlemişareti (ve iki nokta üst üsteden sonra açıklama cümlesiyer alıyorsa) bu işaretlerden sonra gelen her cümlenin başındabüyük harf kullanılır.2. Yazı başlıklarındaki her kelimenin ilk harfi büyük yazılır.Örnek: İslâm’da İlme Verilen Önem3. Kitap, gazete, dergi adlarındaki her kelimenin ilk harfibüyük yazılır. Örnek: Yeni Şafak Gazetesi, Vuslat Dergisi, Yoldakiİşaretler gibi. Ancak, başlıklarda geçen ve, ile, ya, veya,ki bağlaçlarıyla mı, mi, mu, mü soru ekleri küçük harfle yazılır.Gazete, dergi, kitap ve yazı başlıklarının süs olsun diye küçük≈ 74 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfharfle yazıldıkları görülmektedir. Bazı gazete, dergi ve kitaplardagörülen bu uygulamayı genelleştirmek yanlıştır. Herhangibir yazıda öğrencilerin veya yazı yazan şahsın bu tür başlıkveya adları tümüyle küçük harfle yazması doğru olmaz.4. Müessese (kurum) adlarını bildiren her kelimenin ilk harfibüyük yazılır. Örnek: Kalemder Suffe İslâm Okulu, Mescid-iMa’ruf, Akabe Vakfı gibi.5. Bütün özel isimler büyük harfle başlar. Örnek: Ahmed,Hatice, Edime, Van Gölü, Çukurova, Araplar gibi.6. Kişi adlarıyla birlikte yazılan saygı ve meslek unvan bildirenkelimelerin ilk harfi büyük yazılır. Örnek: Prof. Dr. CelalettinVatandaş, Muhtar Mustafa, Doktor Sefa Bey, AyhanHoca gibi.7. Belli bir tarihi gösteren ay ve gün adlarının ilk harfi büyükyazılır: 15 Temmuz 2016 Cuma, 3 Mart 2109 Salı, 16 Kasım1998 Pazartesi.8. Şiirlerde her mısra (şiirlerin satırlarına mısra denir.) büyükharfle başlar. Ancak, çağdaş şairlerin, mısraların ilk kelimesineküçük harfle başladıkları da görülmektedir.9. Kısaltmalarda büyük harf kullanılır: PTT (P.T.T.), TBMM(T.B.M.M.), T. Z.D.K. gibi. (Bu tür kısaltmalar noktalı veya noktasızher iki türlü de yazılabilir.)10. Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar, örnek:Dikkat, ölüm tehlikesi var. Giriş, Çıkış, Çekiniz, Vezne,≈ 75 ≈İmlâOtobüs durağı gibi. Levhalardaki sayılardan -ncı, -nci, -uncu,-üncü anlamı veren bir nokta konulmuşsa, gelen kelimenin ilkharfi küçük yazılı: IV. kat, 3. sınıf, 2. koğuş, I. blok gibi.11. Ulus, boy, oymak, din, mezhep, dil, lehçe adları büyükharfle başlar: Türk, İranlı. Çeçen, Filistinli, Özbek, İngilizce,Tatar, İslâmiyet, Hanefilik, Masonluk, Katolik gibi.12. Özel isimlerden türetilen bütün isim, fiil (mastar) ve sıfatlarbüyük harfle başlar: İslâmlaşmak, Avrupalılık, Türkoloji,Özbekistan, Gümüşhane gibi.Ay ve gün adları (mayıs, teinimiz, salı, cuma); bayram adları(ramazan bayramı, kurban bayramı); belli günler, haftalar,mevsimler, konferans, kongre ve toplantı adları (anneler günü,vahdet haftası, kutlu doğum haftası, sonbahar, hac kongresi)cümle içinde küçük harfte yazılır. Abla, ağabey, dayı, enişte,amca, teyze, anne, baba gibi kelimeler küçük harfte yazılır:Hasan amca, Ayşe teyze gibi.Başka bir kimseye ait bir cümlenin ancak bir bölümünü aktardığımızda,onun ilk kelimesi iki noktadan sonra küçük harflebaşlar.MASTARLARIN SÖYLENİŞ VE YAZILIŞI-Ma, -me ile biten mastarların sonuna -a, -e, -ı, -i eklerinin-ya, -ye, -yı, – yi biçimleri getirilir. (Yani masların sonu sesliile bitiyorsa, tekrar sesli harf gelmez. İki sesli harf yan yanabulunmasın diye araya kaynaştırma “y” si getirilir.) Örnek: alma-ya, görme-ye, kazanma-yı, sevme-yi gibi.≈ 76 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf-Mak, -mek ile biten mastarlardan sonra -a, -e, -ı, -i eklerindenbiri geldiği takdirde -k ünsüzü yumuşar, -ğ olur. Örnek:Sormak > sormağa, yemek > yemeğe.FİİL KÖK VE GÖVDELERİNİN YAZILIŞIFiil çekimlerinde kök ve gövdeler yazılışla olduğu gibi kalır,değişiklik göstermez: Haşlayan (haşlıyan değil), gelmeyen(gelmiyen değil), görmeyerek (görmiyerek değil), beklemeyerek(beklemiyerek değil) gibi.(İ)YOR EKİNİN YAZILIŞIFiil ek, ünlü uyumlarına uymaz. Kendinden önce ince ünlügelse de “o” ünlüsü incelmez: ölü-yor, gel-i-yor, di-yor, yi-yorgibi.Fiil kök ve gövdeleri ünsüzle bitiyorsa -( i )yor ekinin “ i ” sesiünlü uyumlarına uyar: Sar-ı-yor, gel-i-yor, dur-u-yor, gül-ü-yorgibi.Kök veya gövde ünlüyle biliyorsa, sondaki “a, e” ünlüsü de“ı, i” veya “u, ü” olur ve -(i)yor ekinin -yor biçimi, kelimenin sonunaeklenir, örnek: Bekle-miyor (beklemeyor değil), durmuyor(durmayor değil) gibi.İLE BAĞLACININ YAZILIŞIİle bağlacı, ünsüzle biten kelimelerin sonuna “-le” biçimindeeklenir, ünlü uyumuna göre “-la” biçimine de girer, örnek: Bilmekle(bilmek ile), uyumakla gibi.≈ 77 ≈İmlâİle bağlacı ünlüyle biten kelimelere ek olarak getirildiği zaman“i” ünlüsü “y” ye dönüşür ve büyük ünlü uyumuna uyar,örnek: Anayla (ana ile), satıcıyla, gazeteyle gibi.-KEN EKİNİN YAZILIŞI-Ken (iken) eki büyük ünlü uyumuna uymaz. Eklendiği kelimeninünlüleri kalın da olsa, bu ekin ünlüsü inceliğini korur.Örnek: Yazarken (yazar iken), alırken, yatıyorken, evdeykengibi.Kİ BAĞLACININ YAZILIŞIBağlaç olan “ki” başlı başına bir kelimedir. Ayrı yazılır. Cümledeiki söz grubunu birbirine bağlamaya yarar. Örnek: Senki, diyor ki, babam ki, çalış ki, baktım ki… Ölmedim ki mezarımıkazıyorsun. Mezarımı kazıyorsun, ama daha ölmedim ki!cümlelerinde olduğu gibi.Ki bağlacı bazı kelimelerle birleşip kalıplaşmıştır: Hâlbuki,oysaki, mademki, sanki gibi. Bu gibi durumlarda kalıplaşmadandolayı bağlaç olduğu halde “ki” bitişik yazılır.Kİ EKİNİN YAZILIŞIEk olan -ki ünlü uyumlarına uymaz. Ünlüsü kalınlaşmaz veyuvarlaklaşmaz: Örnek: Benimki, yarınki, kışınki, içerdeki gibi.Ancak, bazı kelimelerde ince yuvarlak ünlülerden sonra gelen-ki eki küçük ünlü uyumuna uyar; i ünlüsü yuvarlaklaşır.Örnek: Dünkü, bugünkü, öbürkü gibi.≈ 78 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfMI, Mİ, MU, MÜ SORU EKİNİN YAZILIŞISoru bildiren mı, mi, mu, mü eki kendinden ünce gelen kelimedenayrı yazılır. Kendinden önceki kelimenin son ünlüsünegüre de ünlü uyumuna uyar: Babam mı, annem mi, doydunmu, gürdün mü?Mi soru ekinden sonra gelen ekler mi ekiyle bitişik yazılır:Gelebilir miyim? Gider misin? Kalır mısın?DE, DA BAĞLAÇ VE EKİNİN YAZILIŞLARIDe, da bağlacı, kendinden ünce gelen kelimeden ayrı yazılır.Bağlaç olan de, da dahi anlamındadır. Cümleden çıkarılsa,cümlenin anlamı bozulmaz. (İsmin de hali olan de, da böyledeğildir; anlam tümüyle bozulur.) Kendinden önceki kelimeninson ünlüsüne göre büyük ünlü uyumuna uyar: Kalemi de, kitabıda, dün de, kapıyı da gibi. O kitabı ben de okudum. Sende mi Brütüs?Durum eki (ismin de hali) olan -de, -da ise, kendinden öncegelen kelimelere bitişik yazılır; kendinde, üstünde, üzerinde,içinde anlamları kazandırır: Çantada, elimde, avucumda, yolda,okulda gibi. Masada açık duran kitabı eline aldı. O kalemdenbende de var. Okulda da bunları öğretiyorlar mı? (Son ikiörnek cümlede her iki çeşit “de” kullanılmıştır. İlk “de” ek; ikinci“de” ise bağlaç olan de’dir.)İMEK EK FİİLİNİN YAZILIŞIİmiş Ek Fiili:İmiş ek fiili, ünsüzle biten kelimelere eklendiği zaman, ba≈79 ≈İmlâşındaki i ünlüsü düşer ve ünlüler uyumuna uyar: Gelmezmiş(gelmez -imiş) gibi.Ünlüyle biten kelimelerin sonuna eklendiği zaman “-ymiş”olur ve ünlüler uyumuna uyar: Korkuluymuş (korkulu-y-muş)gibi.İSE EK FII LININ YAZILIŞI:“ise” ek fiili, ünsüzle biten kelimelere eklendiği zaman, başındaki“i” ünlüsü kaybolur ve ünlüler uyumuna uyar: Alacaksa(alacak ise), yemişse (yemiş ise) gibi.Ünlü ile biten kelimelere eklendiği zaman, başındaki “i” ünlüsü“y” ye dönüşür, “yse” şeklinde söylenir. Ünlü uyumlarınauyar: Öğrenciyse (öğrenci ise), kapıcıysa ‘ (kapıcı ise), oduncuysa(oduncu ise) gibi.İDI EK FII LININ YAZILIŞI:“İdi” ek fiili ünlü ile biten kelimelere eklendiği zaman, başındaki“i” ünlüsü kaybolur ve ünlü uyumlarına uyar: Onundu(onun idi), yorgundu (yorgun idi) gibi.KISALTMALARIN YAZILIŞIKurum ve kuruluş adları yazılırken her kelimenin ilk harfialınarak kısaltılır. Kısaltmada büyük harf kullanılır.-(Küçükharfle kısaltma yapılmaz.) Harflerden sonra nokta kullanılır:T.B.M.M. T.C.D.D. P.T.T. O.D.T.Ü. İ.H.H. gibi.Son yıllarda bunların noktasız kullanılması da yaygın bir≈ 80 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfdurum almıştır: TBMM, TCDD, PTT, ODTÜ, İHH gibi. Ancak,bu şekildeki kısaltmaların (harfler arası nokta konulmayan kısaltmaların)son harflerinden sonra nokta kullanmak yanlıştır.Kitap ve dergi başlıkları, kişi ve yer adları da bir veya birkaçharfle kısaltılır: Dr. prof. s. (sayfa), vb. (ve benzerleri ve başkaları).Bitişik yazılan kelimelerin kısaltmaları da bunu gösterecekşekilde bitişik yazılır: km cm mm kg gibi.Kısaltılan kelimenin ilk harfi (ister küçük, ister büyük olsun)normal olarak olduğu gibi bırakılır. (Kurum ve kuruluş adları,yukarıda belirtildiği gibi, küçük harfle yapılmaz.) s. (sayfa),mm (milimetre), vb. (ve benzerleri). Ancak, küçük harfle yazıldığıhalde, kısaltması büyük harfle yapılan kelimeler de bulunmaktadır:TL (Türk lirası), K (kuzey) gibi.Kısaltmalardan sonra getirilen ekler, kesme işaretiyle ayrıldıktansonra, kısaltmanın okunuşuna uyar: İHH’da , PTT’ningibi.SAYILARIN YAZILIŞISayılar yazıyla yazılabildiği gibi, rakamla da yazılabilir. Bukonuda tek ve kesin bir kural yoktur, ilkeler uygulamalara görebelirlenmiştir.Edebi karakter taşıyan metinlerde küçük sayılar yazıylagösterilir. Beş yıl sonra, ayın üçüncü haftası, beş ayda bir, altıkardeş, onuncu sınıf gibi.≈ 81 ≈İmlâDaha büyük sayılarda, rakamlara yer verilebilir: 20 metresarık, gece saat 22.1O’da, 3.500.000 kişi gibi.Para ile ilgili işlemlerde (çek, senet, bono) sayıların bitişikyazılması (kelimelerin arasının biliştirilmesi) yaygın bir kuraldır:üçmilyonbeşyüzbin, dörtyüzseksenmilyonaltıyüzyetmişbingibi.Rakamlarla yazılan sayılardan sonra gelen ekler kesmeişaretiyle ayrılır: 9 Ocak 1999’da, 29 Mayıs 20021’de, 7’yi, 5’e,3’den 33’e kadar gibi.Yüzyıllar, aylar, kitap ve dergi ciltlerinin Romen rakamlarıylayazılması yaygın bir gelenektir: XXI. Yüzyıl, VII. ay, 1999, II gibi.Hükümdarların adlarında da Romen rakamları kullanılır: IV.Murat, II. Selim, XIV. Louis (Lui okunur) gibi. Yüzyıllar, kitapve dergi ciltleri, bugün kullandığımız rakamlar ile de yazılabilir:20. Yüzyıl, 4. cilt gibi.Beş ve beşten çok haneli sayılar, sondan sayılmak üzeregeleneksel üçlü gruplara (harflere) ayrılmak suretiyle yazılır:66 755, 35 822 594 gibi. Bu durumlarda üçlü haneler arasınanokta da konulabilir: 47.564, 35.750.000 gibi.Sayılarda kesirler virgülle ayrılır: 24,6 (yirmi dört tam, ondaaltı), 8,75 (sekiz virgül yüzde yetmiş beş) gibi.≈ 82 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfTARİHLERİN YAZILIŞIYıl bildiren sayılarda şimdiki rakamlar kullanılır: 1955, 1998-1999 gibi.Aylar, yazıyla olduğu gibi rakamla da gösterilebilir: 29 Mayıs1453,1453.29.5 , 29.V.1453 gibi.Yazılışta gün, ay ve yıl bildiren sayılar arasında nokta yerineçizgi veya eğik çizgi de kullanılır: 3-8-2020, 3/8/2020 gibi. Dahayaygın olanı ise: 3.8.2020 biçimidir.Metin içinde ay adları kısaltılmadan yazılır: 1955 senesi Ocağının1’inci günü doğdum.Tarihlerden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır:1.1.1955’de, 8.7.2019’un gibi.Aylarında gösterildiği tarihlerde, gün ve yıl bildiren sayılar arasınanokta veya çizgi konulmaz: 14. Haziran. 2019 veya 14 – Haziran- 2019 biçiminde yazmanın her ikisi de yanlıştır. (Doğrusu: 14Haziran 1999)Saat ve dakikalar metin içinde yazıyla veya şimdi kullandığımızrakamlarla gösterilir: Saat onu yedi geçe, saat sekize on kala, saatyediyi beş dakika on saniye geçe, saat 14.35’te gibi.TÜRKÇENİN SESLERİÇoğu dillerde olduğu gibi Türkçede de sesler, ünlüler ve ünsüzlerolmak üzere iki gruba ayrılır.≈ 83 ≈Türkçenin SesleriÜNLÜLER VE ÜNLÜLERLE İLGILI KURALLARTürkçede 8 ünlü vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.Bu ünlüler, ağzımızdan çıkışları sırasında dilin, dudaklarındurumu ve ağız açıklığına göre üç ayrı özellik gösterir:1. Ünlüler, çıkarılış sırasında dilin durumuna, söyleyişin,dilin arkasında veya önünde oluşuna göre kalın ve ince diyeikiye ayrılır:A, ı, o, u kalın ünlülerdir. E, i, ö, ti ince ünlülerdir.2. Dudakların, söylerken aldıkları biçime göre düz ve yuvarlakdiye ikiye ayrılır:A, e, ı, i düz ünlülerdir. O, ö, u, ü yuvarlak ünlülerdir.3. Ünlüler, söyleyiş sırasında ağzın biçimine ve ağız açıklığınagöre de geniş ve dar olmak üzere ikiye ayrılır.A, e, o, ö geniş ünlülerdir. I, i, u, ü dar ünlülerdir.Bu anlatılanlara göre dilin, dudakların durumu ve ağız açıklığıbakımından ünlülerin üç niteliği vardır. 8 Ünlünün niteliklerinintümünü gösterelim:a: Kalın, düz, geniş bir ünlüdür,e: İnce, düz, geniş,ı: Kalın, düz, dar.i: İnce, düz, dar.o: Kalın, yuvarlak, geniş,ö: İnce, yuvarlak, geniş.u: Kalın, yuvarlak, dar.ü: İnce, yuvarlak, dar.≈ 84 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfTürkçede her ünlü bir harfle yazılır. Yabancı dillerdeki ünlülerbu kurala uymaz: Aa, uu, eu gibi.Türkçedeki ünlülerin hepsi kısadır. Türkçe asıllı kelimelerdeuzun ünlü yoktur.Arapça ve Farsça’dan dilimize geçmiş kelimelerin uzun ünlüleride çoğunlukla kısa yazılır.Uzun ünlüler, okunuşta uzun ünlü şeklinde okunduğu halde,yazıda çoğunlukla gösterilmez; kısa ünlü gibi yazılır: Şair,kaide, numune, sefa, vali, adalet. (Bu kelimeler, içinde uzunokunması gereken sesler olduğu halde, yazılışta uzatma işaretikonulmadan yazılmaları daha uygun olur. Resmî kuralve öğrencilere öğretilen bu olduğu halde, uzatılacak seslileriuzatmayıp kelimeleri çok yanlış telaffuz eden kimselerin sayısının,her geçen gün çokça artmasını engellemek ve pasifolarak da olsa onlara destek olmamak için, Kâmil yerine Kamil,Âl-i İmran yerine Ali İmran diye yazıp telaffuz etmemekgerekir.Aynı zamanda, Arapça ve Farsça’dan Türkçeye giren bazıkelimelerdeki uzun ünlüleri yazıda da gösterme mecburiyetivardır: Bu durum, bir karışıklığı önlemek için gereklidir. Çünküdilimizde, üzerine uzatma işareti konmadığında anlamı başkaolan diğer bir kelimeyle karışabilecek bazı kelimeler vardır.Böyle, üzerine, uzatma işareti konulmayınca başka anlamdakikelimelerle karışabilecek ünlülerin üzerine, o ünlünün uzunokunmasını sağlamak için uzatma işareti konulması yanlışsayılmadığı gibi, gereklidir de. Bunlara dair bazı örnekler verelim:≈ 85 ≈Türkçenin SesleriAdet (= sayı), âdet (= görenek, alışkanlık),Alem (= bayrak), âlem (= dünya, evren),Aşık (hayvanlarda bir küçük kemik), âşık (= tutkun, çok seven),Hal (pazar yeri), hâl (durum, vaziyet).ÜNSÜZLER VE ÜNSÜZLERLE İLGILI KURALLARTürkçedeki ünsüzler 21 tanedir: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, 1,m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.Ünsüzler ikiye ayrılır:1. Söylenişi yumuşak olan ünsüzlere yumuşak ünsüzler denir.Bu ünsüzler ’şunlardır: b, c, d, g, ğ, j, 1, m, n, r, v, y, z. Bunlar,ses tellerinin titreşimli durumunda çıkarılır.2. Seslerinde titreşim olmadan, ağız kanalındaki engellemelerleçıkarılanlara da sert ünsüzler denir. Bunlar: ç, f, h, k,p, s, ş, t.Bazı yabancı dillerde ikili ve üçlü harfler kullanılmasına karşılık,Türkçe imlada her ünsüz bir harfle yazılır.Türkçe kelimelerin sonunda yumuşak b, c, d, g ünsüzleribulunmaz. Kelime sonlarında bunların yerme sert eşleri olanp, ç, t, k kullanılır: Harb > harp ağac > ağaç, and > ant, çeleng> çelenk. (Kelimenin aslı harb diye, sonu “b” ile bittiği haldeTürkçede kelimenin sonlarında “b” yerine “p” yazılması gerekir;diğerleri de öyle.)Bazı kelimelerde anlam farkını belirtmek için bu kurala uyul≈86 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfmaz. Yani, sert ünsüzle yazılınca başka anlama gelecekse, ozaman yumuşak ünlüyle yazılması gerekir:At (= binek hayvanı), ad (=isim)Ot (= bitki), od (= ateş) gibi.Dilimize başka dillerden giren çoğu kelimeler, yukarıda anlatılankurala (kelime sonlarındaki yumuşak ünsüzlerin sertünsüzlere dönüşmesi kuralına) uyum gösterir: Çorap (çorab),sebep (sebeb), kitap (kitab), bent (bend), bant (band). Fakat,bu gibi başka dillerden geçen böyle kelimelere bir ek getirildiğindesert ünsüzler yumuşar. (Yani, asıl kelimelerindeki gibiyazılır, okunur. Çünkü artık kelimenin sonuna ek geldiğinden,son harfin yeri değişmiş, sert ünsüz yine kelimenin sonunagelmemiş olur.) Çorap çorabı, kitap kitaba gibi.Türkçede “-nk” ile biten kelimelere bir ünlü getirildiğinde “-k”ünsüzü yumuşar: Denk dengi, kepenk kepengi gibi.Yabancı dillerden dilimize geçen kelimeler bu kurala uymuşlardır;Ahenk > ahengi, renk > rengi gibi. Ancak bank, tankgibi dilimize batıdan yeni giren kelimeler bu kurala uymazlar.Dilimizde p, ç, t, k ünsüzleri iki ünlü arasında yer aldıklarızaman yumuşama gösterirler ve b, c, d, g’ye dönüşürler: Dip> dibi, kazanç > kazancı, geçit > geçidi, başak > başağı gibi.Bu kurala uymayan bazı tek heceli Türkçe kelimelerle, yabancıdillerden gelen kelimeler de vardır. Bunlar p, ç, t, k ünsüzleriarasında kaldıkları zaman eski durumlarım korurlar: İp > ipi,göç > göçü, at > atı, cumhuriyet > cumhuriyeti gibi.Türkçede sert bir ünsüzle biten kelimelerin sonuna gelen≈ 87 ≈Türkçenin Sesleriekler, yine sert bir ünsüzle başlar: Kaç-tı, aç-tı, yık-tım, çiçek-teki, düş-künlük, geç-kin gibi.Üçgen, dörtgen gibi bazı kelimeler bu kuralın dışındadır.BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU (BÜYÜK SES UYUMU)Türkçede bir kelimenin ilk ünlüsü kalınsa, sonraki ünlüler dekaim; inceyse, sonrakiler de ince olur. Buna büyük ünlü uyumu(veya büyük ses uyumu) kuralı denir.Kepek, ağaç, okul, akıl, baba, kaya, saman, ümit, kelebek,dede, güzel gibi.Büyük ünlü uyumu kuralına aykırı olan kelimelerde ise ekler,kelimelerin son ünlüsüne uyar: Elma-dan, kitap-tan, seçiyor-muş gibi.Türkçede kullanılan bazı kelimeler büyük ünlü uyumuna uymazlar.Bunlar, çoğunlukla yabancı dillerden dilimize geçmişkelimelerdir: Kafes, otomobil, gazete, telefon, dünya gibi.Türkçe olup da, büyük ünlü uyumu kuralına uymayan kelimelerde vardır: Anne, kardeş, elma, hangi, haydi gibi.Türkçede bazı bileşik kelimeler de büyük ünlü uyumu kuralınauymaz: Gecekondu, başkent, Kırklareli, Kocaeli gibi.Türkçede ekler de bu kurala uyar: Bayrak-lar, biz-den, kucak-laş-mak gibi.≈ 88 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf-Leyin , -(i)mtırak, -ken, -(i)yor, -ki, -daş ekleri büyük ünlüuyumu kuralına uymaz: Sabahleyin, ekşimtırak, yatmazken,silmiyor, yarınki, meslektaş gibi.KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMUKüçük ünlü uyumu kuralı: Ünlülerin düzlük, yuvarlaklık vegenişlik, darlık bakımından birbirine uymasına denir.Türkçe bir kelime düz bir ünlüyle başlıyorsa, bundan sonragelen ünlüler de düz olur: Yatırmak, taşlamak, bitirmek, istek,kaçırmak gibi.Türkçe bir kelime yuvarlak bir ünlü ile başlıyorsa, bundansonra gelen ünlüler de ya dar yuvarlak (u, ü) veya düz geniş(a, e) olur: Süngülük, kucaklaşmak, durulmak, öldürmek, gülümsemekgibi.Türkçe bir kelimede geniş-yuvarlak ünlüler (o,ö) ancak ilkhecede bulunabilir, diğer hecelerde bulunmaz: Oyun, koyun,köpek, köprü, törpü, hoca gibi.Küçük ünlü uyumuna uymayan kelimelerde ekler, kelimeninson hecesine uyar: Klasör-ü, deliyor-sun gibi. Dilimizde küçükünlü uyumu kuralına uymayan birkaç kelime vardır: Avuç,avurt, çamur, kabuk, kavuk, kavun, kavurmak, savurmak, savuşmak,kavuşmak, yağmur gibi. Bu kurallara uymayan yabancıkelimeler de vardır: Alkol, daktilo, doktor, horoz, radyo,konsolos, profesör, aktör, bandrol gibi.≈ 89 ≈Türkçenin SesleriÜNLÜ DÜŞMESITürkçede iki heceli birtakım kelimeler vardır. Bunların sonunabelli ekler getirildiğinde ikinci hecedeki ünlüler düşer: Ağız> ağzı, alın > alın, bağır > bağrı, beniz > benzi, beyin > beyni,göğüs > göğsü, burun > burnu, geniz >genzi, gönül > gönlü,karın > karnı, koyun > koynu, kayın > kaynı, oğul > oğlu gibi.BINLERCE GÜVERCINGözlerimi kısarak Zekiye baktım. Dama çıkmış, gökyüzündeiki beyaz nokta gibi süzülüp duran güvercinlerine ıslık çalıyor,kavruk, ince, uzun yüzü gülüyordu.Beş çift güvercini vardı. Onları belki en çok ben kıskanırdım.Yüreğimde yumruk gibi bir sıkıntı büyür, içimde imkânsızistekler kabardı. Aylar boyu bir çift güvercinim olsa diye düşünürdururdum. Her gece rüyamda süt beyaz, siyah, kahverengi,hatta yeşil, kırmızı ve mavi güvercinler görürdüm.Babam bu büyük isteğimi hiç kabul etmiyor:- Zeki o kuşlarla oynayacağım diye iki sene üst üste Sınıftakaldı. Otur, dersine çalış sen… diyordu.Bir gün Zeki, güvercinlerinden ikisini satacağını söyledi, Çocuklarheyecanla fiyatım sordular, çatlak dudaklarını büzerek:- Kim sekiz yüz bin lira getirirse onları veririm, diye kestiripattı. Sekiz yüz bin lira… Bir çift güvercin… Ne yapacağımı şaşırmıştım,o kuşlar mutlaka benim olmalıydı. Fakat ben sekizyüz bin lirayı nereden bulacaktım?≈ 90 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfDuvarın dibine oturup düşündüm. Canim sıkılıyor, kulaklarımuğuldayıp duruyordu. Babamın sesiyle irkildim. Bana sesleniyordu.Hemen koşup yanma vardım.Az ötesinde teyzemin oğlu Mustafa duruyordu. Babam ikihafta yanımızda kalması için onu kasabadan getirmişti. Sevindim.Mustafa ile aynı yaşlarda idik. Babası üç sene önceölmüş, o yetim kalmıştı. Fakirdiler. Teyzem zengin ailelerinevlerini temizler, çocuklarım geçindirirdi. Mustafa’ya baktım.İncecik, dal gibi. Üzerinde dizleri yamalı, kısa bir pantolon, Sırtımdaeski bir ceket.Biraz sonra dışarıya çıkıp oynamaya başladık. Ona Zeki’ningüvercinlerini anlattım. Hiç bir şey söylemeden dinledi.Gece uyuyamadım. Zeki’nin satacağı güvercinler bir saniyeaklımdan çıkmıyordu. Sekiz yüz bin lira lazımdı bana. Nereden,nasıl bulacaktım bu parayı?Birden, fitili pır pır edip duran gaz lambasının ışığında gözümebabamın elbiseleri ilişti. Babam da annem de uyuyordu.Karar verdim. Çıt bile çıkartmadan kalktım. Elimi korka korkababamın cebine soktum. Bütün vücudum titriyordu. İlk defaböyle bir şey yapıyor, ilk defa babamdan izinsiz cebinden paraçalıyordum. Elim, bir ateş parçası tutmuş gibi eski bir, bir milyonlukçıkarttım. Hemen koynuma sokarak yatağa döndüm.Kıvrılıp uyumaya çalıştım.Sabah olmuştu. Gözlerimi açar açmaz parayı yokladım.Yerinde duruyordu. Ne yapacağımı şaşırdım. Babanı çoktangiyinip tarlaya gitmişti. İş işten geçmişti artık. Büyük, korkunç≈ 91 ≈Binlerce Güvercinbir pişmanlık duymaya başlamıştım. Yemeği yedikten sonraannem, babama götüreceğimiz yiyecekleri bir beze sarıp elimetutuşturdu:Mustafa’yla gidin. Baban acıkmıştır, dedi. Kalktık. YoldaMustafa gülüyor, oynuyor, sevinç içinde koşuyordu. Ben tedirgindim.Hasta mısın, diye sordu.- Yok, dedim.- Niye konuşmuyorsun peki?Bir ara Mustafa önümde yürürken parayı tekrar çıkartıpkontrol ettim. Düşündüm. Eğer Zeki’nin güvercinlerini alırsam,babam parayı nereden bulduğumu sorardı. Yok, eğer parayıbabama geri versem, “demek hırsızlık yaptın sen ha!” diyedöverdi beni. Şimdi ne yapacaktım? Son bir kararla bir milyonluğuyolun kenarındaki iri bir taşın altına sakladım. Birazrahatlamıştım. Koşup Mustafa’ya yetiştim.Babam, akşam yemeğini yerken iyice sinirliydi. İkide bir gözününucuyla Mustafa’ya bakıyordu. Sonra anneme sordu:- Dün akşam cebimde bir milyon vardı. Sen mi aldın Fadime?Annem şaşırdı:- Yok, dedi. Ben almadım.Düşürdüm mü acaba?- Bilmem ki…- Sen de almadın değil mi Ömer? Titremeye başlamıştım.Kalbim küt küt çarpıyordu.- Ben almadım, dedim.≈ 92 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfBabam inanmıştı. Bu sefer şaşkın şaşkın bakmakta olanMustafa’ya döndü. Teyzemin oğlu sapsarı kesilmişti. Babamdaha hiç bir şey sormadan:- Vallahi ben almadım Nuri emmi, dedi. Babam şüphelenmişti.Dik dik anneme baktı. Annem yumuşak bir sesle:- Gel bakayım oğlum, dedi Mustafa’ya. “Belki bir hata edipalmışsındır. Haydi söyle, kızmayacağız.” Mustafa’nın gözleribüyümüş, kocaman olmuştu.- Ben almadım, diye tekrarladı. Kimse bir şey konuşmuyorduartık. Uzunca bir sessizlik oldu.Gece yatarken, annem Mustafa’nın ceplerini aradı. Mustafagördü bunu. Ağladı. Geç saatlere kadar hıçkırıklarını duydum.Ertesi sabah, gözleri ağlamaktan kızarmış, yalvardı:- Ne olur götürün beni, annemi özledim, dedi. Oysa geleli ikigün bile olmamıştı. Israrlarına dayanamayan babam onu gerigöndermeye karar verdi. Canım sıkılıyor, yüreğim eziliyordu.İşlediğim büyük suçu Mustafa’nın üzerine yıkmış gibiydim.Mustafa, alnında “hırsız” damgasıyla evlerine dönüyordu. Babambelki bir daha onu köye getirmeyecekti. Annem üzülüyordu.Teyzemin oğlu, köy meydanından, kasabaya giden, artıkher yeri dökülmeye başlamış eski kamyona binerken titriyordu.Yüzümüze bakmıyor, hiç birimizle konuşmak istemiyordu.Babam son öğütlerini verdi:≈ 93 ≈Binlerce Güvercin- Oğlum, dünyada hırsızlıktan daha kötü hiç bir şey yoktur.İnsanın bir şeye ihtiyacı olduğu zaman gidip istemesi gerekir.Habersiz alman mal, ateş olup onu alanı yakar.Boğazıma yumruk gibi bir şeyler tıkanmıştı. Pişmanlık ikikor parçası olmuş, gözlerimi yakıp kavuruyordu. Babamın ceketinitutarak hıçkırdım:- Parayı ben almıştım baba… Mustafa’nın hiç suçu yok. Hırsızbenim, dedim. Sarsıla sarsıla ağlıyordum.Kamyon hareket etti. Son defa Mustafa’ya baktım. Gözlerindebüyük, eşsiz bir parıltı vardı. Suçsuz olmanın gururunubütün sevinciyle tadıyor gibiydi. Babama dönerek:- Ben hırsız değilim emmi… dedi. Babam şaşırmıştı. Mustafa,Allah’a ısmarladık bile demeden çekip gitti.Günlerce hasta yattım. Annem:- Suçsuz bir masumun günahını aldık. Yazık oldu, diyor;sonra beni teselli ediyordu:-Üzülme yavrum. Geç de olsa doğruyu söyledin. Allah, eğerinsanlar yaptıkları kötülüklerden pişman olurlar ve bir dahao kötülüğü yapmazlarsa, onları affeder. Önümüzdeki senebaban Mustafa’yı yine getirir. Yine gezer, oynarsınız. Üzülmesen.Ertesi sene Mustafa gelmedi. Daha ertesi seneler de gelmedi.Artık binlerce çift güvercinim olsa bile sevinemezdim…≈ 94 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfMETIN ÜZERINDE ÇALIŞMALAR1- Parçada kim, kimi, niçin kıskanıyor? Kıskanmak, ahlakiaçıdan nasıl bir duygudur? Kıskançlığın iyi ve kötü olanlarıvar mıdır? Varsa nasıl? Gıpta ile kıskançlık arasındaki farkıaraştırıp açıklayınız.2- Bugüne kadar, çevrenizde güvercin besleyen insanlarıhiç gözlemlediniz mi? Bunun iyi ve kötü yanlarını değerlendirmeyeçalışın.3- Hobi ne demektir? Zeki’nin hobisi konusunda aşırılıkvar mı? Varsa, bunu parçanın neresindeki ifadeden anlıyorsunuz?4- Hastalık halindeki hobilerle kötü alışkanlıklar arasındabenzeyen yönler nelerdir? Bu tür hobilere tutku denilebilir mi?İnsanın özgürlüğüyle; Allah’ın dışındaki bir şeye aşın bağlılığı,o şeyin kölesi, kulu olması konusunda düşündüklerinizi yazınız.5- Günümüzde bir şeye aşın bağlılık, fanatiklik örneklerikonusunda sizin de gözlemlediğiniz kişiler ve olaylar var mı?6- İnsan, içindeki kötü arzu ve isteklere dur demesini bilmezse,iradesine sahip olamazsa dünya ve ahiret açısındansonuçlan ne olur? Hevâsını, arzu ve isteklerini ilahlaştırmakne demektir? Bu konudaki âyet mealini araştırarak, defterinizeyazınız.7- Hikâye kahramanı Ömer niçin hırsızlık yapıyor? İhtiyaçne demektir? Bir insanın, çevresinde gördüğü her şeye sahip≈ 95 ≈Binlerce Güvercinolması mümkün müdür? “Kanaat, yok olmayan bir hazinedir.”Bu hadis-i şerifle konu arasında bağlantı kurabilir misiniz? Buhikâyede Ömer mi, yoksa Mustafa mı maddi yönden ihtiyaçsahibidir? “Hemen bütün hırsızlıklar, aşın hırstan, aç gözlülükgibi kötü arzu ve isteklerden, tutkulardan meydana gelir. Fakirliktendolayı çalana pek rastlanmaz.” Bu ifadelere katılıyormusunuz?8- Size göre bir çocuğun, babasının cebinden gizlice birşey almasıyla; yabancı bir kimseden bir şey çalması arasındafark var mıdır? Hırsızlığın küçüğüyle büyüğü arasında farkolur mu? Küçüklüğünde küçük bir yumurta çalmakla işe başlayanve meşhur bir hırsız olduğundan idama mahkûm olanbiriyle annesi konusunda bir hikâye vardır, biliyor musunuz?Bilmiyorsanız öğrenmeye çalışınız.9- Parçada Ömer, babasının cebinden para çalarken, hangiduygular içindedir? Çaldığı para, onu sevindiriyor mu? Buduyguların sebebi ne? “Vicdan”ın ne demek olduğunu araştırıp,bu duyguların vicdanla ilgisi konusunda düşündükleriniziyazın. “Haram öyle bir şeydir ki, onu yapınca, insanın içindesıkıntılar oluşur.” Bu hadis-i şerifle konuyu değerlendirebilirmiyiz? Nasıl?’10- Ömer, parayı nereye saklıyor? Niçin saklama ihtiyacıduyuyor? Başkasını kandırsa bile kendini kandırabiliyor mu?Başkası görmesin, bilmesin diye sakladığı parayı, aslındakimden saklayamadığı konusunda “kimsenin görmediği yerdetavuk kesme” hikâyesini hatırladınız mı?11- Mustafa, niçin tatilini kısa kesip evine dönüyor? Duygulanve tavırlarını aşırı buluyor musunuz? Mustafa’nın Ömer’in≈ 96 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfköyüne bir daha hiç gelmemesi, Ömer’i nasıl etkilemiştir? Parçayıyorumlayarak Ömer’in suçluluk duygusunun ne zamanakadar sürmüş olabileceğini tahmin ediniz.12- Ömer, başka insanların gözünde suçsuz gözüktüğü halde,niye sevinemiyor? Çaldığı parayla, niçin mutlu olamıyor?Mutlulukla para arasındaki ilişki konusunda düşünceleriniznelerdir?HIKÂYE TÜRÜ HAKKINDA BILGIÖmer isminde bir köy çocuğu olan ve yazarın başındangeçtiği şekilde anlatılan bir olay yazısı okuduk. Bu parçadaÖmer’in başından geçen bir olay ve onun bazı duygusal yönlerianlatılmaktadır. Biz, parçayı okuduktan sonra, böyle birolayın yaşanmış olduğunu düşünüyoruz. Çünkü buna benzerbir olayın yaşanması mümkündür. Böyle bir kişi olamaz, böylebir olay yaşanamaz gibi bir düşünce aklımızdan bile geçmiyor.İşte bunun gibi, insanların başından geçen veya geçmesimümkün olan olayları belirli kurallar içinde anlatan yazılarahikâye denir.TÜR HAKKINDA EK BILGILEROkuyanları duygulandırıp heyecanlandırarak onlara zevkvermek için, insanların başından geçmiş veya geçebilecekolayları sanatlı bir dille ve kısa bir biçimde anlatan yazılara“hikâye” denir. Hikâyede düşündürmekten çok, duygulandırmakesastır. Romanların çok uzun olmasına karşılık, hikâyelerinçoğu ancak birkaç sayfa tutar. Hikâye, okuyucuyu hayaldünyasında dolaştırır. İnsanlara karşı duyulan yakınlık duygu≈97 ≈Hikâye Türü Hakkında Bilgisunu arttırır. İnsanın zillin yönünden gelişmesine katkıda bulunur.İnsanlara yüksek ideallerle birlikte geniş bir hayat anlayışısağlar.Hikâyede bir veya birkaç olay ele alınır. Olaylar genelliklekısa bir zamanda geçer. Her hikâye, doğrudan veya dolaylıolarak insanla ilgilidir. Hikâyelerin kısa, kişilerin sayıca azolması ve kişilerin hayatlarının yalnız bir veya birkaç yönünüanlatması belli başlı özelliğidir. Manzum da olmakla birlikte,hikâyeler daha çok nesir şeklindedir. Çok kere canlı bir dil kullanılır;gerçek dünya ile hikâyede geçen sanal dünya arasındasağlam bir ilgi bulunur. Hikâyeye “öykü” de denilir. Eskidenhikâyeye “kıssa” da denilirdi.Kur’ân-ı Kerim’de de bazı gerçek hikâyeler (kıssalar) anlatılır.Bunlar geçmiş kavimler ve peygamberler, diğer büyük kimselerve bazı tağutlar hakkındadır. Bu kıssaların en önemlilerişunlardır: Hz. Âdem, melekler ve şeytan kıssası, Habil-Kabilkıssası, Hz. Nuh ve tufan olayı, Hz. İbrahim; aklıyla Allah’ı bulması,putları kırması, ateşe atılması, Nemrut’la mücadeleleri,Hz. İsmail; kurban olayı, Hz. Hacer, Kâbe’nin inşâsı, Hz. Mûsâve kavmi, Benî İsrâil, Firavun ve zulümleri, Hz. İsa’nın mûcizevîdoğumu, hayatı, sofrası, Ashab-ı Kehf, Ashab-ı Uhdud,Ashab-ı fil, Bedir, Uhud, Mekke fethi, münafıklar… BunlardanYusuf (a.s.) kıssasının en güzel kıssa (hikâye) olduğu ifadeedilir (Bakınız: Yusuf suresi, 3. âyet).HIKÂYEDE PLANBir hikâyede olay, çevre, kişiler ve zaman olmak üzere dörttemel öge vardır. Her yazının bir giriş, gelişme ve sonuç bölü≈98 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfmü vardır. Hikâyelerde ise bu bölümlere, sırasıyla serim, düğümve çözüm bölümleri denir.Serim bölümü. Bu bölüme giriş bölümü de denir. Olayıngeçtiği yer tasvir edilir. Olayın şahısları, kahramanı iç ve dışgörünüşleriyle canlı olarak anlatılır, kısaca portre çizilir. Olayınne olduğu hakkında ipuçlarını biz bu bölümde buluruz.Düğüm bölümü. Bu bölüme gelişme bölümü de denir. Olayınbaşlayıp açıklaması, okuyanın ilgisini, merakını artıracakbir durum alması; olayın düğümü; kişilerin konuşmaları bu bölümdedir.Çözüm bölümü. Bu bölüme sonuç bölümü de denilir. Olayınne şekilde sona erdiği, olayın kişiler ve görenler üzerindekietkisi burada anlatılır.HIKÂYEDE ŞAHIS VE ZAMANHikâyede iç dünyası ve macerasıyla bir şahıs ön plandadır.Bu kişiye hikâye kahramanı denir. Olaylar bu kişinin merkezindegelişir. Diğer birkaç kişi, bu hikâye kahramanıyla ilişkileriyönüyle ele alınır. Hikâye ve romanlardaki sanal dünyaile gerçek hayat arasında yakın benzerlikler vardır. Hikâye veromanlardaki kişiler, bugün aramızda yaşayan insanlara benzerler.Olaylar da bizim başımızdan geçebilecek cinsten olaylardır.Buna olabilirlik diyoruz. Masallarda ise böyle gerçeklikyoktur. Masallarda sihirli sofralar, üzerine binilince uçan halılar,cüceler, bir dudağı yerde, bir dudağı gökte devler, periler,ejderhalar… vardır. Onun için masallarda olabilirlik yoktur.≈ 99 ≈Hikâye Türü Hakkında BilgiHikâyede zaman belirlidir. Romanlarda bir kişinin hayatınıntümü veya çok büyük bölümleri anlatılmasına karşılık, hikâyedekısa bir hayat kesiti sunulur. Masallarda ise, çok eski vebilinmeyen zaman dilimleri söz konusudur.EDEBIYAT DÜNYASINDA MEŞHUR HIKÂYE YAZARLARIHikâye çok eski bir edebiyat türüdür. Bugünkü modem hikâyedenfarklı olsa da, Beydaba’nın Kelile ve Dinme adlı eseri,Tutiname, Feridüddin Attar (Mantıku’t Tayr), Mevlana (Mesnevi),Sadi (Bostan ve Gülistan), Şeyhi (Hamame), Fuzuli (Leylaile Mecnun), Şeyh Galib (Hüsn ü Aşk) gibi yazarlar ve eserleryüzlerce seneden beri beğenilerek okunan doğu ve müslümanedebiyatının şöhretleri arasındadır. Halk arasında hala meşhursözlü gelenek olan halk hikâyelerini (Kerem ile Aslı, Ferhat ileŞirin vb.) ve 14. yüzyıllarda yazıya geçen Dede Korkut Hikâyelerinide saymamız lazımdır.MODERN TÜRK EDEBIYATINDA MEŞHUR HIKÂYECILERSon devir Türk edebiyatında meşhur hikâyecilerden bazılarışunlardır: Mustafa Kutlu, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, İsmailKıllıoğlu, Durali Yılmaz, Mustafa Necati Sepetçioğlu, ŞevketBulut, Sevinç Çokum, Ömer Seyfeddin, Reşat Nuri Güntekin,Hüseyin Rahmi Gürpınar, Sait Faik Abasıyanık, AhmetMithad Efendi, Ahmed Rasim, Refik Halid Karay, Memduh ŞevketEsendal, Sabahaddin Ali, Orhan Kemal, Kemal Tahir, YaşarKemal, Orhan Pamuk, Aziz Nesin, Tarık Buğra…BATI EDEBIYATINDA MEŞHUR HIKÂYECILERBatı edebiyatında meşhur hikâyecilerden en önemlileri şunlardır:≈ 100 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfAnton Çehov, Puşkin, Gogol, Hemingway, Marquez, İrving,Poe, Walter Scott, Maupassant vb.TÜR VE ANLATIM ÜZERINE ÇALIŞMALAR1- Okuduğumuz hikâyedeki serim, düğüm ve çözüm bölümlerinibularak defterinizde gösteriniz.2- Bugüne kadar okuduğunuz hikâyelerin yazarları ve kitapisimlerini listeleyiniz.3- Yukarıda meşhur hikâye yazarlarından hangilerinin kitabınıgördünüz? Okuduklarınız var mı?4- Etüd saatinizde veya uygun bir zamanda, sınıfınızdakiarkadaşlarınızla saat tutarak sesli okuma yarışması yapınız.Yukarıdaki hikâyenin belirli bölümlerini noktalama işaretlerineve anlaşılmasına dikkat ederek kim daha hızlı okursa, onuödüllendiriniz.5- Bir de kendi kendinizle yarışınız: Hikâyeyi kaç dakikadasessiz okuyuşla okuyabiliyorsunuz? Saat tutarak belirleyiniz.Peki, beşinci okuyuşta kaç dakikaya indiniz? Ya onuncuda?6- Parçada geçen özel isimleri defterinize listeleyiniz.≈ 101 ≈Sözlü AnlatımSÖZLÜ ANLATIMİnsanlar, inandıklarını, düşündüklerini, duyduklarını, isteklerinimuhataplarına yazılı olduğu gibi, sözlü olarak da anlatırlar.O andaki duruma uygun olarak yapılan konuşmaya günlükkonuşma denir.Sözlü anlatım, edindiğimiz bilgilerden, görgü ve tecrübelerdenfaydalanılarak yapılır. Sözlü anlatım, (günlük konuşmanındışında) seçilen bir konu üzerinde hazırlık yapmayı da gerektirir.O halde, hazırlık yapmadan, günlük hayatımızda, çevremizdekiinsanlarla yaptığımız konuşmalara hazırlıksız konuşma;önceden hazırlanan, belli konu üzerinde yapılan planlıkonuşmaya da hazırlıklı konuşma denir.İnsan, çevresiyle ne kadar olumlu ilişki kurabiliyorsa o kadarbaşarılıdır. Başarılı olmamız için, çevremizle iyi, olumluilişki kurmamız gerekir. İnsanın çevresiyle iyi ilişki kurmasındaen büyük etken dil ve davranışta.SÖZLÜ ANLATIMIN ÖZELLIKLERIDilini doğru kullanan insan, toplumda sevilir, sayılır, dostedinir, başarıya ulaşır. Bunun tersi de olabilir. Yani, hoşa gitmeyen,yersiz konuşmalar bizi zor durumda bırakabilir.Güzel konuşmak, etkili konuşmak doğuştan kazanılmaz,sonradan kazanılır. Güzel konuşmak için, kendimize güvenduymalıyız, konu ile ilgili ön hazırlık yapmalıyız, konuşacağımızkonuda bilgi sahibi olmalıyız.≈ 102 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfBunlardan başka, güzel konuşmak için şunlara dikkat edilmelidir:1- Anlatım inandırıcı olmalıdır: Konuşmacı, anlattıklarınaÖnce kendisi inanmalıdır. İnandırıcı olmayan konuşma etkiliolamaz. Yargılar doğru ve tutarlı olmalıdır. Biraz önce söylenen,biraz sonra söyleneceğe ters olmamalıdır.2- Anlatım İçtenlikli Olmalıdır: Konuşmacının konuyu benimseyerek,içinden gelerek yaptığı konuşma dinleyenleri etkiler.Dolayısıyla da konuşmacının düşünceleri benimsenir, okişiler sevilir, sayılırlar.3- Anlatım Özlü Olmalıdır: Konuyu, özünden saptırmadanyapılan bir anlatan başarılı olur. Gereksiz, konu dışı sözler veaçıklamalar, dinleyenlerin ilgisini dağıtır.4- Anlatım açık Olmalı: Konuşmacı, anlattıklarının açık, kolayanlaşılır olmasına dikkat etmelidir.Bunların yanında, sözlü anlatımda kelimeler doğru seslendirilmek,konuşmacı, sesini iyi kullanmalıdır. Gereksiz yerebağırmak ne kadar doğru değilse, duyulamayacak kadar kısıksesle konuşmalı da o kadar doğru değildir. Yapmacık olmayan,doğal bir sesle konuşmalıyız. Kelimelerdeki vurgu vetonlamalara özen göstermeliyiz. Görgü kurallarına uymalıyız.Konuşmada argo kelimelere yer vermemeliyiz. Sözlü anlatımdaayrıca konu seçimi, plan, vurgu ve tonlama da önemlidir.Şimdi bunları açıklayalım:KONU SEÇIMIHazırlıklı konuşmalarda konu seçimi önemlidir. Üzerindedurulan veya konuşulan her şey konudur. Öyleyse, konuşacağımızkonuyu önce sevmek, sonra da o konu ile ilgili bilgi sahi≈103 ≈Sözlü Anlatımbi olmalıyız. Bazı konular sınırlandırılmıştır. Sınırlandırılmayangenel konuları da önceden biz sınırlandırmalıyız. Sınırlandırılmışkonuda bilgi ediniriz. Mümkünse gözlem yaparız. Eğervarsa canlı tanıkları dinleriz. Yaşadığımız bir olayı aktaracaksak,olayın oluşunu bir şıraya koyarız.PLANPlan, düşüncelerin, bilgilerin, olayların belli bir şıraya konulmasıdır.Plan yapmak çok yararlıdır. Planlı iş yaparsak zamanımızıiyi kullanırız. İşimizi doğru ve güzel yaparız. Planlıkonuşursak, zamanında, etkili bir konuşma yapmış oluruz.Hazırlayacağımız konuşma planı, konuşma konusuna,sürenin az ve çok oluşuna göre değişir. Bildiğimiz bir konuüzerinde konuşacaksak zihinde tasarlanan bir konuşma planıhazırlayacağız. Süremiz azsa, ayrıntılı plan yapmayıp kısanotlara dayanan bir konuşma planı yapacağız.Konu ile ilgili bilgiler toplandıktan sonra plan yapılır.Planda üç bölüm bulunur:1. Giriş Bölümüa) Hitap (seslenme) cümlesi,b) Konunun kısaca tanıtılması.Giriş bölümü konunun ortaya konulduğu bölümdür. Bu bölümdehitaptan sonra, konunun önemi ortaya konur. Bir olayanlatılacaksa olayın geçtiği yer, zaman ve kişiler tanıtılır. Uzungirişler dinleyiciyi sıkar. Giriş kısa olmalıdır.2. Gelişme Bölümü≈ 104 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfa) Konunun açıklanması yapılır,b) Olayın ilgi çekici hikâyesi anlatılır,c) Doğrulama, tanıtma, kanıtlama yapılır,d) Konunun özüne aylan fikirler çürütülür.Konu, ayrıntılarla bu bölümde anlatılır. Bu bölüm konuşmanınya da yazının en uzun bölümüdür.3. Sonuç Bölümüa) Konu özetlenir,b) Söze son verirken bittiğinden söz edilmemeli; ancak,kuvvetli, heyecanlı sözlerle konuşma bitirilmeli; bunun için deson sözler, unutulmayacak, etkili kelimelerden seçilmelidir.VURGUİyi konuşma, iyi okuma yalnız düzgün cümle kurmakla, yada düzgün cümleyi seslendirmekle olmaz. Konuşurken veyabir yazıyı okurken cümleyi, meydana getiren kelimeleri ya dakelime gruplarının hepsini aynı kuvvetle söylemeyiz. Cümledekiönemli kelimeleri veya kelime gruplarını ötekilerden dahakuvvetli söyleriz. Bu söyleyiş özelliğine cümle vurgusu denir.Dilimizde, anlamca önemli bulunan kelime veya kelimeleryükleme yaklaştırılır:Babam yarın trenle Kütahya’dan gelecek.Babam yarın Kütahya’dan trenle gelecek.Babam Kütahya’dan trenle yarın gelecek.Kütahya’dan yarın trenle babam gelecek.Birinci cümlede yer, ikinci cümlede araç, üçüncü cümlede≈ 105 ≈Sözlü Anlatımzaman, dördüncü cümlede kimin geleceği önemlidir.Cümledeki kelimenin ya da kelimelerin diğerlerinden baskılısöylenmesine cümle vurgusu diyoruz.Kelimelerdeki hecelerden birinin daha sert, daha belirli,daha baskılı söylenmesine de kelime vurgusu denir.Tek heceli kelimeler vurgusuzdur. Vurgu genellikle son hecededir.Özel isimlerde vurgu baş tarafa kayar:Çarşamba günü Çarşamba’ya gidiyoruz.Kütahya Yozgat’la aynı bölgede değildir.Soru ve pekiştirme sıfatlarında, bağlaç, zarf ve ünlemlerdede vurgu ilk heceye doğru kayar:Sımsıcak ekmeği kaptığı gibi hangi eve girdi belli değil!Biraz çalıştı fakat yeterli olmadı.Ekler, genellikle vurguyu üzerine çekerler. Ancak bazı çekimekleri vurguyu üzerine çekmez, kendisinden önceki heceyeaktarır:Olumsuzluk eki: Gel demeden gelme, çık demeden çıkma.Ek fiilin geniş zaman ekleri: Ben, ustamdan daha çalışkanım.Ek fiilin, -di’li geçmiş ve -miş’li geçmiş kiplerinin ekleri: Ustamdaha çalışkansa.Ustam daha çalışkandı. Ustam daha çalışkanmış.Kelimeye bitişik yazılan -ken, -le ekleri: Seninle ölüme değil≈ 106 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfyaşamaya giderim. O hak seninken başkasına verdin.Bileşik kelimelerde, grubu oluşturan her kelime aynı vurguyualır: Çanakkale.TON, TONLAMATonlama da vurgu gibi bir söyleyiş özelliğidir. Konuşurken,sesimiz bazen yükselir, bazen alçalır; bazen sertleşir, bazenyumuşar; bazen incelir, bazen kalınlaşır. Sesler aynı düzeyde,aynı şiddette değildir. Bu ses değişikliğine tonlama adı verilir.Tonlama, bazı kelimelerin anlamlarım bile değiştirir. Örnekolarak peki kelimesini farklı tonlarla cümle gibi kullanınca anlamfarklılığım görürüz:Peki. (Kabul ettim anlamında.) Peki? (Soru anlamında.)Peki! (Alay, tehdit, kızgınlık anlamlarında.)Kesin hüküm bildiren cümlelerde ton yüksek başlar, sonadoğru alçalır: Ezan okunduğunda oyun bırakılır. Öğretmen sınıfagirdiğinde Öğrenciler ayağa kalkar.Soru cümlelerinde ton sona doğru kuvvetlenir: Sen neredeydin?Dışarıya çıkan kimdi?Ünlem cümlelerinde de ton sona doğru kuvvetlenir: Yetişin,arkadaşlar!Bileşik cümlelerde, bazı yan cümleciklerde de ton kuvvetlidir:Ezan okunurken, o kaçtı.Dilin tonlama özelliği ana dili eğitimiyle kazanılır.≈ 107 ≈Sözlü AnlatımULAMASessiz harfle biten bir kelimenin sesli harfle başlayan birsonraki kelimeyle birleşmiş gibi okunması veya söylenmesineulama denir: Ezan oku (E-za-no-ku), Çınar altı (Çı-na-ral-tı)Ekmek al gel (ek-me-kal-gel).G Ü Z E L K O N U Ş M Aİnsanlar inançlarım, düşüncelerini, duygularım, düşlerini, isteklerinimuhataplarına (karşılarındakine) iletmek ister. Bu isteklerimya yazılı, ya da sözlü, konuşarak iletirler. Evde, iş yerinde,sokakta, okulda yakınlarımızla, arkadaşlarımızla çeşitli sebeplerlekonuşuruz. Dileğimizi, isteğimizi bildirmek için konuştuğumuzgibi, başkalarının sorularım cevaplandırmak için de konuşuruz.Konuşma karşılıklı olur. Karşılıklı konuşma, özel hayatımızda da,iş hayatımızda da önemlidir.Konuşma, insanları diğer canlılardan ayıran önemli bir özelliktir.Güzel konuşan sevilir, güzel konuşan başarıya ulaşır.Öyleyse, güzel konuşma nedir? Güzel konuşma: Başkalarınında hoşuna giden, karşımızdakini sıkmayan, üzmeyen doğru ifadeye,nerede ne söyleyeceğimizi iyi bilme işine güzel konuşmadenir. Bu tanımlamayı eksik bulabiliriz, farklı da tanımlayabiliriz.Ama güzel konuşmada temel olan, sözün iyi seçilmesi, yerindekullanılması, iyi seslendirilmesidir.Düşüncemizi, duygumuzu, isteğimizi cümle ile anlatırız. Ancak,bir cümle yeterh olmayabilir. Düşüncelerimizi, isteğimizi, birolayı bir cümleyle tam anlatamayacaksak birkaç cümleyle anlatırız.Konuşurken ya da yazarken uzun cümlelerden kaçınmalıyız.≈ 108 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfJest ve Mimik: Konuşmak, insanların en çok kullandığı haberleşmearacıdır. Bu aracı kullanırken, konuyu daha etkili anlatmakiçin el, yüz ve beden hareketleri yaparız. El, kol, bedenhareketlerine jest, yüz hareketlerine mimik denir. Jest ve mimiklerkonunun iyi anlatılmasında, doğru anlaşılmasında çokönemlidir.Doğru ve Güzel Konuşmak İçin Kazanılması Gereken Beceriler:1. İstediğini, inandığım, düşündüğünü, duyduğunu, öğrendiğimbaşkalarına yeterli ve uygun bir şekilde, sözle anlatabilmek,2. Sorulara açık, kısa, doğru karşılıklar verebilmek,3. Konu üzerinde bilgilerini sıraya koyarak anlatabilmek,4. Konuşurken konu dışına çıkmamak,5. İnandırıcı olmak,6. Konuşmasıyla dinleyene zevk verebilmek,7. Konuşurken nezaket kurallarına uymayı bilmek,8. Kelimeleri doğru seslendirmek,9. Canlı, kişiliğini yansıtan bir sesle konuşabilmek.Dinleyene güven verebilme becerilerini kazanmamız gerekir.≈ 109 ≈Yazı Yazma SanatıYAZI VE YAZMA SANATIYazma, konuşmayı yazıya geçirme işidir. Başka bir deyişle,konuşmanın yazıyla tespit edilmesidir. Yazı, zihnimizde oluşansözlerin kâğıt üzerine dökülmüş şeklidir. Yazıda kullanılandile yazı dili denir.İnsana konuşma yeteneğini verip eşyanın isimlerini öğretenve yarattığı ilk insana bu nimetleri ihsan eden Allah, insanlarakalemle yazı yazmayı da öğretmiştir. (96/Alak, 4). Başka yarattıklarınavermeyip, halifesi insana verdiği yazma yeteneğini,yazma eylemi olarak ortaya çıkarttıran da Allah’tır (c.c.). Bukonu o kadar önemlidir ki, ilk inen ayetler bu konudadır.Kaleme çekilen dikkatten dolayı Kalem Suresi diye ad verilensurede Cenâb-ı Hak, kaleme ve yazıya yemin ederek,onların önemini belirtir: “Nun, kalem ve onunla yazılanlara andolsunki…” (68/Kalem, 1-2)Kur’an’ın ilk inen ayetinin ve ilk emrin “oku” olması da, yazıyave yazının okunmasına Rabbimizim verdiği önemi gösterir.İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’e suhuf =sayfalar (küçükkitap) verilmiştir. Kitap ve sayfalarda yazı olacaktır. Böyleceo kitap okunacak, içindeki hükümler tatbik olunacaktır. Hz.Âdem’den sonra Kur’an-ı Kerim’de adı geçen ikinci peygamberolan Hz. İdris’in kalemle yazı yazan ilk insan olduğunadair İslami eserlerde rivayetler vardır. Ki bu peygambere deAllah tarafından suhuf (sayfalar) verilmişti.≈ 110 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfPeygamberimiz’in Bedir harbinde esir alman müşrikleri,Müslümanlardan on çocuğa okuma yazma öğretmesi karşılığındaserbest bırakması, İslam’ın okuma yazmaya verdiğideğeri gösteren işaretlerden biridir. Hz. Ali’nin “Bana bir harföğretenin kölesi olurum.” sözü herkesçe bilinen ve takdir edilenmeşhur bir sözdür.İnsan, çeşitli sebeplerle yazmak mecburiyetini duyar. Duygularım,düşüncelerini, tasan ve izlenimlerini ve en önemlisiinançlarım yakın çevresindekilerle birlikte, çok uzakta olanlarada iletmek ister. Eşe dosta yazılan mektuplar, dergi veyagazetelerde yer alan yazılar, makaleler, şiirler, kitaplar… hepbu türdendir.Herkesin yazar olması beklenmez. (Hatip olması beklenmediğigibi.) Herkesten hikâye, roman, tiyatro, şiir, edebi eser…yazması istenmez. Çünkü bunu yapabilmek özel bir yetenekişidir. Her şeyden önce çok kültürlü olmak, özgün ve yeterli biranlatıma sahip bulunmak gerekir. Fakat, belli bir öğrenimdengeçmiş bir kişi, hiç olmazsa rahatlıkla bir dilekçe, bir mektup,bir rapor, bir tebliğ veya tenkit yazısı yazabilmelidir. Bunu yapabilmesiiçin yazmayla ilgili birtakım bilgi ve kuralları öğrenipuygulaması yeterlidir.Bazı yönleriyle yazma, bazı yönleriyle de konuşma faalilyetiönem kazanır ve birbirine karşı avantajlı olur.Yazının şanssız yönü: Yazı kalıcı olduğu için belgesel birözellik taşır. Söylenenden (artık yazıya döküldüğü için) geriyedönmek veya unutulmasını istemek mümkün değildir. Bu yüzdenyazma faaliyetini gerçekleştirirken iyi düşünmek gerekir.≈ 111 ≈Yazı Yazma SanatıSöylediklerinizi inkâr etmek, bazı değişikliklere uğratmak, teviletmek yoluna gidebilirsiniz, ama yazdıklarınızı asla!Yazının şansı: Bazı konuşmalar suya yazılan yazıya benzer,tesiri kalıcı olmayabilir. Bazı konuşulanlar uçucu bir kuş gibidir;ağzınızdan çıktığı andan itibaren, ona dilerseniz sahip çıkarsınız,dilemezseniz zamanla yokluğa mahkûm olur. Tarihte nicebüyüklerin nice büyük sözleri, nice tecrübe ve nasihat, yazıyadökülemediği için unutulup gitmiş, sanki söylenmemiş gibi yokluğakarışmıştır. Çünkü hâfıza-i beşer nisyan ile mâlûldür. (Tabii,sözlerin unutulup gitmesi, kısa bir zaman sonra yokluğa karışmasıdünya açısındandır. Ağzımızdan çıkan her söz, meleklertarafından kayda geçirilmekte, ahirette sevap veya günah olarakkarşımıza çıkmak için yazılmaktadır.) Unutmayalım ki, bir sözbizi cennete de, cehenneme de götürebilir (Bkz. 41/Fussılet, 33; 14/İbrahim, 24-26). Konuşmalar uçucu; yazı kalıcı olduğundan ilim yazıylagelişir. Onun için hadis-i şerifte: “ilim bir avdır. Onu zaptetmek, tutmak; yazıyla, kaydetmekle olur.” buyrulmuştur.Bugün, geçmişe ait birçok olay ve gerçekleri yazılı eserlerdenöğrenebiliyoruz. Eğer yazı olmasaydı, ilmin gelişmesi veyayılması çok zor olacağı gibi, geçmişle ilgili tecrübe, haber,birikim, kültür ve tarihi bağlardan çoğunlukla yoksun kalacaktık.Yazı, genel olarak sözden daha değerli ve üstün kabul edilir.Çünkü insanın kendini tanıması, anlatması, geliştirmesi, hattadüşünmesi yazıyla gerçekleşir. Düşünce harflerden kelimelere,kelimeden cümlelere, cümleden paragraflara, paragraflardankompozisyonlara dönüşür ve gelişerek kendini ortayakoyma fırsatı bulur.≈ 112 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfYazıyı boşluğa dağılan sözlerden üstün kılan bir diğer unsur,inşam geleceğe taşımasıdır. Yeryüzündeki bütün kitaplarınve yazdı kâğıtların yakılması halinde, birçok şeye yenidenbaşlamak gerekecektir. Dolayısıyla yazı, geçmişten büyük hazinelerdevralmamızı ve gelecek nesillere bırakmamızı sağlar.Kalemin gücünü inkâr etmek imkânsızdır. “Âlimin kalemininmürekkebi, şehidin karımdan üstündür.”, “Kalem kılıçtankeskindir.”, “Kalemle kaleleri daha kolay fethedebilirsiniz.” gibisözler kalemin gücünü ifade eder.Kalem de dil gibi bir vasıtadır. Kötüye de alet olabilir. Kalem,aynı zamanda dil gibi bir tebliğ, emr-i bil ma’ruf, nehy-i anilmünker vesilesidir.Önemli olan yazı yazmak değil; kalemi iyi kullanmaktır. Yazmanında kendine has kuralları vardır. Konuşma için konulankuralların tümü, yazma için de geçerlidir. Aradaki temel fark,konuşma sanatı için araç dil iken; yazma sanatında dilin yerinikalem almıştır.Güzel ve okunaklı yazı, bir üstünlük sayılabilir. Çünkü okuldave işyerlerinde genellikle güzel yazı da aranır. Ancak, yazınıniyi okunabilir olması yanı sıra, içeriğinin iyi olması; yanianlattığını iyi anlatabilmesi de gereklidir. Hatta bir tercih yapmakgerekirse, göze güzel gelen yazı değil; iyi bir ifadeye aracıolan yazı tercih edilmelidir.Şekil, her zaman “iç”ten sonra gelir. Fakat iyi bir şekil, “iç”edikkat edilmesini sağlar. Öyleyse bir düzen sağlamanın, yazıyışeklen de güzelleştirmenin yollarım bilmek, bulmak gerekir.≈ 113 ≈Yazı Yazma SanatıETKILI YAZI YAZMANIN PRATIK YOLLARIEtkili yazı yazabilmek için yap(ma)manız gerekenlerBU ÖNERİYE KULAK ASMAYIN!Yazınızda kullandığınız kelimelerin anlamlarını iyi bilin veyerinde kullanın. Yazılarınızda argo deyimler kullanmayın.Bu sorunu tartışmak için karşılaşmamız lazım. Bu cümlede“karşılaşma” kelimesi yanlış yerde kullanılmıştır. Bu cümle şuşekilde düzeltilirse daha iyi olur. Bu sorunu tartışmamız içinbuluşup görüşmemiz lazım.Mutlaka uzun ve okunması zor cümleler kurun. Böyleceyazdıklarınızı anlamak o denli zor olur.Sık sık olumsuz ifadelere yer verin ki yazdıklarınızı okuyankişi size karşı bir sempati duymasın.Sakın özlem-yüklem uyumuna dikkat etmeyin.Bir cümleyi tamamlamadan yarıda kesmenizde hiçbir sakıncayok. Okuyan kişinin kafasını iyice karıştırmış olursunuz.Aman yazdıklarınızı göndermeden önce okumayın. Yoksabazı yanlışlıkları veya hataları görüp düzeltmeniz gerekebilir.Bırakın bu yanlışları yazıyı alan kişi düzeltsin.Virgül güzel bir semboldür. Sık sık ve gereksiz yere istediğinizkadar kullanabilirsiniz. Aynı şekilde ünlem işaretleriniseviyorsanız onları da bol bol kullanabilirsiniz.≈ 114 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfYazışma resmi de olsa yalnızca sizin anlayabileceğiniz kısaltmalarayer verin! Karşı taraf nasıl olsa bu işi çözmenin biryolunu bulacaktır.Bazı cümleleri sık sık tekrar edin ki karşı taraf artık o kadarsıkılsın ki o cümlenin ne kadar önemli olduğunu anlasın.Yazarken eski ve modası geçmiş kelime ve deyimler kullanınki hâfızanızın ne kadar güçlü olduğu ortaya çıksın.ETKILI YAZI YAZMA TEKNIKLERIİnsanlar yazı yazarken çoğu kez sadece düşüncelerini kısaolarak ifade etmek yerine, okuyucularını güzel yazılarıyla etkilemeyeçalışırlar. Güzel yazı yazmak, karşı tarafı etkilemekkuşkusuz çok önemli ama bazı noktaları da asla gözden kaçırmamalıKonuyu olduğundan daha karmaşık bir şekilde ifade etmeyegerek yoktur. Yapılan araştırmalar insanların çok hızlıokumadıklarını ve okuduklarının da tümünü anlamadıklarınıgöstermiştir.Ortalama bir okuyucu dakikada 150-250 kelime okuyabilmektedir.Eğer sesli okuma yapılıyorsa bu değer dakikada120-150 kelime arasında değişmektedir.Okunanların anlaşılma oranının ise ortalama olarak %70-75arasında değiştiği belirlenmiştir. Bu nedenle yazının karmaşıkifadelerle yazılması okuyucuyu daha da yavaşlatacak, okumadeğerlerini daha da düşürecektir.≈ 115 ≈Yazı Yazma SanatıYazdıklarınızın okuyucu kitlesi tarafından anlaşılamamasısonuçta sizin yararınıza olmayacağı için karmaşık ifadelerdenkaçınmalısınız.Tatlı dil yalnızca yılanı mı deliğinden çıkartır?Yapılan araştırmalar okuyucuların olumlu ifadeleri, olumsuzifadelerden daha kolay anladıklarını ortaya koymuştur.Olumlu ifade: “Bu çözümün uygulanabileceğini düşünmekmantıklıdır.”Olumsuz ifade: “Bu çözümün uygulanabileceğini düşünmekmantıksız değildir.”Okuma sırasında beynin faaliyetleri ölçülerek insanlarınolumsuz cümleleri anlamak için daha çok zorlandıkları belirlenmiştir.Ayrıca olumsuz cümlelerin yanlış anlaşılma olasılıklarıda daha fazladır.Bazılarımız vardır, bilgisayarın başına geçip bir çırpıda istedikleriyazıyı yazıverir. Bazılarımız ise tabiri caizse “ince eleyipsık dokur” yani yazının başından bir türlü kalkamaz. Hemfazla vakit harcarız hem de yazının sonuna gelmeden süreklieksik metinle çalışırız. Oysa küçük değişikliklerle hem hızlıhem de hızlı yazı yazabilirsiniz.Önce ‘taslak’ halinde hazırlanmalı…Tüm metni bir seferde hatasız olarak yazmak yerine, söylemekistediklerinizi hızlıca yazarak bunu “ilk taslak” olarakkabul etmek çok daha etkili bir yaklaşımdır. “Gözden geçirme”aşamasında, yazınızda istediğiniz değişiklikleri yapabilirsiniz.Bu yaklaşımla elinizde tamamlanmış bir taslak metin olacak≈ 116 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfve yapmak istediğiniz değişikliklerin metin üzerindeki etkilerinikolayca görebileceksiniz. Yazım işleminden önceki aşamalarıdoğru yaptıysanız, zaten yazıda değiştirecek çok fazla konuortaya çakmayacaktır.Yazıyı bitirmeden başka işle ilgilenmeyin…Bir sekreter için bu mümkün olmasa da elinizden geldiğinceyazım işlemini bir oturuşta bitirmeye çalışın. Böylece yazımişlemi boyunca düşüncelerinizde fazla değişiklik olmadan yazınızıbitirebilirsiniz. Yazım süresi ne kadar uzarsa, düşüncelerinizdekideğişiklikler de o kadar fazla olur. Bu da sonuçtayazıyı okuyan kişiye yansır.Her konuda olduğu gibi yazı yazarken de bir zaman belirleyin…Yazılarınızı daha kısa sürede bitirmek için kendinize belirlitarih/zaman hedefi koyun. Hedeflere her zaman bağlı kalmakmümkün olmasa bile, dikkatinizi yoğunlaştırmak açısındançok faydalı olacaktır.YAZILARIMIZIN ANALIZIYazı yeteneğimizin artması ve hız kazanmak için bugünküdurumumuzu değerlendirmemiz gerekir. Yazdıklarımızı başkalarınaokutmak iyi bir yoldur ama her zaman çevremizdeböyle birisi olmayabilir. Gordon R. Wainwright. Başarılı İş Yazışmalarıkitabında adım adım yazılarınızı nasıl analiz edebileceğinizianlatıyor. Bir de kendi yazdıklarınızı analiz edebilmeniziçin bir test sunuyor.Yazdıklarımızı Değerlendirmenin Yöntem ve Analizi≈ 117 ≈Yazı Yazma SanatıAnaliz için bir örnek yazı oluşturulması,Nitelik analizi,Nicelik analizi.DEĞERLENDIRMEYazılarınızın analiz edilebilmesi için yeni bir yazı yazın veyaeskiden yazdığınız bir yazıyı örnek olarak seçin. Ancak bu örneğinbir başkasının okuyup düzeltmediği bir örnek olmasınadikkat edin. İstediğiniz bir konuda yirmi dakika süreyle kısa birrapor veya mektup yazabilirsiniz.Yazınızı cümleler ve paragraflar halinde yazın.100-200 kelimeden oluşan böyle bir yazının amacı, analiziçin bir örnek oluşturmaktır. Ortalama yetişkin bir insan dakikada30-40 kelime yazabildiğine göre, böyle bir örnek oluşturmakçok fazla zaman almayacaktır.YAZDIKLARINIZI TEST EDINNITELIK ANALIZIYazdıklarınızı bir kez gözden geçirdikten sonra analiz işlemlerinebaşlayabilirsiniz.1- Yazınızı yazmadan önce herhangi bir plan yaptınız mı?Yoksa yazıya hemen başlayıp, planınızı yazdıkça mı geliştirdiğiniz?Plan yaptıysanız kendinize +1, yapmadıysanız -1 birpuan verin.2- Raporunuzun veya mektubunuzun başlığı var mı? Yazıbaşlığı varsa +1, yoksa -1 puan verin.≈ 118 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf3- Paragrafınızdaki cümleler hep aynı konudan mı bahsediyor?Yoksa her paragrafta birden fazla mı konu var? Herparagrafta sadece bir konu varsa +1, birden fazla konu varsa-1 puan verin.4- Eğer rapor yazdıysanız, her bölümün başlığı var mı?Varsa +1, yoksa -1 puan verin.5- Eğer mektup yazdıysanız, mektubun başlangıç ve bitişcümleleri birbiriyle uyumlu mu? Örneğin “Sayın Bay/Bayan”diye başlayıp “Saygılarımla” veya “Sevgili Bay/Bayan” diyebaşlayıp “Sevgilerimle” diye uygun bir cümleyle mi bitirdiniz?Eğer uygunsa +1, değilse -1 puan verin.6- Eğer rapor yazdıysanız, raporun başında bir özet var mı?Eğer mektup yazdıysanız, mektubun ilk cümlesi konuyu özetlemektemi?Bu analiz sonucu 5 puanınız varsa çok iyi bir sonuçtur. 4Puan iyi, 3 ortalama bir puandır.NICELIK ANALIZIDaha önce, örnek olarak hazırladığınız yazıda aşağıdaki işlemleriuygulayın:1. Başlıklar dışında yazdığınız kelimeleri sayın. Toplam kelimesayısı, yazınız hakkında bir fikir verecektir.2. Cümleleri sayın.≈ 119 ≈Yazı Yazma Sanatı3. Uzun kelimelerinizin sayısını belirleyin. İki heceden uzuntüm kelimeler sayıma girmelidir. Kısaltmalar ve özel isimlerisaymayın.4. Ortalama cümle uzunluğunu hesaplayın. (Toplam kelimesayısı, toplam cümle sayısına bölünerek hesaplanır)5. Uzun kelimelerin yüzdesini (%) hesaplayın. (Uzun kelimelerinsayısı, toplam kelime sayısına bölünür ve 100 ile çarpılır.)DEĞERLENDIRMEBir önceki bölümde elde ettiğiniz sayılar, yazılarınız hakkındayararlı bilgiler verecektir.Çoğu profesyonel yazar, yazı miktarını sayfa ile değil, kelimesayısı ile ölçer. Genellikle yayıncılar da makaleleri veyakitapları kelime sayısı ile belirler. Çünkü bu sayı daha kesinbir ölçüdür.Kelime sayısı aşağıdaki durumlarda önemlidir:1. Zamanınızı iyi ayarlamak istediğinizde,2. Yazmak için gerekli zamanı belirlemekte,3. Çeşitli rapor yazımları için ayrılması gereken süreyi belirlemekte,4. Bir yazıyı hem çabuk, hem de en iyi şekilde yazmak istediğinizde.Zamanınızı iyi kullanmak isterseniz, bir yazının hazırlanmasındane kadar süre gerektiğini bilmek yararlı olur.≈ 120 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfÖrneğin, bir raporu hazırlamak için yaklaşık bir saat gerektiğinitahmin ediyorsunuz. Sizin de bir sonraki randevunuz,toplantınız veya yemek saatinize yarım saat zaman varsa;şöyle bir soru sorarsınız. Şimdi başlamak iyi olabilir mi? Başlarsanızne olacak? Raporun yarısında ara vermek zorundakalacaksınız. Tekrar başladığınızda, daha önce yazdıklarınızıgözden geçirmeniz gerekecektir. Bu şekilde zamanınızı iyikullanmamış olursunuz. Bunun yerine, yapabildiğiniz ölçüde,belirli zaman aralıklarına uygun faaliyetler yerleştirin. Bunuyapmak her zaman mümkün olmayabilir, çünkü hayat istediğimizşekilde düzenli değildir. Yine de mümkün olduğu ölçüdezaman/faaliyet uyumu sağlamak çok yararlı olur.ANLATIM BOZUKLUKLARIMANTIK HATASI (MANTIK YANLIŞLIĞI YAPMA)Doğru ve güzel bir cümle mantık ilkelerine de uymak zorundadır.Mantık ilkelerine aykırı cümleler anlatım bozukluğuortaya çıkarır.♦Aydın, 30′a karşı 20 oyla başkan seçildi.♦Tembelliğin sınıfta kalmana hatta zayıf not almana yol açıyor.♦Yağan yağmurda pırıl pırıl gökyüzünü izlemeye doyamam.Deyimleri Yanlış Anlamda KullanmaBir cümlede deyim kendi anlamından başka bir anlamdaya da yanlış anlamda kullanılırsa anlatım bozukluğu meydanagelir.≈ 121 ≈Yazı Yazma Sanatı♦ İnceden inceye düşünüp bir anda karar verdi.♦ Her işi kolayca yapar, eline yüzüne bulaştırır.♦ Zamanım çok nasılsa, işim başımdan aşkın.♦ Çocuğum iki gündür gözümde tütüyor.Anlamca Çelişen Sözler KullanmaBir cümlede anlamları birbiriyle çelişen sözcük ya da sözcükgruplarının bir arada kullanılması anlatım bozukluğunayol açar♦ Mutlaka bu konuda soru çıkabilir.♦ Aşağı yukarı tam iki yıl önce tanıştık.♦ Belki de ne dediğimi anlamamış olduğuna eminim.♦ Bence arkadaşım kesinlikle gelebilir.Yanlış Anlamda Sözcük KullanmaBir sözcük yanlış anlamda kullanılırsa cümlede bir anlatımbozukluğu meydana getirir.♦ Başarımı azımsamasına bozuldum. (Küçümseme)♦ Kendine özgün bir odası yokmuş. (Özgür)♦ Cana yakınlığı, herkesçe sevilmesine neden oldu, (Sağladı)GEREKSIZ SÖZCÜK KULLANMABir cümlede bir sözcük ya da sözcüğün yerini başka sözcükya da sözcük grupları sağlıyorsa o sözcük grubu gereksiz kullanılmışdemektir.♦ Mehmet Ali, oylama sonucu, sınıf başkanı olarak seçildi.≈ 122 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf♦ Seninle birlikte çarşıya çıkabilirim.♦ Bu konu karşılıklı görüşmelerle çözümlenebilir.♦ Yüksek sesle bağırmaya başladı.Bir cümlede eş anlamlı sözcüklerin kullanılması da gereksizsözcüklerden kaynaklanan anlatım bozukluğu meydana getirir.♦ Biz, farklı kuşaklardan ve nesillerdeniz.♦ Onlara göre daha hür ve özgürsünüz.♦ Aralarında menfaat çıkarına dayalı ilişki vardı.♦ İşte bu yüzden dolayı onu istemiyorum.ÇATI UYUŞMAZLIĞICümlede kullanılan çatılar birbirine uyum sağlamak zorundadırve sözcükler gereksiz çatı eki almamalıdır.Ben estetikçinin doktorlarla çalışılmasını öneriyorum, (çalışmasını)Ayrıntıları incelediğim zaman bazı aksaklıklar görülüyor.(İncelendiği)EK YANLIŞLIĞICümlede kullanılan sözcüklerin aldığı ekler uygun olmalıdır;aksi halde anlatım bozukluğu meydana getirirler.♦ Okulda birçok arkadaşlar edindim. (Arkadaş)♦ Çok mutlu olduk sizinle tanıştığıma. (Oldum).♦ Olay, bu noktalara, bu yerlere gelmemesi gerekiyordu.(Olayın)≈ 123 ≈Yazı Yazma SanatıFII LIMSI YANLIŞLIĞIBir cümlede fiilimsiler cümlenin anlamına uygun ekleri almadığıdurumlarda anlatım bozukluğu meydana gelir.♦ Size gelişini, sizde kaldığını anlattı durdu, (geldiğini)♦ Dolma yapmasını bilmeyenler gelmesin. (Yapmayı)TAMLANAN EKSIKLIĞIBazı cümlelerde sıfat tamlaması ile isim tamlamasının tamlananlarıortak kullanılmaya çalışılmaktadır; ancak bu tür kullanımlaranlatım bozukluğu meydana getirmektedir.♦ Ülkemiz, bazı toplumsal ve kültür sorunları yaşıyor. (Toplumsalsorunlar)♦ Biz iki yıldır birbirimize kenetlenmiş bir ilişkimiz var. (Bizim)♦ Bir öğretmen, öğrenciye sevgi aşılaması gerekir.TÜMLEÇ YANLIŞLIĞIBir cümlede -genellikler sıralı ve birleşik cümlelerde- ilkcümle için kullanılan herhangi bir tümleç (nesne, dolaylı tümleç,zarf tümleci) ikinci cümle için kullanılıyorsa bu tümleçlerikinci cümleye uygunluk sağlamalıdır.YÜKLEM EKSIKLIĞIGenellikle sıralı cümlelerde ilk cümle için kullanılan yüklemikinci cümle için kullanılır. Ancak bu yüklemlerin ortak olmasıgerekmektedir aksi halde anlatım bozukluğu meydana gelir.♦ Çoğu zaman Kur’an, bazen de dua ederdi. (Kur’an okur)♦ Farz namazları az, nafile namazları hiç kılamıyorum. (kılamadığımaz oluyor,)≈ 124 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfÖZNE EKSIKLIĞIBir cümlede öznenin bulunmaması cümlede anlam karışıklığınayol açıyorsa o cümlede anlatım bozukluğu vardır.♦ Müdürün odası yeniden düzenlendi, ziyaretçileri kabul etmeyebaşladı. (müdür)♦ Kitabın fiyatı oldukça yüksekti, ama çok yararlıydı. (Kitap)♦ Kimse ses çıkaramıyor, sonucu merakla bekliyordu. (Herkes)♦ Beni anlıyor ve cevap veriyordu, (bana)♦ Şimdi eve git, ben arayıncaya dek ayrılma (Oradan)♦ Zaman değerlidir, bu nedenle iyi değerlendirelim. (Zamanı)TAMLAYAN EKSIKLIĞIBir cümledeki tamlayanı düşmüş isim tamlamalarında tamlananınkime ait olduğu belirsiz olursa, burada tamlayan eksikliğindenkaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Bu tür anlatımbozuklukları cümlenin başına “senin” ya da “onun” tamlayanlarındanbiri getirilerek cümle daha belirli hale getirilmelidir.♦ Kur’an okuyuşundan oldukça etkilendim. (Senin – onun)♦ Evinin buraya uzak olduğunu bilmiyorduk. (Senin – onun)♦ Arkadaşlarına değer verdiğini sanıyoruz. (Senin – onun)SÖZCÜĞÜ YANLIŞ YERDE KULLANMACümlede sözcüğün yanlış yerde kullanımı söz dizimi hatalarınayol açar. Bu da anlatım bozukluğu olarak kabul edilir.♦ Soyguna katılan iki maskeli kişi aranıyor. (İki kişi)♦ Okuldan ilk mezun olduğu yıl iş bulamadı. (İlk yıl)≈ 125 ≈Yazı Yazma Sanatı♦ Eşyalar ücretsiz eve hemen teslim edilir. (Ücretsiz teslim)♦ Sağlam ayakkabı tamir edilir. (sağlam tamir)♦ İzinsiz inşaata girmek tehlikeli ve yasaktır. (izinsiz girmek)♦ Çok başım ağrıyor (çok ağrıyor)YAZIM YANLIŞLARIBir yazı ile okuyucuya mesajı doğru iletmede kaynağınönemli bir rolü ve sorumluluğu bulunmaktadır. Bu yüzden mesajıileten kişi mesajını yazılı olarak iletirken bir takım yazımkurallarına uyması gereklidir. Özellikle öğrencilerin yazı yazarkenyaptıkları en önemli hata, noktalama işaretlerine uymamalarıdır.* Yazılarda noktalama işaretleri bazen hiç kullanılmamaktabazen de yanlış yerde kullanılmaktadır. İfadelerin doğru anlaşılmasıiçin, bu kurallara özenle uyulmalıdır.* Bir bilgisayar programı kullanılarak yazılan yazılarda iseboşluk konusuna dikkat edilmelidir. ÖrneğinNoktalama işaretlerinden, özellikle noktadan ve virgüldenönce boşluk bırakılmamalıdır.Noktadan ve virgülden sonra boşluk bırakılmalıdır. Boşlukbırakılması unutulduğunda noktanın öncesinde ve sonrasındakisözcükler tek bir sözcük olarak algılanmaktadır. Bu dayazıların kâğıt üzerindeki düzenlemesini olumsuz etkilemektedir.≈ 126 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfParantezler açılırken parantez öncesinde boşluk bırakılmalı,açılan parantezle içindeki metin arasında boşluk olmamalıdır.Parantezler kapatılırken parantez öncesinde boşluk olmamalı,kapanan parantez sonrasında ise boşluk olmalıdır.(…..)* Diğer bir hata türü, yazım yanlışlarıdır. Sözcükler, Türk DilKurumu’nun belirlediği kurallar göz önünde bulundurularak,sözlüklere uygun yazılmalıdır.* Yaygın olarak yapılan bir başka hata da sözcüklerin yanlışkullanımlarıdır. Örneğin “neden olmak” “yol açmak” ve “sağlamak”gibi sözcükler çok farklı anlamlara gelirken, çoğu insan,bunları aynı anlamda kullanmaktadır.GÜNLÜK HAYATTAKI YAZILARDA ÇOKÇAGÖRÜLEN YANLIŞLARYANLIŞ DOĞRUhergün her günheryer her yerherşey her şeyharhangibiri herhangi biriherbiri her biribirgün bir günbirşey bir şeybir çok şey birçok şeyYANLIŞ DOĞRUbir kaç şey birkaç şeyhiç bir şey hiçbir şeypekçok pek çokpekaz pek azarasıra ara sırayanısıra yanı sırapeşisıra peşi sıraardısıra ardı sıra≈ 127 ≈Yazı Yazma SanatıYANLIŞ DOĞRUbir kaç şey birkaç şeyhiç bir şey hiçbir şeypekçok pek çokpekaz pek azarasıra ara sırayanısıra yanı sırapeşisıra peşi sıraardısıra ardı sıraakşam üstü akşamüstüsuç üstü suçüstüayak üstü ayaküstüterketmek terk etmekayırdetmek ayırt etmekfarketmek fark etmekarzetmek arz etmekvaadetmek vaat etmekhaketmek hak etmekmuhtacolmak muhtaç olmakşehidolmak şehit olmakvaz geçmek vazgeçmekbaş vurma başvurmakön görmek öngörmekvar saymak varsaymakya hut yahutve ya veyayada ya dalaboratuar laboratuvarantreman antrenmaneşortman eşofmanYANLIŞ DOĞRUlaboratuar al boratuvarantreman antrenmaneşortman eşofmanyalnış yanlışyalnız yalnızkiprik kirpikkirbit kibritanbar ambarcanbaz cambazçenber çembermakina makinemeyva meyvezatüre zatürreematba matbaadeynek değneksüpriz sürprizpoaça poğaçakordalye kurdelesandoviç sandviçeksoz egzozpardesü pardösüayidat aidatpilaj plajtazik tazyiktraş tıraşmetod metotara söz arasözara yön arayön≈ 128 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfARAPÇA ASILLARI ÇOĞUL OLDUĞU HALDE TÜRKÇEDETEKIL GIBI KULLANDIĞIMIZ KELIMELERDilimizdeki yabancı sözcüklerin bir kısmı çokluk haliyle dilimizegirmiştir. Nice insan, bu sözlerin çoğunun aslında çoğulolduğunu bilmeden kullanırlar. Hal böyle olunca da bilinçsizceyapılan yanlışlar ortaya çıkar.Evraklar: Arapça varak, yaprak sözünün çoğuludur. Yapraklar> kâğıtlar > yazılı belgeler şeklinde anlam genişlemesiolmuştur. Belgeler demek yerine evraklar diyenler sözcüğü ikikez çoğul yaptıklarının farkında bile değildirler.Emtialar: Meta sözünün çoğulu olup mallar anlamındadır,emtialar denmez.Ebatlar: Ebat boyutlar demektir ve ebatlar sözü en çok yapılanyanlışlardan biridir. Tekil hali “buut”tur. Elli yaşının üzerindekilerüç boyutlu sözünü ilk olarak üç buutlu biçimindeduymuşlardır.Mühimmatlar: Son günlerde sıkça duyduğumuz mühimmatsözü de çoğuldur. Orijinal hali “mühimmat-ı harbiye”dir ve savaşgereçleri anlamındadır. Kısaltılarak mühimmat sözü kullanılırolmuştur. Mühimmatlar sözü yanlıştır.Benzer şekilde aşağıdaki sözcükler de Arapça’da çoklukbelirtir ve Türkçe çoğul takısı ile kullanılmaları yanlıştır.Ahbap: Dostlar, aslı habib sözünden sevgililerAhlâk: İyi davranışlar≈ 129 ≈Yazı Yazma SanatıAhval: HallerAkraba: YakınlarAkran: YaşıtlarBeyanat: AçıklamalarEcdat: AtalarEcmal: ToplamlarEcza: Kimyasal maddeler, aslı cuz sözünden kısımlarEdevat: AraçlarEfkâr: FikirlerEkâbir: Önde gelenler, aslı ekber sözünden büyüklerEmlak: Mülkler, sahip olunan varlıklarEmsal: ÖrneklerErbab: Büyükler, ustalarEsnaf: SınıflarEsrar: SırlarEşkâl: ŞekillerEşraf: SeçkinlerEtraf: TaraflarEvkaf: VakıflarEvliya: VelilerFukara: YoksullarGureba: GariplerHatırat: AnılarHayvanat: HayvanlarHırdavat: Küçük, önemsiz şeylerItriyat: Güzel kokularİcraat: Yapılan işlerİfrazat: (Vücuttan) dışarı atılanlarİfşaat: Gizli bir şey hakkında yapılan açıklamalarİstihbarat: Alınan haberlerİzahat: Açıklamalar≈ 130 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfLevazımat: Gerekli maddelerMaddiyat: Maddi şeylerMahlûkat: YaratılmışlarMahsulat: ÜrünlerMaruzat: Arz edilenlerMatbuat: Basılmış şeylerMeşrubat: İçeceklerMezalim: Zulümler, kıyımlarMuhaberat: HaberleşmelerMüfredat: Bir bütünü oluşturan ayrıntılarNakliyat: Taşıma işleriNeşriyat: Yayılmış şeylerTadilat: DeğişikliklerTafsilat: AçıklamalarTahkikat: AraştırmalarTaksimat: BölmelerTaksirat: KusurlarTamirat: OnarımlarTedrisat: DerslerTeferruat: AyrıntılarTesisat: Tesisler, donanımlarTeslimat: Teslim edilen şeylerTezahürat: Görünüşler, gösterişlerTuluat: İlhamlar, doğaçlarUlemâ: BilginlerArapça asıllarında çoğul olup da Türkçeye tekil anlamdayerleşmiş birkaç sözcük yukarıda belirtilen hataların dışındatutulabilir:Avrat: Kadınlar, (Ar. avret sözünden)Elbise: Giysiler (Ar. libas sözünden)≈ 131 ≈Yazı Yazma SanatıEsas: Temeller, kurallar (Ar. uss sözünden)Eşya: Nesneler (Ar. şey sözünden)Evlat: Çocuklar (Ar. veled sözünden)Karşılarında doğru yazılışları ile sadece birkaç örnek veriyoruz:Acaib – AcaipAzad – AzatGarib – Garipİltihab – İltihapİ’malat – İmalatİsbat – İspatİslahat – Islahatİttihad – İttihatKalb – KalpKâtib – KâtipKitab – KitapMezheb – MezhepMü’min – MüminSan’at – SanatŞübhe – ŞüpheTe’sisat – TesisatK O M P O Z İ S Y O NKOMPOZISYON NEDIR?Kompozisyon, Türkçeye Fransızcadan geçmiş bir kelimeolup, “ayrı ayrı parçaları, unsurları bir araya getirerek uyumlubir bütün oluşturma” demektir. Kompozisyon, edebiyat, resim,≈ 132 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfmüzik, mimarlık gibi bütün sanat dallarında kullanılan bir terimdir.“Musikide beste, beste parçası” veya “musikîde bestekârlıkilmi” kompozisyon kelimesiyle ifade edilir. “Bestekârlık”anlamına gelen “kompozisyon” kelimesi de aynı konuylailgilidir.Bir edebiyat terimi olarak kompozisyon, “okullarda yazıyazma alışkanlığını kazandırmak için öğrencilere verilen yazıödevi, kalem alıştırması”, daha geniş mânâda ise “düşüncelerin,duyguların, olayların tasarıların uyumlu bir bütün oluşturacağışekilde sözle veya yazı ile anlatılması’‘dır.Fıkra, makale, sohbet, tenkit (eleştiri) deneme, roman, hikâye,masal, tiyatro, hatırat, seyahatname (gezi yazıları), mektup-dilekçe (eski: arzuhal), şiir, nutuk, konferans, röportaj hayathikâyesi (biyografi) edebiyatla ilgili birer kompozisyondur.Farklı parçaları, uyumlu ve düzenli şekilde bir araya getirmeyekompozisyon denir. Fransızca kökenli bir kelime olup,düzenleme anlamındadır. Kompozisyon kelimesini, genel anlamıiçinde değerlendirecek olursak, yaşadığımız dünya veevrenin kendisi de bir kompozisyondur.Bir mimarî eser nasıl meydana gelir? Mimar ve mühendisler,binanın kâğıt üzerinde projesini hazırlar. Elektrikçi, elektrikkablolarını döşer. Duvar ustası duvarını belli ölçüler doğrultusundaörer. İşçiler harcını kararınca karar… vb. Bütün buçalışmaların sonunda bir mimarî eser ortaya çıkar.Farklı iş kollarında çalışan insanlar uyumlu bir şekilde biraraya gelerek eseri oluştururlar. Eğer, düzenli bir çalışma ol≈133 ≈Kompozisyonmazsa, düzenli bir eser da ortaya çıkmaz. Konuyla ilgili dahaçok örnek vermek mümkündür. İnsan hayatının kendisinde debir kompozisyon vardır. Sabah belli saatlerde kalkılır, el ve yüzyıkanır, kahvaltı yapılır, okula ya da işe gidilir, öğle ve akşamyemekleri yenir, uyunur… vb. İnsan, günlük işlerinde bir düzenlemeyapmazsa mutlu ve başarılı da olamaz. Her sanatdalında ayrı bir kompozisyon görülmektedir. Müzikte bestedüzenleyenlere “Kompozitör” denilmesi de buradan kaynaklanmaktadır.Dilde kompozisyon ise; insanların duygu, düşünce ve hayallerinin,belli bir ahenk içinde yazılı ya da sözlü olarak etkilibir biçimde yansıtılmasıdır. Pek çok insan yazı yazar. Ama,kompozisyon kurallarına uygun yazı yazan pek azdır. Herkeskonuşma yapar. Ama, kompozisyon kurallarına uygun konuşmayapan pek azdır. İnsan, yazı yazma ve konuşmada düzenlemeyapabildiği takdirde başarılı olmayı da yakalar.Öğrencilerin imtihan kâğıtlarını okuyorum. Çoğunda bir yığınbilgi var, fakat konu ile ilgisi yok ve karma karışık. Kompozisyonişte bunların zıddıdır. Çeşitli konularda düzensiz biryığın bilgiye sahip olmak yeterli değildir. Öğrenci herhangi birkonuda lüzumlu ile lüzumsuzu seçebilmeli, fikirlerini bir sırayakoymasını öğrenmelidir.Karışık bir taş, demir ve cam yığını bir araya geldi mi, birmimarî eser vücuda gelmez. Yapı için elbette buna benzermalzemeye ihtiyaç vardır. Fakat mimarî, her şeyden önce, birdüzendir. Her taş bir plânın içinde yerli yerine konulunca binagöklere yükselir ve bir saadetin şarkısını söyler.Batı dillerinden alınan kompozisyon kelimesi, çeşitli şeyle≈134 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfrin düzenli olarak bir araya getirilmesi manasını taşır ve çeşitlisahalarda musikide, resimde, mimarîde ve edebiyatta kullanılır.Kelimenin çeşitli sahalara tatbiki de gösteriyor ki, kompozisyonmuhtevâdan yahut malzemeden ziyade, onların biraraya getirilişi ile ilgilidir ve bu çok mühim bir şeydir.Tabiat ve hayat, insanoğluna şekil vererek güzel ve faydalıeserler vücuda getirilebileceği muazzam bir malzeme deposudur.Resim mi yapmak istiyorsunuz? Dünyada renktenboyadan çok ne vardır? Hakikî bir ressam konu bakımındanda bir sıkıntı çekmez. Bütün tabiat ve hayat işlenecek konuile doludur. Mühim olan, herhangi bir konu etrafında bir renkkompozisyonu vücuda getirmektir.Sanatçının tabiatı keşfedip onunla uyum içine girdiği şeydir,kâinattaki İlâhî düzeni anlamasıdır.Sesler, taşlar, kelimeler ve fikirler için de durum aynıdır.Dünyada bir yığın çalgı aleti ve ses çeşidi vardır. Bunları gelişigüzel bir araya getirirseniz, sadece gürültü çıkarmış olursunuz.Musiki çeşitli sesler arasında güzel bir düzen kurmaktır.Yahya Kemal, şiiri bir “kelimeler istifi” olarak tarif eder. Güzelbir mısrada, kelimenin yerlerini değiştirdiniz mi, derhal etkisikaybolur.Öğrencilere çeşitli örnekler vererek dizi, sıra, istif veya düzeninemniyetini anlatmak lazımdır. Düşünce karşılığının önüneancak böyle geçebiliriz.Aslında her insan duyar, düşünür ve etrafında olanları farkeder. Fakat bunlar bizim içimize karma karışık olarak girer.≈ 135 ≈KompozisyonHer insan bir duygu, düşünce ve intiba deposudur. Konuşurveya yazarken, içinde bulunulan duruma göre, bu depolananbazı şeyleri seçer, cümle haline getiririz. Eğer onlar arasındabir bağ kuramazsak, yazılan veya konuşulan şeyler, başkalarınasaçma gelir. Saçmak ile ilgili olan saçma kelimesi, düzeninzıddıdır. Nazım, nizam, tanzim ve muntazam kelimeleride birbirinin akrabasıdır. Tanzim edilmiş her şeyde şiire yakınbir taraf vardır. Bir manav dükkânı veya vitrin tanzim edilincegöze güzel görünür.Nizam deyince akla asker veya ağaç dizisi gibi basit bir düzengelmemelidir. Tabiatın yarattığı canlı varlıkları, nebat vehayvanları yakından incelerseniz, teferruatına kadar işlenmişbir nizam görürsünüz. Çiçek, kelebek, kuş, balık, hatta bazımadenlerdeki renk ve şekil ahengi hayret vericidir. Bütün varlıkaçık veya gizli bir nizama dayanır. “Güneş manzumesi”,“yıldızlar cümlesi” deyimleri bir gerçeğe tekabül eder. İlim kâinatınnizamını keşfe çalışır. Öğrencilerde nizam fikrini uyandırabilmekiçin, ilimlerden de faydalanılabilir.Sosyal hayatta nizamın ehemmiyetini gösteren aktüel birkonu vardır: Trafik! Vasıtalar düzenli bir şekilde hareket ederse,caddelerde hiçbir karışıklık olmaz. Hayat canlı bir şekildeakar gider. Düzene uymayanlar tarafından yol tıkanırsa, herkesincanı sıkılır. Fakat İnsan, kafasının içinde bir nizam tesisedemezse, dışarıda onu nasıl kurabilir? Kompozisyon dersleriningayesi öğrencilere kendi duygu ve düşünce dünyalarınabir çeki düzen vermektir. (Mehmet Kaplan)Yukarıdaki tariften de anlaşılacağı üzere sözlü ve yazılı olmaküzere iki türlü kompozisyon vardır:≈ 136 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf1. Sözlü Kompozisyon: Sözlü kompozisyon, duygulara, düşüncelere,sezgilere, tasarılara konuşma yoluyla bütünlük vermektir.Tartışma, konferans, münazara, açık oturum ve dersanlatma sözlü kompozisyon örnekleridir.2. Yazılı Kompozisyon: Yazılı kompozisyon, duygulara, düşüncelere,sezgilere, tasarılara yazma yoluyla bütünlük vermektir.Fıkra, makale, sohbet, tenkit, deneme, roman, hikâye,masal, tiyatro, hatırat, seyahatname, mektup, şiir biyografiyazılı kompozisyon örnekleridir. Gerek sözlü, gerekse yazılıkompozisyonda fikirler, olaylar, verilen örnekler yerli yerindeolmalıdır.Bir kompozisyon yazarken konu ile ilgili maddelerin toplanmasınabuluş; buluşların bir sıraya konulmasına düzenleyip;yazı şekli verilmesine anlatış denir.Bir kompozisyonun başarılı olabilmesi için birlik, denge vecanlılık şarttır. Birlik ana fikirden ayrılmamaya; denge, unsurlarınana fikrin çevresinde oranlı bir biçimde bulunmasına;canlılık, anlatımın (ifadenin) sürükleyici, ilgi uyandırıcı bir kıvraklıktaşımasına denir.İyi ve güzel yazabilmek sabır ve titizlik ister. İnsan, iyi yazmayıçabuk yazmakla öğrenemez. Aksine, iyi yazarak, çabukyazmayı öğrenir. Bunun için yazılı anlatımda başarılı olabilmek,yazılı kompozisyon ilkelerini bilmek ve bunları yazma çalışmalarıile geliştirmek gerekir.İyi yazı yazmak; “iyi düşünmek, doğru duymak, uygun anlatmak,aynı zamanda düşünce, ruh ve beğeni (zevk) sahi≈137 ≈Kompozisyonbi olmak” demektir. İyi ve başarılı yazı yazabilmek için önce,doğru düşünmek ve duymak, sonra da en iyi biçimde bunlarıanlatabilmek gerekir. Yani, “yazmadan önce, düşünmeyi öğrenmek”başta gelen özelliktir.Güzel yazmak bir sanattır. Özel bir yetenek ister. Örneğin;şiir, hikâye, roman yazmak… Fakat, iyi ve doğru yazmak ise,yeteneğe bağlı değildir. Yazma zevk ve alışkanlığına sahipolan, yazma tekniğini ve dil kurallarını bilen, plân ve paragraflarınoluşmasıyla ilgili gerekli deneyimi bulunan herkes, zamanlabaşarıya ulaşır. İyi yazmak, kolay bir iş değildir. Kişininkendini yetiştirmesi, geliştirmesi ve düzeltmesi gerekir.Öğrenciler genellikle kompozisyon yazmayı sevmez. Bu yazacağınızkompozisyon burs, ders hatta bir yarışma için olsada öğrencilerin çoğu için kompozisyon yazmak zor bir görevdir.İyi bir kompozisyon yazmak için size yardım edebilecekpek çok yöntem bulunmaktadır. Amacınız her ne olursa olsunaşağıdaki metodu izleyerek oldukça başarılı kompozisyonlaryazabilirsiniz.BAŞARILI BIR KOMPOZISYON IÇIN 7 PÜF NOKTA VARDIR:KONUNUZU SEÇİNKonunuz önceden belirlenmiş olabilir ya da konuyu seçmeksizin tercihinize bırakılmış olabilir. Eğer konunuz önceden belliysenasıl bir yazı yazmak istediğiniz hakkında düşünmeyebaşlamalısınız. Genel bir bakış mı olmalı yoksa detaylı bir incelememi? Eğer gerekiyorsa konunuzu daha da daraltın.≈ 138 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfEğer konunuz belli değilse yapmanız gereken bazı şeylerolacaktır. Bu durum biraz zaman alıcı olsa da bu fırsat sizeilginç ya da sizi ilgilendiren bir konu seçme avantajını da verir.İlk önce bu kompozisyonu hangi amaç için yazdığınızı belirleyin.Bilgilendirmek için mi yoksa ikna etmek için mi?Amacınızı belirledikten sonra, merak uyandırabilecek konularhakkında biraz araştırma yapmanız gerekecek. Hayatınızıdüşünün. İlginizi neler çeker? Bu konuları listeleyin.Son olarak seçeneklerinizin neler olduğunu gözden geçirin.Amacınız bir şeyler öğretmekse daha önceden bildiğiniz,okuduğunuz bir konuyu seçin. Amacınız ikna edici bir kompozisyonyazmak ise çok sevdiğiniz bir konuyu seçin. Yazınızınmisyonu her ne olursa olsun, konunuzu önemsediğinizi gösterin.DÜŞÜNCELERİNİZİN TASLAĞINI OLUŞTURUNBaşarılı bir kompozisyon yazmak için düşüncelerinizi düzenlibir şekilde yazmalısınız. Hali hazırda aklınızdaki fikirlerikâğıda dökerek, fikirler arasındaki bağlantıları ve ilişkileridaha net görebilirsiniz. Bu taslak, kompozisyonunuz için birtemel oluşturmaktadır. Fikirlerinizi yazıp düzenlemek için taslakveya diyagram kullanın.Bir diyagram oluşturmak için konunuzu sayfanın ortasınayazın. Bu konudan 3-5 çizgi çıkarın ve ana fikirlerinizi bu satırlarınsonlarına yazın. Bu ana fikirlerden de çizgiler çıkarın veçizgilerin sonuna bu fikirlerle ilgili düşüncelerinizi yazın.≈ 139 ≈KompozisyonTaslak oluşturmak isterseniz de konunuzu kâğıdın üst kısmınayazın. Buradan, ana fikirlerinizi listelemeye başlayın veher bir fikrin altına boşluk bırakın. Bu alanda, her bir ana fikriilgilendiren daha detaylı fikirleri listeleyin. Bunu yapmak bağlantılarıgörmenizi sağlayacak ve daha organize bir kompozisyonyazmanıza yardımcı olacaktır.ANA FİKRİ İÇEREN CÜMLENİZİ YAZINKonunuzu seçtikten ve fikirlerinizi belirli başlıklar altındatopladıktan sonra, kompozisyonun ana fikrini anlatan cümleyiyazmalısınız. Okuyucu bu cümleyle kompozisyonu nedenyazdığınızı anlar. Oluşturduğunuz taslaktan veya diyagramdanfaydalanın. Ana fikirler neler?Ana fikri anlatan bu kısım iki bölümden oluşmaktadır. Birincibölüm konuyu, ikinci bölüm de kompozisyonun ne anlattığınıbelirtir. Örneğin Bill Clinton ve ABD üzerindeki etkisi hakkındabir kompozisyon yazıyorsanız ana fikrinizi anlatan cümle, “Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri başkanı olarak görevaldığı iki dönemde ülkemizin geleceğini etkilemiştir.” şeklindeolabilir.GELİŞME BÖLÜMÜNÜ YAZINKompozisyonun gelişme bölümünde konunuzu açıklar vetartışırsınız. Diyagrama ya da taslağa yazdığınız her ana fikirkompozisyonunuzun gelişme paragraflarını oluşturacaktır.Gelişme bölümünü oluşturan her paragraf aynı temel yapıdanoluşmaktadır. Giriş cümlesi olarak ana fikirlerden birini≈ 140 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfyazın. Daha sonra, ana fikri destekleyen cümlelerinizi yazınama geri dönüp detaylı örnekler vermek için üç dört sıra boşlukbırakmayı ihmal etmeyin.GİRİŞ PARAGRAFINI YAZINAna fikrinizi belirten cümleyi yazdıktan ve gelişme bölümünüoluşturduktan sonra, giriş paragrafını yazmalısınız. Bu bölümokuyucunun ilgisini çekmelidir ve kompozisyonun nedenyazıldığını göstermelidir.Dikkat çekici bir giriş yapın: Şaşırtıcı bir bilgi, diyalog, hikaye,alıntı veya konunuzun kısa bir özetini kullanabilirsiniz.Hangisini tercih ederseniz edin, giriş paragrafının son cümlesinioluşturan ana fikir ile bu dikkat çekici girişinizin eşleştiğindenemin olun.SONUÇ PARAGRAFINI YAZINSonuç kısmı konuyu toparlar ve kompozisyonun kısa birözetini sunar. Sonuç paragrafınız 3-5 güçlü argümandan oluşmalıdır.Bahsettiğiniz noktaları gözden geçirin ve ana fikrinizigüçlendirin.SON RÖTUŞLARI EKLEYİNSonuç paragrafını yazdıktan sonra, kompozisyonunuzunbittiğini düşünebilirsiniz. Yanlış! Kompozisyonunuzu bitirdiğinizdenemin olmadan önce bütün küçük detaylara dikkatlicebakın.Paragrafların sırasını kontrol edin. En güçlü argümanları≈141 ≈Kompozisyonnız gelişme bölümünün ilk ve son paragraflarında yer alırken,daha güçsüz argümanlarınız ara paragraflarda yer almalıdır.Ayrıca paragrafların mantık sırasıyla sıralandığından eminolun. Kompozisyonunuz bir süreci veya işlemi anlatıyorsa (çikolatalıkek nasıl yapılır gibi) paragrafların doğru sırada olmasınadikkat edin.Eğer varsa kompozisyonunuzun talimatlarını gözden geçirin.Kompozisyonlar farklı formatlar içerebilir ve kompozisyonunuzunistenilen biçimde olduğundan emin olmak için talimatlarıiki kez kontrol etmeniz gerekir.Son olarak yazdıklarınızı gözden geçirin. Kompozisyonunuzuyeniden okuyun ve kompozisyonunuzun mantıklı olupolmadığını kontrol edin. Cümle akışının sorunsuz olduğundanve fikirleri birbirine bağlamanıza yardımcı olacak ifadeleri eklediğinizdenemin olun. Dilbilgisi ve imla hatalarına karşın yazınızımutlaka kontrol edin.KOMPOZISYON YAZMANIN İNCELIKLERIİyi, doğru ve başarılı bir yazı yazabilmek için 1) Gözlemyapmak; 2) Düşünmek; 3) Okumak; 4) Anadilini iyi kullanmakgibi ilkelerin yerine getirilmesi gerekir.1. Gözlem YapmakArapça “müşâhede” (=1. gözle görme, açıkça görebilme; 2.(tasavvufta) düşünce yolu ile manevî âlemi görür gibi olma)karşılığı olarak, gözle- fiiline -m “fiilden isim yapma eki” getirilmeksuretiyle yapılmış yeni bir kelime olan gözlem; görme,işitme, koklama, tatma ve dokunma organlarımızla dış dünya≈142 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfdan sağla-dığımız duyumların bütünüdür. Âlemi, yâni insanları,varlıkları, olayları; bir bü¬tün olarak hayatı tanımak içinmutlaka gözlem yapmak gerekir.Gözlem (müşahede) yoluyla tanıdığımız her varlık, her olay,hayatımızın bir parçası olur. Görmediğimiz, tanımadığımızyerleri kişileri ve şeyleri ne anlatabiliriz, ne de yazabiliriz. Meselâ,hiç “vapur” görmemiş birisinden vapuru tanıtmasını istediğimizzaman, alacağımız sonuç hiç de başarılı olmaz. Birnesneyi görmemiş olan kişinin o nesne hakkında söyleyebileceğihiçbir şey yoktur. Meselâ hiç fil görmediği için bu hayvanıtanımayan üç kör insana filin bacağını, hortumunu ve kulağınıellettiğimiz zaman üçü de ayrı ayrı şeyler söyleyeceklerdir. Birinsanın hiç görmediği bir şeyi hayal etmesi de beklenemez.Çünkü hayal “1. bir şahıs veya şeyin insanın aklında canlananşekli; 2. asıl ve hakikati olmaksızın canlandırılan, görüldüğüsanılan şey” demektir.Gözlem yapmak için mutlaka görmek, bunun da ötesindegörmeyi öğren¬mek gerekir.2. Düşünmek“Uzun uzadıya inceleyip tetkik etmek” anlamına gelen düşünmekyalnız insanlara has bir özelliktir.İyi konuşup, iyi yazmak için mutlaka düşünmek gerekir.Eski dilde “mütefekkir” denilen kişiler “düşünen, düşünücü”kişilerdir, insanları düşünmeye sevkeden şeyler; gelişen olaylardır,yenilikler ve dış dünyadır, toplumdur. Düşünce, insanadoğuştan gelmiş gizli bir güç olmadığı, sonradan ve toplumlakazanıldığı için, kişiden kişiye, hatta toplumdan topluma de≈143 ≈Kompozisyonğişir ve farklılıklar gösterir. Meselâ, Amerikan ya da Avrupatoplumunda yaşayan bir gayr-i müslimin dünya, ahlâk ve bütünüy¬le hayat görüşü, bir müslümanın dünya, ahlâk ve hayatgörüşünden çok farklıdır. Bu görüş farkını oluşturan da öncelikleinanç ve o inancın yaşandığı kurallar ve çevredir.İnsanoğlu beyniyle düşünür. Bunun için düşünceye “beyninürünü” diyebiliriz. Yeryüzündeki canlı varlıkların içerisinde,“düşünme” özelliğiyle yükselmiş olan insanoğlu, içinde yaşadığıtabiatı, dünyayı; her an birlikte olduğu insanı, sonsuzluğauzanan uzayı, tefekkür ederek tanımak, bütün bunların boşunayaratılmadığını değerlendirip Allah’a olan inancını güçlendirmekihtiyacındadır. Bu nedenle doğru hükme ulaşmak içindevamlı düşünmek zorunda kalmıştır. Kur’an, akletmeyenlerinpislik içinde bocaladıklarını söylüyor. Kur’an, Müslümanlarınakıllarını kullanmalarını, tefekkür içinde olumlu düşünmeleriniöğüt veriyor. Düşünen insan, ortaya konulan şeyler içinde endoğrusunu seçer ve kendisi de ortaya bir şeyler koyar.3. OkumakKonuşmada ve yazmada başarılı olabilmek için mutlakaçok okumak, okuduğunu yorumlamak, kültürlü olmak gerekir.“Kültür”, “Bir milletin manevî varlığını ve düşünce birliğini meydanagetiren fikir ve sanat mahsullerinin, ananelerin bütünü”olduğuna göre, kültürlü olmak, bütün bu özelliklere sahip olmakdemektir.İnsanoğlunun bilgi, duygu ve hayal gücü roman, hikâye,gezi notları (hâtırat/seyahatname), köşe yazıları, hatta masalgibi edebî ürünleri okumakla zenginleşir. Okuyan kişinin dil veifade (anlatım) gücü ile düşünme yeteneği, okuma-yan, bilgi≈144 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfsiz (câhil) kişiyle kıyaslanamayacak kadar farklıdır. Okuyankişi medenidir, yöresini, ülkesini ve dünyayı tanır; iyiyi kötüdenayırıp değerlendirme yapmasını bilir. Okumayan kişi ise donmuş,fosilleşmiş, kendi kabuğundan çıkamamıştır. Okumayankişinin “bilgisiz, câhil, güçsüz, kapasitesiz ve yetersiz” sıfatlarıylaanıldığı veya tanıtıldığı unutulmamalıdır,4. Anadilini iyi kullanmakBaşarılı bir konuşma veya yazıda anlatımın işlek, açık vetesirli olması için, kişinin anadilini çok iyi kullanması gerekir.Bunun için de mutlaka dil bilgisi kurallarını iyi bilmek şarttır.Anadili eğitimi sabırla, inançla ve şuurla yapabileceği için,anadilini kusursuz ve yetkiyle kullanabilmek de bir anda oluverecekşey değildir.Atalarımız, “Bakmakla öğrenseydi, köpekler kasap olurdu”demişler. Her şey zaman ve sabırla en güzele ulaşır. Üslûpyani “tarz, usul, tutulan yol, stil” dediğimiz şey de düşünerek,okuyarak ve yazarak zaman içinde gelişir. Tanınmış ro¬man,hikâye ve köşe yazarı ile şairleri üne kavuşturan üslûplarıdır.KOMPOZISYON NASIL YAZILIR?Kompozisyon yazmak, sanıldığı gibi herhangi bir konu üzerindeaklına gelen her şeyi basit bir düzen içerisinde ifade etmekdeğildir. Daha doğrusu, ciddi bir kompozisyon daha yoğunbir çabayı ve özeni gerektirmektedir. Bunun için etkili veverimli bir kompozisyon yazarken belli kurallara uymak; kompozisyonyazma ilkelerini sırasıyla yerine getirmek gerekir.Aşağıda, kompozisyon yazılırken hangi adımları uygulamamızgerektiği sıralanmıştır. Bu adımları uygulayarak etkili veverimli bir kompozisyon yazabilirsiniz:≈ 145 ≈Kompozisyon1. BİLGİ BİRİKİMİÜniversite eğitimiyle bir meslek için hazırlık yapılır, o mesleğingerektirdiği birikim aktarılmaya çalışılır. Aydın insanın bilmesigerekenler ise sadece kendi mesleğiyle, ilgi alanlarıyla,çevresiyle ve dönemiyle sınırlanamaz. Kendisine yöneltilenhemen her soru için az çok söyleyecek sözlerinin olması beklenir.“Ben inşaat mühendisiyim, ülke sorunlarından, sosyalçevreden, Dinî konulardan, İslâmî faaliyetlerden, trafikten…hiç anlamam” demek kültürlü insana yakışmaz. Kişinin çevresinekarşı duyduğu sorumluluk; onu araştırmaya, incelemeyeve öğrenmeye yönlendirir. Böylece bilgi birikimi için ilk adımlaratılmış olur.Herhangi bir bilim veya sanat dalıyla ilgili özel araştırmalarve deneyimler sonunda elde edilecek uzmanlık bilgisini saymazsakgenel bir kültür sahibi olmak ve (sözlü veya yazılı)kompozisyonlar meydana getirmek için “bu sayfada” sayılanetkinliklerin yapılmasında yarar vardır.2. KONU SEÇMEYukarıda sıralanan yollarla ve bunlara ilâve edilebilecek değişiketkinliklerle birikim kazandıktan sonra sıra, üzerinde sözsöylenecek veya yazı yazılacak konuyu seçmeye gelir. Konununaraştırma yapmaya uygun, bol kaynağı olan ve kişininilgi alanına giren, sınırları belli olan bir konu olmasına özengösterilir.3. PLÂN YAPMAPlânın olmadığı yerde düzensizlik, dağınıklık, zorluk, zevksizlikve kabalık kendini nasıl gösteriyorsa plânlanmadan orta≈146 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfya konan yazılı veya sözlü kompozisyonda da benzer aksaklıklarhemen kendini gösterecektir. Esasen iyi bir yazı veyakonuşma plânsız olmaz.4. BAŞLIK BULMABaşlık, yazının veya konuşma konusunun adıdır. Tabiattaadı olmayan, ismi konmayan varlık olmadığına göre yazıya dabir isim konmalıdır.İyi bir başlık;– Kısa ve özlü,– Dikkat çekici ve merak uyandırıcı,– Konuyla ilgili,– Ana düşünceyi etkili bir biçimde anlatan,– Kolay söylenebilen ve akılda kalıcı,– Yazının içeriği hakkında fikir verici olmalıdır.Film adlarına, kitap adlarına, makale başlıklarına, haberbaşlıklarına… dikkat edilirse bunların yukarıda sayılan nitelikleritaşıdığı görülür.Düşünce yazıları için konu, konunun maddesi veya ana düşünceuygun başlıklar olarak seçilirken olay yazıları için dahageniş bir yelpazeden başlık seçmek mümkündür: Olayın geçtiğiyer; olay kahramanı; olayın adı; olay kahramanı ve olayınyeri; olayın özü olan eylem gibi.Bölüm başlıkları ve ana başlıklar satırı ortalayacak şekildebüyük harflerle yazılır ve (ünlem veya soru ifadesi yoksa) sonunaherhangi bir noktalama işareti konmaz. Alt bölümlere aitbaşlıklar ise küçük harflerle yazılır. Önce başlık konup yazının≈ 147 ≈Kompozisyonbuna göre geliştirilebileceği gibi, yazıyı tamamladıktan sonrada uygun bir başlık seçilebilir. Biz, yazı bittikten sonra, bitenyazıya uygun başlık bulmayı tavsiye ediyoruz.5. PARAGRAF BİLGİSİHerhangi bir yazının bir satır başından öteki satır başınakadar olan bölümüne paragraf denir. Paragraf, geniş bir konununbelli bir bölümünü ifade eden düşünce birimidir.Paragraflar, bütün bir konunun ayrı ayrı bölümlerini ifadeeden, kendi içinde de bütünlüğü olan birimlerdir. Bu bakımdaniyi düzenlenmiş bir paragrafta cümlelerin açık, etkili ve birbirinebağlı olması gereklidir.Uzun bir yazının bölümlere ayrılmaması okuyucuyu yoracağıiçin yazıdaki çeşitli ana fikirlerin birbirinden ayrılması paragraflarlamümkün olur. Böylelikle yazının kolay okunması veanlaşılması sağlanır. Yazıda ilk satırın biraz içeriden başlaması(paragraf şekli), bir düşüncenin veya konunun bir bölümününtamamlanıp diğer bir bölümüne geçildiğini gösterir.Böylelikle okuyucunun ilgisi devam ettirilir, yazının daha kolaykavranması da sağlanır.6. DİLİN KURALLARINI BİLMEİyi bir yazı yazmak veya başarılı bir konuşma yapmak içindilin (ses bilgisinden cümleye kadar bütün) kuralları, söz varlığıçok iyi bilinmelidir. Kelimelerin anlamlarını, bunlar arasındakianlam inceliklerini ve dilin ifade kabiliyetini iyi bilmek,yazana (veya konuşana) kolaylık sağlayacaktır. Bu konudakibirikimin bir anda oluşması elbette mümkün değildir. Kişi, ön≈148 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfcelikle konunun önemine inanır, bol bol okur, araştırır, yazmaalıştırmaları yapar, sabırlı olur ve bunu zamana yayarsa bubirikimi kazanabilir.7. YAZMABilgi birikimden yola çıkarak konuyu tespit edip plânladıktansonra (paragrafların özellikleri dikkate alınarak) yazmaya başlanmalıdır.Ancak kişinin kendisini hazır hissetmesinin yazınıngüzelliği ile doğrudan ilgisi olduğunu belirtmekte yarar vardır.Yazmaya önce, kısa yazılar yazarak başlamakta yarar vardır.Hatta başlangıçta yatkınlık kazanmak için şiirler, kısa hikâyeler…olduğu gibi yazılabilir. Sonra bir üslûp kazanıncaya kadarbol bol yazı denemeleri yapılmalıdır. Bu konuda BenjaminFranklin diyor ki “Güzel yazıları derleyen bir kitap elime geçti,satın aldım. Baştan aşağı okudum. Üslûbu çok hoşuma gitti.Bu üslûp yeteneğine erişme isteğini duydum. Taklitle işe başladım.Önce kitaptaki en güzel makaleleri seçtim. Her paragrafınönemli yerlerini özetledim. Kitabı bir kenara attım. Birkaçgün sonra bu makaleleri aslına uygun olarak, kitaba bakmadanyazmaya çalıştım. Gördüm ki, kelime stokum, kelimelerikullanışım oldukça zayıf. Ara sıra çıkardığım özetleri birbirinekarıştırdım; birkaç hafta sonra özetleri tekrar düzelterek metnimeydana çıkarmaya çalıştım. Bu çalışmalar yazı yazma yeteneğimdebüyük gelişmeler sağladı.”8. YAZININ OKUNMASI VE DÜZELTİLMESİYazı tamamlandıktan birkaç gün sonra sanki bir başkasınınyazısını okuyormuş gibi; sayfa düzenine, imlâya, noktalamaya,dil bilgisi kuralları ve iyi bir anlatımın niteliklerine uygunluk≈ 149 ≈Kompozisyongibi ölçütlerle dikkatli bir şekilde yeniden okunmalı, varsa yanlışlardüzeltilmelidir. Yazı, herkesin doğru ve kolay anlayabileceğibir hâle getirilmelidir.KOMPOZISYONDA KONUKonu: Eski dilde “mevzu” denilen konu, kendisinden bahsolunan,kararlaştırılmış şey” demektir. Her yapının bir temeli,her fikrin bir dayanağı varsa, her yazının da mutlaka birkonusu vardır. Başıboş, ne anlatmak istediği belli olmayan,konu-suz yazı olmaz. Yazı yazmaya karar veren kişi için hervarlık, her olay, her düşünce, her mesele, velhâsıl her şey birkompozisyon konusu olabilir.Konu, ortaya konulan, kendisinden bahsedilen, kararlaştırılanşey demektir. Konu bir edebi eser veya yazının genel çerçevesidemektir. Bu genel çerçeveye her sanatçı ayrı açıdanbakar. Sözgelişi baharın çiçekleri, yağmurları, meyveleri vegetirdiği hastalıklar etrafında yazılmış dört yazı düşünürsek,bunların hepsinin konusu bahardır.Bu ifadelerden anlaşılacağı gibi konu; üzerinde yazı yazmaya,konuşmaya, düşünmeye, eser vermeye yarayan kavramveya maddedir. Bu durumda yazmaya değer her şey bir kompozisyonkonusu olabilir.a) Konunun ana düşüncesi: Konuyu meydana getiren varlık,olay, dü¬şünce veya meseledir. Konunun kavranmasında temelölçülerin başında konunun ana düşüncesi gelir. Konunun anadüşüncesi demek konunun özü demektir. Konunun maddesi≈ 150 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfanlaşılmadan yazılan kompozisyonlarda konu anlaşılmamış demektir.Dolayısıyla yazılanlar da bu konu dışında kalırlar.Sözgelişi; “Körle yatan şaşı kalkar.” sözünü haklı çıkaran birhikâye yazınız. Kompozisyonunda konunun maddesi “kötü insanlarlaarkadaşlık etme”dir. Buradaki körlük ve şaşılığın gerçekanlamda düşünülmemesi gerekir. Görüş noktası konuyu sınırlandırmakiçin gereklidir.b) Konunun görüş açısı: Tesbit edilen konunun ana maddesinin,yani olay, varlık, düşünce veya meselenin hangi yönden,hangi görüş açısından değerlendirileceğidir. Konunun kavranmasındaikinci önemli ölçü “görüş açısı”dır. Görüş açısı konununmaddesini çevreleyen görüş yönüdür. Görüş açısının tespiti yazarıdağınıklıktan kurtardığı gibi, konunun başka yönlere saptırılmasınada engel olur. Görüş noktası konuyu sınırlandırmakiçin gereklidir.Yukarıdaki örnekte “görüş açısı”, kötü insanlarla düşüp kalkanlarınmutlaka kötü yola sapacaklarıdır. Konunun verilmesinegöre bunun tersi savunulamaz. Örnekler buna göre düşünülecek,hikâye bu açıdan yazılacak demektir. Bunun tersi konu dışıdır.Bu konuyu hikâyelendiren bir yazar, kötü insanlarla düşüpkalkarak onları iyi yöne çeken bir kahramana yer veremez. Çünkübu görüş, düşünce açısından doğru olsa bile, konunun verilişbiçimine göre, görüş açısına uymamakta, görüş açısını yalanlamaktadır.c) Konunun türü: Yazılacak konunun fıkra, makale, mektup,hatıra, hikâye… vb. türlerinden hangisi olacağıdır. Kaleme alınacakbir ko¬nuyu başarıyla yazabilmek için, daha önce adlarınısıraladığımız (bkz. yazılı kompozisyon bahsi) edebiyat≈ 151 ≈Kompozisyontürlerinin vasıflarını iyi bilmek gerekir.Konunun şeklinden, yazılmak istenen yazının türü anlaşılır.Bir kompozisyon konusu her tür yazı şekliyle yazılamaz. Denemetürüne uygun düşecek bir konu makale türüyle yazılamaz.Makaleye uygun bir konu hikâye şeklinde yazılamaz.KOMPOZISYON KONULARI1- Peygamberimizin yetiştirdiği ashabdan biri olsaydınız,kim olmak isterdiniz ve günümüzde sahabe olarak buralardanasıl yaşardınız? Bu sorunun genişçe cevabı mâhiyetinde biryazı yazınız.2- “Allah’a inandım” de, sonra (bu sözünde ve her davranışında)dosdoğru ol.” Hadisini açıklayan bir kompozisyon yazınız.3- “Çok yaşamak elimizde değil, ama Müslümanca yaşamak(Allah’ın yardımıyla) elimizdedir.” Sözünden yola çıkarakgünümüzde Müslümanca yaşamanın zorluklarını ve insanakazandıracaklarını açıklayan kompozisyon yazınız.4- “Büyüklerimize nasıl davranmalıyız? Sizin büyüklerinizdenbeklediğiniz davranışlar nelerdir?” konulu bir kompozisyonyazınız.5- “Zor, imkânsızdan kolaydır.” sözünü açıklayan bir kompozisyonyazınız.6- Kış mevsiminin, sizi nasıl etkilediğini anlatan bir kompozisyonyazınız.≈ 152 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf7- Aşağıdaki plana dikkat ederek okumanın yararlarını anlatanbir kompozisyon yazınız.a) Giriş bölümünde, insanların niçin okumaya ihtiyaç duyduğunubelirtiniz.b) Gelişme bölümünde, kitap okuyanlarla okumayanlar arasındakifarklılıkları örneklerle açıklayınız.c) Sonuç bölümünde ise kitap okumanın yararları konusundadeğerlendirme yapınız.d) Yazınıza uygun bir başlık koyunuz.8- “Başkasının zararını isteme, kendin de zarar verme; hepiyilik yap, kibirlenme, kötülük yapmaktan sakın!” sözünü açıklayanbir kompozisyon yazınız?9- Okuduğunuz bir kitabı tanıtınız. (Eserin adı, yazarı, sayfasayısı, ana düşüncesi, size kazandırdıkları hakkında bilgiveriniz.)10- “Kur’an nasıl okunmalıdır?” Bu soruya örneklerle cevapveren bir yazı yazınız.11- “Son pişmanlık fayda vermez.” atasözünü açıklayan birkompozisyon yazınız.12- Verilen bir işi zamanında yapmanın önemini açıklayanbir yazı yazınız.13- “Atına bakan ardına bakmaz.” atasözünü açıklayan birkompozisyon yazınız.≈ 153 ≈Kompozisyon14- “Çok zengin olsanız paralarınızı nasıl değerlendirirsiniz?”konulu bir kompozisyon yazınız.15- Bir günlük yaşantınızı (duygularınızı da katarak) anlatınız.16- İslâm, bize nasıl ulaştı? Dinimizin asr-ı saadetten bugünekadar bize ulaşması için, âlimlerin, mücâhidlerin, dâvâadamlarının gayretini ve bizim onlardan farkımızı kısaca anlatınız.17- “Hayalinizde nasıl bir yerde yaşamak isterdiniz?” konusuylailgili bir kompozisyon yazınız.18- Erken kalkmanın insan ve toplum açısından yararlarınıanlatan bir kompozisyon yazınız.19- Yaşadığınız ya da tanık olduğunuz ilginç bir olayı kompozisyonkurallarına göre anlatınız.20- Siz “Bedir Savaşı”nda şehit olan bir sahâbi olsaydınızve 21. asırda tekrar dirilmiş olup Türkiye topraklarında yaşasaydınızbugünkü manzara karşısında günümüzün gençliğineneler söylerdiniz? Düşüncelerinizi bir kompozisyon şeklindeanlatınız.21- “Uğrunda hayatınızı feda edebileceğiniz bir idealiniz, birdâvânız yoksa hayatınızın da bir anlamı yok demektir.” sözünüaçıklayan bir yazı yazınız22- Gelecekle ilgili hedefleriniz ve bu hedeflerinize ulaşmakiçin neler yaptığınızı ya da yapmayı düşündüğünüzü anlatanbir yazı yazınız.≈ 154 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf23- “Tatlı dil her kapıyı açan sihirli bir anahtardır.” sözünüaçıklayan bir kompozisyon yazınız.24- “Her yaştaki insanın daha çok Kur’an okumalarını sağlamakve okumanın anlamayı, anlamanın yaşamayı, yaşamanınbaşkalarına örnek olup tavsiyelerde bulunmayı gerektirdiğihususunda iyi alışkanlığa dönüştürmek için neler yapılmalıdır?”konusunu açıklayan bir kompozisyon yazınız.25- “Küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyükinsanlar fikirleri tartışırlar.” Düşüncelerinizi bir kompozisyonşeklinde anlatınız.26- “Kitaplar da dostlar gibi az olabilir, fakat iyi seçilmiş olmalıdır.”özdeyişini açıklayan bir kompozisyon yazınız.27- Ashâbın içinden hangi şahsı daha çok seviyor ve kendinizeyakın hissediyorsunuz? O sahabiyi bize tanıtan bir kompozisyonyazınız.28- Namazınızı kılarken iç dünyanızı, aklınıza gelen yanlışdüşünceleri, vesveseleri, huşû duyup duymadığınızı, huşûyusağlamak için ne tür gayretler ettiğinizi anlatınız.29- Çok iyi bildiğiniz bir fıkrayı anlatınız.30- Burada okumaktan beklentilerinizi ve isteklerinizi anlatanbir fikir yazısı yazınız.31- “Başarılarında gururlu olma; bil ki gurur, gelecekteki başarılarınınen büyük düşmanıdır.” sözünü açıklayan bir kompozisyonyazınız?≈ 155 ≈Kompozisyon32- Gördüğünüz bir rüyayı düzgün bir şekilde, oynadığınızoyunu anlatır gibi anlatınız.33- İstediğinizi elde etme gücünüz olsaydı ne yapmak, neolmak isterdiniz. Düşüncelerinizi bir kompozisyon şeklindeanlatınız.34- “Yalan söylemek” konusunda, aşağıdaki plâna göre birkompozisyon yazınız.Giriş bölümü: Yalan nedir?Gelişme bölümü: İnsanlar niçin yalan söylerler?Yalan söylemek; zararları, günahı büyük olan ve bir Müslümanayakışmayan davranıştır.Kur’an ve Sünnette yalan söylemek şiddetle kınanmıştır.Hiçbir zaman, yalan söylememeliyiz.Sonuç bölümü: Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.35- “Ölen insan mıdır, ondan kalacak şey: eseri;Bir eşek göçtü mü, ondan da nihayet semeri.”Dizelerinden anladıklarınızı açıklayan bir kompozisyon yazınız.36- Maddî ve mânevî temizlik hakkında bir kompozisyonyazınız.37- “Allah’a karşı verdiği sözde durmayıp O’na karşı görevleriniyapmayan kimsenin, başkalarına karşı görevlerini yerine≈ 156 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfgetirmesi ne kadar mümkün olabilir?” Sözünü açıklayan birkompozisyon yazınız.38- “Umudunu kaybeden insanın başka kaybedecek birşeyi yoktur.” Sözünü açıklayan bir kompozisyon yazınız.39- ”Kitap en iyi dosttur.” Sözünü açıklayan bir kompozisyonyazınız.40- Çok sevdiğiniz, üzmek istemediğiniz, kısmen de olsahayran olduğunuz birisini anlatan bir kompozisyon yazınız.41- Otobiyografinizi (hayat hikâyenizi) düzgün cümleler kurarakyazınız.42- Gelecekten beklentilerinizi ve isteklerinizi anlatan bir fikiryazısı yazınız.43- Konusu “Tevhid” olan bir kompozisyon yazınız?44- “İnsanların gönlünü fethetmek için en kestirme yol, sevgiyoludur.” sözünü açıklayan bir kompozisyon yazınız?45- ”Ağaç yaş iken eğilir.” Atasözünü aşağıdaki plana göreaçıklayınız?a) Çocukların küçük yaşta eğitilmesi, daha kalıcı ve dahafaydalı olur.b) Çocuklar büyüdükçe eğitimleri daha zorlaşır.c) Öğrenim çağına gelmiş çocukların, müslümanca eğitilmemesine gibi sonuçlar doğurur?≈ 157 ≈Kompozisyon46- Gördüğünüz bir rüyayı düzgün bir şekilde, oynadığınızoyunu anlatırgibi anlatınız.47- Midemizi sağlıklı gıdalarla, zihnimizi sağlıklı kitaplarla,gönlümüzü sağlıklı inançla güçlendirebilir ve bu şekilde emanetleresahip çıkabiliriz.” Bu sözü açıklayan bir yazı yazınız.48- “Kula belâ gelmez Hak yazmadıkça, Hak belâ vermezkul azmadıkça.” sözünü açıklayan bir yazı yazın.49- Dürüst, güvenilen ve sevilen bir Müslüman olmanın faydalarıhakkında bir yazı yazınız.50- Çevrenin maddî ve mânevî kirliliği ve nasıl temizlenebileceğiile ilgili bir kompozisyon yazınız.51- Trafikte uyulması gereken kurallar hakkında kısa birkompozisyon yazınız. Âhiret yolunda da trafik kurallarındandaha az önemli olmayan İlâhî kurallar konusuyla karşılaştırarakkonuyu iki yönüyle birlikte izah edin.52- Aşağıda belirtilen dört konudan biri hakkında, imlâ venoktalamaya dikkat ederek bir kompozisyon yazınız.a- Eğitimimizde Kur’an’ın yeri üzerine düşüncelerinizi yazınızb- Dâvâ adamı bir dâvetçi olarak gelecekle ilgili planlarınızc- Okumayı sevmeyen bir toplum oluştu. Sebepleri ve çözümüd- Tembelliğin zararlarını ve çalışkanlığın faydalarını açıklayın.≈ 158 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf53- Namazda huşûyu sağlamak için neler yapılması gerektiğikonusundakidüşüncelerinizi kompozisyon bütünlüğü içinde yazınız.54- “Fakirlik ayıp değil; tembellik ayıp” sözünü açıklayan birkompozisyon yazınız.55- “Bir kütüphane, bin hapishane kapatır.” sözünü kompozisyonkurallarına uyarak açıklayınız.56- “Erken kalkan yol alır.” sözünü kompozisyon kurallarınauyarak açıklayınız.57- Takvânın nasıl elde edileceği, nasıl korunacağı konusundabir kompozisyon yazınız.58- “Bir insanın gerçek zenginliği; bu dünyada yaptığı iyiliklerdir”sözünü açıklayan bir kompozisyon yazınız.59- “Anne ve babasına hayrı olmayanın kimseye hayrı olmaz.”sözünü açıklayan bir kompozisyon yazınız.60- Bir dilekçe örneği yazınız.61- “Sevgi, acının en önemli ilacıdır.” Sözünü açıklayan biryazı yazınız.62- Bir sınıf arkadaşınızın fiziksel ve ruhsal portresini iki paragrafhalinde yazınız.63- “Sende bir elma var onda bir elma var. O sana bir elma≈ 159 ≈Kompozisyonverse sen ona bir elma versen. Sende bir elma onda bir elmaolur. Ama sende bir bilgi, onda bir bilgi olsa o sana bir bilgiöğretse sen ona bir bilgi öğretsen sonuçta ikinizde de iki bilgiolur.” cümlesini açıklayan bir kompozisyon yazınız.64- “Ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar.” atasözünüaçıklayan bir kompozisyon yazınız.65- “El yarası geçer, dil yarası geçmez.” atasözünü açıklayanbir kompozisyon yazınız.66- “Bugünün işini yarına bırakma.” atasözünü açıklayanbir kompozisyon yazınız.67- “Kör ile yatan şaşı kalkar.” atasözünü açıklayan bir kompozisyonyazınız.68- “Üzüm üzüme baka baka kararır.” atasözünü açıklayanbir kompozisyon yazınız.69- “Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.” atasözünü açıklayanbir yazı yazınız.70- “Tatlı dil her kapıyı açan bir anahtardır.” sözünü açıklayanbir kompozisyon yazınız.71- “Zahmetsiz rahmet olmaz.” atasözünü açıklayan birkompozisyon yazınız.72- “Öfkeyle kalkan zararla oturur.” atasözünü açıklayan birkompozisyon yazınız.≈ 160 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf73- Aşağıdaki atasözlerinden birini seçerek kompozisyonkuralları çerçevesinde açıklayınız.“İki dinle, bir söyle.”“Biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus da adamsansınlar.”74- “Duvarı nem, insanı gam yıkar.” atasözünü açıklayan birkompozisyon yazınız.75- “Tevhid ve Şirk” konulu bir kompozisyon yazınız.76- Yaşadığınız veya tanık olduğunuz bir olayı hikâye türündeyazarak anlatınız.77- Kur’an’daki cennet tasvirlerinden yola çıkarak cennetive cennetin güzelliklerini anlatan bir kompozisyon yazınız.78- İstediğiniz bir kişiye kurallara uygun olarak özel bir mektupyazınız.79- “Kibirlik ederseniz, eldeki de gider; Hiçbir şeyi küçükgörmeyin sakın.” dizelerini açıklayan bir kompozisyon yazınız.80- “Âdemoğlunun bir vadi dolusu altını olsa bir vadi dahaister, onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Şu kadarvar ki, Allah tevbe edenin tevbesini kabul buyurur.” (Buhârîrikâk 10) Hadis-i şerifini, günümüzdeki açgözlüleri, Müslümanlarıkandırmaktan çekinmeyen, sömürücü tipleri de göz önünealarak aşağıdaki plana göre açıklamaya çalışınız.Ana Fikir: İnsanoğlu hep daha fazlasını ister.≈ 161 ≈KompozisyonAçıklama yapmak için izlenecek yol:a- İnsanlar alın teriyle kazanç elde etmelidir.b- İnsanın gözü doymak bilmez.c- Daha fazlasını isterken yanlış yollara başvurulmaktadır.d- İnsanımızın paraları açgözlü insanlar tarafından çalınmaktadır.e- Bu insanlar er geç yaptıklarının cezasını çekerler.f- Bu nedenlerle açgözlü olmamak gerekir.g- Sonuç81- “Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Asılönemli olan şey, dünkü halimizden üstün olmamızdır.” sözünüaçıklayan bir kompozisyon yazınız.82- Hayatınızda en değerli şey nedir? Değerli kabul ettiğinizvarlık ile para ya da şan-şöhret arasında seçim yapmanız gerekseydihangisini seçerdiniz. Düşüncelerinizi gerekçelerinizlebirlikte planlı bir yazı halinde yazınız.83-“Zaman en iyi öğretmendir; ancak ücreti çok yüksektir.”atasözünü açıklayan bir kompozisyon yazınız.84-“Öğretmen-Öğrenci İlişkileri” konusunda düşündüklerinizianlatan bir kompozisyon yazınız.85- “Gözünü yükseklere dikmiş olanlar ellerindekilerini dekaybedebilirler.” sözünden hareket ederek bir kompozisyonyazınız.86- “Cesurun ayakları dayanmak, korkağın ayakları kaçmakiçin yaratılmıştır.” sözünü açıklayan bir kompozisyon yazınız.≈ 162 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf87- “İnsanın en büyük dostu zorluklardır; çünkü insanı onlargüçlendirir.” sözünü açıklayan bir kompozisyon yazınız.88- Okuduğunuz fikir kitaplarından bir tanesini kısaca özetleyiniz.(Kitabın yazarını ve adını belirtiniz.)89- “Yağmur, dostluk ve kitap” konularından birini seçerekbir kompozisyon yazınız.90- “Cihad ile Savaş Aynı Şey midir?” konulu bir kompozisyonyazınız.91- “İnsanı ölümsüzleştiren geride bıraktığı eserleridir.” Sözünüaçıklayan bir kompozisyon yazınız.92- “Derdini söylemeyen derman bulamaz.” atasözünüaçıklayan bir kompozisyon yazınız.93-“Dağ başı, dumansız olmaz.” atasözünü bugün Müslümanlarıcemaat ve ümmet olarak yaşadıkları sorunları dikkatealarak aşağıdaki plana göre açıklamaya çalışınız?Açıklama yapmak için izlenecek yol:Müslümanlar, çeşitli yönlerden önemli, çok önemli bir topluluktur.Müslümanlarda bir sorun sona ererken bir başka sorun ortayaçıkmaktadır.Bu sorunlar bizi İslâm’dan, dâvâdan uzaklaştırıp koparmamalıdır.≈ 163 ≈Kompozisyonİçimizdeki hevâmız, dışımızda cin ve insan şeytanları varoldukça, ayrıca imtihan da sürdükçe problemler sona ermeyecektir.Bu nedenlerle bize çok iş düşmekte, büyük görevler bizibeklemektedir.Bir taraftan yılgınlık göstermeden sabretmemiz, diğer yandanmoralimizi bozmadan esas yapmamız gerekenleri sürdürmemizicap etmektedir.94- Şükrün önemini anlatan bir kompozisyon yazınız.95- “Peygambersiz Kur’an, Kur’an’sız Peygamber doğruanlaşılmaz.” Sözünü açıklayan bir yazı yazınız.96- “Âlemlerin Rabbi” ifadesini açıklayan bir kompozisyonyazınız.97- İlmi ile âmil olmayanlar, niye kitap yüklü eşeğe benzetilir?Bu konuyu açıklayın.98- Münâfıkların özelliklerini anlatan bir kompozisyon yazınız.99- “Dinde Zorlama Yoktur, İnsan Hürdür Elbette. İster DünyadaPişer, İster Ahirette.” Sözünü açıklayan bir yazı yazınız.100- “Yamadık dünyamızı yırtarak dinimizden; sonunda dinde gitti dünya da gitti elimizden.” Sözünü açıklayan bir kompozisyonyazınız.≈ 164 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfKOMPOZISYON PLANIİyi bir konuşmanın, güzel bir yazının ortaya çıkmasındabilgi birikimi, konu seçimi ve planlama birinci derecede etkiliolmaktadır. Yazılı veya sözlü kompozisyon için yapılacakplânlamada, hareket noktası konu olacağı için önce bununincelenmesinde yarar vardır. Başarılı bir kompozisyon yazabilmekiçin aşağıda sıralanan hususların iyice öğrenilmesi gerekmektedir:KONUKonu, bir konuşmada, bir yazıda, bir eserde ele alınan düşünce,olay veya durumdur. Üzerinde söz söylenebilecek veyayazı yazılabilecek bir duygu, bir düşünce, bir haber, bir sorun,bir eşya, bir olay… kompozisyon için konu olabilir.Yazmaya başlamadan önce konunun tespiti ve sınırlamasıyapılmalıdır. Hakkında yazı yazmaya değer, ilginç, yazanınyeteneklerine ve geliştirilmeye uygun, bol kaynaklı konularınseçilmesinde yarar vardır.Plânlamanın daha kolay ve doğru yapılması, konunun iyianlaşılmasına, sınırlarının iyi tespit edilmesine, anlatım şeklininbelirlenmesine bağlı olduğu için konunun üç yönü iyi bilinmelidir.KONUNUN ÜÇ YÖNÜa) Konunun maddesi: Konunun özünü oluşturan temel kavramveya problemdir, konunun incelenecek yönüdür. Seçilen konuda“açıklanacak olan nedir?” sorusunun karşılığıdır.≈ 165 ≈Kompozisyon“Hangi tür şiirlerden hoşlanırsınız?” şeklinde verilen bir konunun(sorunun) maddesi, şiirlerdir.b) Konunun görüş noktası: Konunun rast gele işlenmesini önleyen,konunun maddesini de içine alan, onun hangi yönlerdenişleneceğini belirleyen, sınırlayan yönüdür. Sınırları iyi çizilmeyenbir yazıyı plânlamak, dağınıklıktan kurtarmak mümkün olmaz.Bu sebeple konular belirlenirken genel konulardan ziyadeözel konular seçilmelidir. “Konya’da tarım ve hayvancılık” şeklindeverilen bir konu, “Ilgın’da şeker pancarı tarımı” konusunagöre çok geniş ve genel bir konudur.“Antalya’nın coğrafî konumu hakkında bilgi veriniz.” şeklindeverilen konunun maddesi Antalya; görüş noktası coğrafî konumdur.Yazıda Antalya’dan bahsedilecek ama turizmi, nüfusu, tabiîgüzellikleri… değil sadece coğrafî konumu anlatılacaktır.Konuların değişik bakış açılarıyla işlenmesi mümkündür.c) Konunun şekli: Kompozisyonda konuyu işlemeye, geliştirmeyeuygun anlatım türüne konunun şekli denir. Konununmaddesi belirlenip sınırları çizildikten sonra anlatımda; hikâye,roman, tiyatro, deneme, makale, fıkra, mektup gibi türlerdenhangisi kullanılacaksa o türün özellikleri iyi bilinmeli veyazı buna göre kaleme alınmalıdır.Buradaki konuyu, aynı zamanda, sınavlardaki soru olarakdüşünmek de mümkündür. Sınav sorusunda neye cevap verileceğini,nereden başlanıp nerede bitirilmesi gerektiğini bilmeyenöğrenci, bazen konu (soru) dışına çıkmakta, vakit kaybetmekteve soruyu anlamadığını belgelemektedir.≈ 166 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfKOMPOZISYONDA DIKKAT EDILECEK KURALLAR1. Giriş bölümünde; konuya genel bir başlangıç yapılır,giriş bölümünü okuyan biri gelişmede nelerden bahsedebileceğimizianlayabilmelidir, bu bölümde örnek verilmez, ayrıntılaragirilmez, ancak, şunun için, bundan dolayı gibi açıklamagerektirecek ifadeler kullanılmamalıdır. Bu bölüm tek paragraftanoluşur. Giriş bölümü tek cümleden oluşmamalı.2. Gelişme bölümünde; konu açıklanmaya başlanır, örneklerverilebilir, atasözü, özdeyiş veya gözlemlerden yararlanılabilir,bu bölümde birden fazla yardımcı fikir bulunabilir. Böylebir durumda yardımcı fikirler farklı paragraflara bölünecektir.Paragraflar arası geçiş bir bağlantı cümlesi ile sağlanmalıdır.3. Sonuç bölümünde; konu bir yargıya bağlanmalıdır, konumuzunözü ortaya çıkmalıdır. Hiçbir şekilde bu bölümde açıklamalaragirilmez. Örnek verilmez. Bu bölüm tek paragraftanoluşur; ancak tek cümleden oluşmayacaktır.4. Çok uzun cümleler kullanılmayacaktır.5. Anlatım bozukluklarına dikkat edilecektir.6. Aynı kelimeler sıkça tekrar edilmeyecektir.7. “Bu söz çok doğrudur, benim bu sözden anladığım şudur,bu sözde anlatılmak istenen “ gibi ifadeler kesinlikle kullanılmayacaktır.8. “Bir öğrenci var dersine çalışıyor, bir öğrenci var çalışmı≈167 ≈Kompozisyonyor” gibi örnekler verilmeyecektir.9. Argo söyleyişler kullanılmayacaktır.10. İmlâ kuralları-Noktalama işaretlerine dikkat edilecek.11. Başlık yazmayı unutmamalıyız ve başlığımız da uzunolmayacak.12. Kâğıt düzenine uyulacak.13. Yazıya önem verilecek.14. Kompozisyonda açıkladığımız görüşlerimiz birbirine tersdüşmeyecek.15. Özgün ifadeler kullanılacak.16. Planlı yazılacak.17. Konu dışı yazılmayacak, verilen konu açıklanmaya çalışılacak.18. Kompozisyon yazmak birikim işidir. Okuma, dinleme vegözleme önem verilecek. Deneyimli insanlardan yararlanılacak.YAZIDA, IKI TÜRLÜ IFADE ŞEKLI VARDIR:(1) Nazım: Nesirden farklı olarak, genellikle ölçülü, kafiyelidizelerden oluşan ifade şeklidir. Nazımla oluşmuş eserlereManzume adı verilir. Her manzume, şiir değildir.≈ 168 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfŞİİR: Duygu, düşünce ve hayallerin nazım yoluyla ahenklive etkili olarak anlatıldığı kompozisyon türüdür (edebî türdür).Şiir yazabilmek için şu özelliklerin bulunması gerekmektedir:(a) Şiir yazacak kişi, her şeyden önce büyük bir bilgi birikiminesahip olmalıdır. Bu bilgileri kendi arasında sınıflandıracakolursak şunlar ortaya çıkmaktadır:1- İçinde yaşamış olduğu toplumun genel yapısını, geçmişini,gelenek ve göreneklerini, kutsal bildiği değerleri iyi bilmelidir.Şiirinde, bu değerlere ters düşecek ifadelerden uzakdurmalıdır.2- Dil bilgisi, imlâ (yazım) kuralları ve noktalama işaretlerinihem teoride, hem de uygulamada iyi bilmelidir.3- Zengin kelime hazinesine sahip olmalıdır. Kültür dilindebulunan kelimeleri, şiirde kullanmasa da okuyup anlayabilecekdüzeyde bilmelidir. Yani, kültür dili bilincine sahip olmalıdır.4- Şiirinde kullanacağı kelimeleri seçerken; yaşayan, anlaşılankelimeler olmasına dikkat etmelidir.(b) Şiir yazacak kişi, üstün bir deneyime sahip olmalıdır.Bu nedenle, başka şairlerin şiirleri çok okunmalı; şiir yazmadenemesi çok yapılmalıdır. Yazdıkça, daha güzel şiirlerin oluşacağıunutulmamalıdır.(c) Şiirin üç önemli unsuru vardır: “Duygu, düşünce ve ha≈169 ≈Kompozisyonyal”. Şair, bunlardan birini ön plâna çıkarabilir.Düşünceyi ön plâna çıkaran şairlerde, ideolojik endişelerönemlidir. (Örnek: Tevfik Fikret, Ziya Gökalp, Mehmet Âkif Ersoy,Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek vb.)Duygu ve hayali ön plâna çıkaranlarda ise estetik yapı (güzellik)önemlidir. (Örnek: Cenap Şahabettin, Ahmet Haşim vb.)Bazen de duygu ve hayal coşkunluğu içinde düşünceyiuyumlu bir şekilde öne çıkaran şairler görülmektedir. (Örnek:Yahya Kemal Beyatlı vb.)Şiir yazacak kişi, bu ana unsurlardan hangisine ve nasılönem vereceğini iyi bilmelidir. Ayrıca, düşüncenin çok açık olduğu(sırıttığı) şiirlerin herkes tarafından her çağda tutulmayacağınadikkat edilmelidir.(d) Bunların ötesinde, şiir yazmanın bir yetenek olduğuunutulmamalıdır.NOT: Şiir örnekleri için “Metinler” başlıklı bölümü inceleyiniz.(2) Nesir (düz yazı): Roman, hikâye, makale, fıkra, deneme,söyleşi (sohbet), görüşme (mülâkat), mektup, dilekçe, eleştiri(tenkit), anı (hatıra), biyografi, gezi yazısı, röportaj, inceleme,rapor, atasözü, vecize vb. türler bu gruba girmektedir.≈ 170 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfSÖZLÜ KOMPOZİSYONNutuk, konferans, açık oturum, münazara, tartışma, dersanlatma vb. sözlü kompozisyon türleri, “Sözlü Anlatım” ünitesindeaçıklanacaktır.İYİ VE ETKİLİ YAZABİLMEK VE KONUŞABİLMEK İÇİNGEREKLİ ÖZELLİKLER(1) Gözlem yapmak(2) Düşünmek(3) Okumak(4) Ana dili iyi kullanmak(1) GÖZLEM YAPMAKİyi ve güzel bir yazı yazabilmek ve etkili konuşabilmek içinher şeyden önce iyi bir gözlemci olmak gerekir.Gözlem; bakmak değil görmek, doğanın canlı cansız bütünunsurlarını, ayrıntılarıyla görmek demektir. Gözlem; doğrugörmeyi, doğru tanımayı öğretir.Bir şeyi iyi anlayabilmek için onun kendi kendine ortaya çıkantürlü belirtilerini gözden geçirmek işine “Gözlem” denir.Gördüklerimizi anlamak ya da anlatmak için gözlem yapılır.İnsanların çoğu, kendilerinin iyi birer gözlemci olduğunusöylemelerine karşın, iyi yazı yazamaz ya da etkili konuşmayapamaz. Öz eleştiri yapıldığı takdirde görülecek ki, insanlar;başta aile olmak üzere, çevre, okul ve en yakın arkadaşları≈ 171 ≈Kompozisyonhakkında ayrıntılı bilgilere sahip değildir. Oysaki, önceden derinlemesineyapılan gözlemler, çevre ve kişilerle uyumu kolaylaştıracak,iletişimi hızlandıracaktır.Bir dilencinin sokak aralarında, dolmuş kuyruklarında dilenmesini;hele hele dilenmekten utanan yoksul insanların toplumlailişkilerini, ruh hâllerini gözlem yapmayan bir insan, nasıl“yoksulluk” konusunda yazı yazabilir, konuşma yapabilir?Öyleyse, hangi konuda yazı yazmak, konuşma yapmak istiyorsak;o konuyla ilgili önceden gözlemlere sahip olmalıyız.Bu düşüncelerden hareketle; siz de, ailenizi, çevrenizi, öğretmenlerinizi,arkadaşlarınızı kolay iletişim ve başarılı olmak içinmutlaka gözlem yapmalısınız.(2) DÜŞÜNMEK (FIKRETMEK = TEFEKKÜR)İyi ve güzel yazı yazmak, etkili konuşmak için gerekli olanözelliklerden biri de “düşünmek” tir.Yazı yazmanın temelinde düşünme yatar. Okuduğumuz bireser ya da parça, kafamızda birçok düşünceler yaratır. Dışdünyamızda gördüğümüz canlı ve cansız bütün unsurlar, kafamızdabirtakım düşünceleri ve hayalleri canlandırır. Görülen,duyulan, okunan, incelenen somut ve soyut bütün kavramlarınbağlantıları, düşünce içerisine girer. Düşüncelerimiziaçık, ilgi çekici, canlı bir biçimde ortaya koymalıyız. Düşünme,iç gözlem ile elde edilir. Gözlem; dışarıyı görmek, düşünmeise içimizi incelemek ve görmek demektir.≈ 172 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfDoğal olarak, bütün insanlar düşünceye sahiptir. Ama, düşüncedendüşünceye fark vardır. Düşünce ile plân (tasarı)arasında sağlam bir bağ kurulmalıdır. İnsan, yaşamış olduğuortam gereği; kişi, çevre, toplum, konu, olay vb. kavram ya dafaaliyetlerde sağlıklı ve plânlı düşünmek zorundadır. Düşüncelerdekidağınıklık ve plânsızlık, insanın çevreyle ve olaylarlabağlantısını bozar, uyumunu engeller. Bu durumda ise mutsuzve başarısız bir kişilik ortaya çıkar.Sağlıklı düşünemeyen, düşüncelerinde plân yapamayan birinsan, nasıl iyi ve güzel yazı yazsın? Nasıl etkili konuşma yapsın?Öyleyse, bir konu ya da olay hakkında yazı yazmadan,konuşma yapmadan önce mutlaka düşünmeliyiz. Yazacağımızya da konuşacağımız duygu ve düşüncelerimizle ilgili, ayrıcabir plân yapmalıyız.(3) OKUMAK“Ben kültürlüyüm” diyebilen bir insan; en az günde bir gazete,haftada bir dergi, ayda bir kitap okumak zorundadır. Düzenliolarak ayda bir kitap okuyan birisi elli yılda altı yüz kitapokur. İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar yazılmışmilyonlarca kitap içinde altı yüz kitabın önemi ne kadardır?Her çeşit kitabı düzenli aralıklarla okuyanlarla, hayatındaeline hiç kitap almamışlar arasındaki fark; beyaz renkle siyahrengin arasındaki fark gibidir. Birisi bilim ve aydınlık, diğeri isecehalet ve karanlıktır.≈ 173 ≈KompozisyonHer şeyden önce, okumayan insanın kelime hazinesi gelişmez.Bu durumda sınırlı sayıda kelimelerle hangi duygu vedüşünceler etkili bir şekilde anlatılsın?Yazarlar, şairler ve sanatkârların düşüncelerini daha iyi anlayabiliyoruz.Çünkü kelime hazineleri büyük. Çünkü, onlarokumaya önem veren, okumanın insan için bir üstünlük olduğunukavrayan kişilerdir. Bilgili ve bilinçli aydın olabilmeninyegâne yöntemi okumak, çok okumaktır.Doğal olarak, yazılı ve sözlü kompozisyonda başarınınönemli sırlarından birinin de düzenli okumak olduğunu unutmamakgerekir.(4) ANA DILI İYI KULLANMAKGünümüzde, insanların çoğunun dört yüz – beş yüz kelimeylekonuşup anlaştığı bir gerçektir. Aydınların pek çoğu iseortalama üç bin – beş bin kelimeye işleklik verebilmektedir.Bu durum, ana dilini iyi kullanmakla ilgili önemli bir toplumsalkusur olarak görülmektedir. Çünkü toplumun yönlendirici veyöneticisi durumundaki aydınlar, en az on beş bin – yirmi binkelimeye işleklik kazandırmak zorundadır.Bu gerçekler ışığında; etkili ve güzel yazı yazmak ve konuşmakiçin ana dili iyi bilmek gerekir. Bu ise, dil bilgisi kurallarınınve anlatım bozukluklarının bilinmesini zorunlu kılar.Gözleme değer veren, plânlı düşünen, sağlıklı okuyan veana dilini iyi kullanan insan; üstün bir ifade yeteneğine sahipolur. Bu dört önemli özellik, birbirleriyle yakından ilgilidir. Biri≈174 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfnin yokluğu, diğerlerinin yokluğuna yol açar. Bu nedenle, dörtözelliğe de aynı şekilde önem verilmelidir.KOMPOZISYONDA PLANPlân, herhangi bir eserde veya yazıda işlenecek fikirlerin,duyguların, olayların… önceden tespit edilmesi ve bunlarınana başlıklar hâlinde sıraya konmasıdır. Plânsız bir yazıda,anlatılmak istenenler önceden belirlenip sıraya konmadığı içinönemli konuların unutulması, yazıda kopuklukların ve anlaşılmasıgüç yerlerin olması her zaman mümkündür.Yazının ve fikirlerin dağınıklıktan, boş sözlerden kurtarılması,konu dışına çıkılmaması, konuda birliğin sağlanması, neyinnasıl yazılacağının bilinmesi… plân sayesinde mümkündür.Kompozisyon bölümünde de bahsedildiği gibi, tek kelimeylesöylemek gerekirse plân, her zaman kolaylık sağlar.Esas itibariyle bir inşaat mühendisinin yaptığı plân ile biryazarın yaptığı plân arasında pek fark yoktur: Mühendis, yapacağıinşaatın ne olduğunu belirledikten sonra taslak plânçizer. Bu plân üzerinde çalışarak eksiklerini tamamlar, fazlalıklarıçıkarır, en ekonomik ve kullanışlı şekliyle (bir anlamda)binayı kâğıt üzerinde yapar, sonra uygulamaya geçer. Yazarda konusunu ve görüş açısını belirledikten sonra neleri yazabileceğinibaşlıklar hâlinde ortaya kor. Bu taslakta eksikleritamamlar, fazlalıkları çıkarır; fikirleri veya olayları bir sırayakoyar; sonra bunların her birini ayrı bölümlerde (ayrı paragraflarda)geliştirir, işler. Kitapların içindekiler bölümü o eserin birplânı olarak değerlendirilebilir.≈ 175 ≈KompozisyonPLAN YAPMAKısa bir yazının plânı yapılırken konunun maddesi, görüşnoktası ve şekli belirlendikten sonra, her biri ayrı paragraftaişlenecek temel cümleler (ana düşünceler) belirlenir ve bunlarkısa ifadeler (cümle değil) hâlinde Arap rakamları kullanılarakyazılır; bu ana fikirleri geliştirmede, açmada kullanılacakyardımcı düşünceler, (kısa ibareler şeklinde) küçük harflerleşıklar hâlinde belirtilir. Hazırlanan taslak üzerinde görülen fazlalıklarçıkarılır, eksikler tamamlanır ve işlenecek fikirler düzenlenir.Yazar, eserini bu plâna göre kaleme alır.Başarılı bir kompozisyon yazabilmek için şu özellikleri iyibilmek gerekir:1.Konu seçmek2. Konunun tahlili ve sınırlanması3. Konu ile ilgili fikirlerin tesbiti / görüş tarzı / ana düşünce4. Konunun üç yönü:a) Konunun ana maddesib) Konunun görüş açısıc) Konunun türü5. Yazı başlığı6. Paragraf plânı:a) Yazının Bölümlerib) Esas fikirlerc) Yardımcı Fikirler (ikinci derecede fikirler)7. Kelimelerin gerçek ve mecazî anlamda kullanılışı8. Kelimelerin ahenginden faydalanma9. Cümlea) Esas cümleb) Esas fikrin açılması≈ 176 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfc) Cümlelerde birlikd) Cümlenin unsurları (öğeleri)10. Paragrafa) Giriş (Başlangıç paragrafı)b) Gelişme (Geçit paragrafı)c) Sonuç (Sonuç paragrafı)NOT: Bu paragraflar arasındaki bağlılığa dikkat etmek gerekird) Olay paragrafıe) Tasvir paragrafıf) Açıklama – Çözümleme paragrafıPlân örneği:Konu: Uzaktan eğitimin yararlarıKonunun maddesi: Uzaktan eğitimKonunun görüş noktası: YararlarıKonunun şekli: MakalePLÂN1. Uzaktan eğitima) Tanımıb) Özellikleri2. Uygulama şekilleria) İnternet aracılığıylab) Televizyonlac) Kitapla3. Yararlarıa) Zaman ve mekân sınırlamasının olmayışıb) Farklı seçeneklerin sunulmasıc) Geniş kitlelere ulaşması≈ 177 ≈KompozisyonKOMPOZISYON BAŞLIĞIYazı başlığı, o yazıda işlenilmesi düşünülen ana fikrin aynasıdır.Canlı cansız her varlığın adı olduğu gibi, her yazınında bir başlığı vardır. Yazdığımız her şiir, hikâye, masal, roman,fıkra… vb. nin mutlaka bir başlığı olmalıdır. Başlıksız yazı olmaz.Yazı başlığı okuyanların ilgisini çekmeli, onlara tesir etmelidir.Bu bakımdan başlık seçmek çok önemlidir. Okuyucu, başlığabakınca, yazının nelerden söz edeceğini kestirebilmelidir.Yazıların başlığı uzun veya kısa olabilir. Fakat, uzun başlıklarınokuyucu üze¬rinde tesirli olmadığını unutmamak gerekir.Başlıklar, kısa, tesirli ve akılda kalabilecek şekilde olmalıdır.Bir kitap başlığını, meydana getiren kelimelerin hepsi BÜ-YÜK HARFLE yazılır. Bir dergide, gazetede veya antolojideyer alan herhangi bir edebî türden yazının hepsi büyük harfleolabileceği gibi, başlığı meydana getiren kelimelerin yalnız ilkharfleri büyük olabilir.KOMPOZISYONDA BILGI BIRIKIMIa) OkumaYazılı veya sözlü anlatım yeteneğini geliştirmenin en etkilive en güzel yollarından biri, çok okumaktır. İlgi duyulanalanlarla ilgili gazeteleri, dergileri, kitapları… okumak insanıhiç şüphesiz, başkalarından daha bilgili kılacaktır. Bilhassa,sanat değeri taşıyan, okumaya değer, klâsik kitapları, yazılarıokumakla yazarının bilgi birikiminden, deneyimlerindende yararlanmak mümkündür. Kişi ne kadar çok okursa dil ve≈ 178 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfanlatım yeteneği, düşünme yeteneği, bilgisi, duygu ve hayâlgücü… o derecede gelişir.Okuyan insan doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden, iyiyi kötüdendaha kolay ve isabetli ayırt eder; kendisini, çevresini,insanları, dünyayı… daha iyi tanır.b) Kütüphanelerden yararlanmaHerhangi bir konuda ayrıntılı bilgiye sahip olmak; konuyuaraştırmak, incelemek, öğrenmek, kısacası kendimizi daha iyiyetiştirmek için gidilecek yerlerin başında kütüphaneler gelir.“Ulusların kalkınmasında iki önemli kaynak başta gelir: Bunlardanbiri, bilgi birikimlerinin toplandığı yer olan kütüphanelerdir;diğeri de yeni bilgilerin yöntemlerin araştırıldığı yer olanlâboratuvarlardır. Kütüphanelerin sayısı ne kadar çoksa, içindekikitapların sayısı duyulan gereksinmeyi tam olarak karşılayabiliyorsa,daha da önemlisi, oradan yararlananların sayısıne kadar çok ise, o ülke o ölçüde kalkınmıştır.”Günümüzün imkânlarıyla kütüphanelerden değişik şekillerdeyararlanmak mümkündür: Klâsik bir yol olarak, kitabı okur,işimiz bitince yerine koyarız veya kütüphaneye üye olarakkitapları ödünç alıp istediğimiz yerde okur, süresi içinde geriveririz. Yeni bir yol olarak internet aracılığıyla kütüphanelerinweb sayfalarına girerek bilgisayar ortamına aktarılan kitaplarıinceleyebilir, yararlanılacak yerleri kendi bilgisayarımıza kopyalayabilirveya istediğimiz sayfaları yazdırabiliriz.Okuyucuya daha kolay ve daha iyi hizmet verebilmek içinkütüphanelerde -imkânlar ölçüsünde- bilgisayarlardan ve bilgisayarprogramlarından yararlanılmaktadır. Bugün kütüpha≈179 ≈Kompozisyonnelerde yavaş yavaş ayrı bölümler açılarak CD kütüphanelerioluşturulmaya başlanmıştır.c) İnternetten yararlanmaAkla gelebilecek hemen her alandaki ve her konudaki bilgiyeinternet sayesinde kolaylıkla ulaşmak mümkündür. Sanalkütüphaneler, on-line araştırma dergileri, internet ortamındakikitaplar, dergiler, antoloji sayfaları… meraklıları için sadecebirkaçıdır.d) Bilgisayar programları ve CD (VCD, DVD)’lerden yararlanmaBilgisayar programları kullanılarak ciltlerce kitapta yer alanbilgi, harita, resim veya belgeseller, filmler CD veya DVD’lereaktarılabilmektedir. Etkileşimli (interaktif) olarak hazırlananeğitim programlarıyla daha çok bilgiye, çok çabuk, çok ekonomikve çok keyifli bir şekilde ulaşmak mümkündür.e) DinlemeBir dersi, konferansı, açık oturumu, tartışmayı, sohbeti vb.dinlerken de çok şeyler öğrenmek mümkündür. Özellikle biramaca yönelik yapılan dinleme; dinlemeye hazır durumda,dikkati konu üzerinde toplayıp, kavramaya çalışarak, duygularıkontrol edip not tutarak yapılacak olursa dinlemeden eldeedilecek yarar daha da artacaktır.f) Gözlem yapmaBaşarılı bir kompozisyon oluşturmanın temel şartlarından biride gözlemdir. Çevrede olup bitenleri, varlıkları, nesneleri, tabiatıduyular aracılığıyla (bir anlamda) fark etmek, bunlardan yararlısonuçlar elde etmek ve deneyimler kazanmak iyi bir gözlemle≈ 180 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfmümkündür. Sanatçıları diğer insanlardan ayıran önemli özelliklerdenbiri, bunların iyi bir gözlem yeteneğine sahip olmalarıdır.Onlar, bizim göremediğimizi, önemsemediğimizi, fark etmediğimizihemen görürler. Çünkü onlar bakma ile görmeyi birbirinden çok iyiayırırlar.Üzerinde iyi gözlem yapmadığımız konuları veya eşyayı başkalarınaanlatmak oldukça güçtür. Ömründe deniz görmemiş birinedenizin ne olduğunu anlatabilmek ancak iyi bir gözlem sonundamümkündür.Gözlem yoluyla hayattan dersler almak, deneyimler kazanmakda ihmal edilmemelidir. Meselâ, on dakika geciktiği için derse alınmayanarkadaşlarını gören öğrenciler, bundan kendileri için birders çıkarabilmelidirler.g) Kesik (Kupür) biriktirmeKesik (kupür); gazete, dergi vb. yerlerden kesilen yazılardır.Okunan gazetelerde, dergilerde ilgi çeken, daha sonra kaynakolarak kullanılabilecek türden haber, makale, fıkra vb. gibi yazılarkesilerek gereğinde konulara göre ayrı ayrı zarflarda veya dosyalardabiriktirilerek bir arşiv oluşturulabilir. “Ünlü bir yazara kendisininasıl yetiştirdiğini sormuşlar, şöyle açıklamış: Okuduğum bir kitaptanbeğendiğim sözleri not eder, bir zarfa koyarım; gazetelerden,dergilerden kestiğim yazıları bir başka dosyada saklarım. Zamanlabir hazine ortaya çıkar. Yazmaya oturduğum zaman benim için herşey artık hazırdır.”h) Şiir defteri tutmaŞiir kitaplarındaki şiirler güzeldir. Ancak bazı şiirler vardır ki bizegöre daha güzeldir, en güzeldir. İşte bu şiirlerin bir defterde toplanmasıylahem güzel yazılar yazarak yazma alıştırması yapılmış≈ 181 ≈Kompozisyonolacak hem de duyguları en güzel şekliyle ifade yolları konusundabirikim kazanılacaktır.i) Günlük yazmaHerhangi bir olay, haber veya yorumla ilgili kişisel düşüncelerinsıcağı sıcağına, günü gününe bir deftere veya ajandayadüzenli olarak yazılması anlatım yeteneğinin geliştirilmesindeetkili yollardan biridir.j) Özlü sözleri derlemeYazılı veya sözlü anlatımda sözü uzatmamak, etkiyi artırmak,örnek vermek… için özlü sözler başlığı altında topladığımızatasözleri ve özdeyişlerden yararlanılabilir. Bu sözlerdeuzun yılların deneyimi ve birikimi en veciz şekliyle ifadesinibulmuştur. Özlü sözlerin derlendiği kitaplar okunup (istenirsekonularına göre) seçme yapılarak bir deftere yazılabilir. Böyleliklehem düşünce ufku genişletilmiş hem de yazı veya konuşmaiçin malzeme de toplanmış olur.KOMPOZISYON YAZMA KURALLARI NELERDIR?Güzel ve etkili bir kompozisyon yazmak istiyorsunuz vebunu kurallarına uygun, görüntüsü ve içeriği itibariyle en kusursuzşekilde ortaya koyma çabası içindesiniz. Bir kompozisyondauyulması gereken altın kuralları öğrenmek ve gereksınavlardaki kompozisyon sorularından yüksek puan almanın,gerekse de kendinizi yazılı olarak güzel bir şekilde ifade etmeninyollarını arıyorsanız, doğru yere geldiniz.Bir kompozisyon, genel olarak iki yönüyle değerlendirilir:Bunlardan biri “biçim” (görünüş özellikleri), diğeri ise “içerik”(anlam boyutu) olarak söylenebilir. Bunun için iyi bir kompo≈182 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfzisyonun taşıması gereken altın özellikleri, iki başlık altındasizlere sunmak istiyorum:BIÇIM / GÖRÜNÜŞ ÖZELLIKLERI1) Kompozisyon, kesinlikle düz, beyaz ve çizgisiz bir A4 kâğıdayazılmalıdır. Eğer düz yazma konusunda sorun yaşıyorsanızaltına çizgili kâğıt koyabilirsiniz; fakat bunun iz bırakmadığındanemin olmalısınız.2) Kullanacağınız kâğıdın sol yanından 4 cm, sağ yanından1,5 cm; üst tarafından 4 cm ve alt kısmından 3 cm kenarboşluğu bırakmalısınız. Bu boşlukları bırakmanızın mantıklıbir gerekçesi vardır. Kompozisyon kâğıdınızın dosyalanmasıveya herhangi bir kenarına not alınması gerektiğinde kenarlarındayeterli boşluk olmalıdır.3) Kompozisyonu eğer bir sınav sorusu olarak yazıyorsanızsiyah kurşun kalem kullanmalısınız. Eğer bir yarışmaya falankatılacaksanız, bunu tükenmez kalemle de yazmanız mümkündür.Renkli kalem kullanımı, kompozisyonu sunacağınızkişi veya kurumun açıklayacağı kurallarla belirlenir.4) Başlık tam ortalı olmalı, ilk harfleri ya da tamamı büyükharflerle yazılmalıdır.5) Paragraf başlarında mutlaka 3 cm kadar boşluk bırakılmalıdır.Bu boşluklar tüm paragraflarda eşit olmalı ve yukarıdanbakıldığında tüm paragrafların aynı hizada başladığı görülmelidir.6) Paragrafın içerisindeki satırların arasına boşluk bırakıl≈183 ≈Önsözmaz. Tüm satırlar alt alta gelecek şekilde yazılır ve aralarındakiboşluklar aynı olmalıdır. Yalnız paragraf bitiminde bir satırboşluk bırakılır.7) Satır sonuna sığmayan kelimeler doğru bir şekilde kısaçizgiyle ayrılır ve aşağı kaydırılarak yazılır. Özel isimler, yabancıkelimeler vs. ayrılmaz. Ayrıca üst satırda bir harf kalamaz.8) Yazıda mutlaka yazım ve noktalama kurallarına uymanızgerekir. Cümleler büyük harfle başlar, uygun yerlerde noktalamaişaretleri kullanılır. Sayıların ve özel adların yazımına dikkatedilir, vs.9) Eğer kompozisyonu elde değil de bilgisayarda yazıyorsanız,vurgulanmak istenen kısımların kalın veya alıntı sözlerineğik yazı biçimleriyle gösterilmesi mümkündür.10) Kâğıdın temizliği çok önemlidir. Kâğıtta kalem lekesi,buruşukluk, kat izi veya başka herhangi bir leke olmaması gerekir.Bunun için yazarken elinizin temiz olduğundan ve kâğıttaiz bırakacak şeyleri uzak tutmakta fayda var.11) Kompozisyonun bittiği yerin sağ alt kısmına adınızı vesoyadınızı yazabilirsiniz. Adınızın ilk harfi, soyadınızın ise tamamıbüyük harfle yazılır. Ayrıca kompozisyonlara kesinlikleimza atılmaz.12) Yazınız okunaklı, anlaşılır olmalıdır. El yazısı veya düzyazı kullanabilirsiniz. Yazıdaki harfler standart olmalıdır, yaniboyutları ve şekilleri belirgin olmalıdır. Çirkin bir yazı, kompozisyonunanlamını gölgeleyebilir.≈ 184 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfİÇERIK / ANLAM ÖZELLIKLERI1) Öncelikle kompozisyonu yazma amacınızı belirlemenizgerekmektedir. Çünkü yazının içeriği, anlatım biçimi, kullanacağınızkelimeler vs. hep buna göre şekillenecektir.2) Kompozisyonun konusu hakkında bilgi edinmeli, araştırmayapmalı veya beyin fırtınası yaparak bir taslak plan oluşturmalısınız.Müsvette bir kâğıda, yazınızda ele alacağınızkonu başlıklarını, vereceğiniz örnekleri vs. kısa notlar hâlindebelirtmelisiniz.3) Kullanacağınız anlatım biçiminin konunun özelliğine uygunolması gerekir. Örneğin bilgi verme amaçlı bir yazı yazılıyorsa,burada açıklayıcı anlatım biçimi kullanılabilir. Fakatdeneme tarzında bir duygu/düşünce yazısı kalem alınacaksa,burada tartışmacı veya betimleyici anlatım biçimi de kullanılabilir.4) Kompozisyonda kullanacağınız kelimeler, konunun özelliğineve anlatım biçimine uygun olmalıdır. Yabancı sözcük kullanmakmetnin ileteceği mesajı gizler, anlaşılmasını zorlaştırırve yazıya yapmacık bir görüntü verir. Gereksiz yabancı sözcükkullanmaktan kaçınmak gerekir.5) Düşünceler yalın, açık ve duru bir şekilde ortaya konulmalıve akıcı bir üslup benimsenmelidir. Düşüncenin akışınıbozacak gereksiz ayrıntı ve örneklerden kaçınmalı, konununbütünlüğü korunmalıdır.6) Düşünceyi geliştirme yollarından kesinlikle yararlanmalı≈185 ≈Kompozisyonsınız. Konunun özelliğine uygun olmak üzere, örneklendirme,tanımlama, benzetme, sayısal verilerden yararlanma, tanıkgösterme… vs. yöntemler yazının etkileyiciliğini, inandırıcılığınıve anlaşılırlığını arttıracaktır.7) Yazının uygun yerlerinde deyim ve atasözleri kullanmanız,az sözle çok şey anlatmanızı ve yazıda zengin bir söz dağarcığıkullanmanızı sağlayabilir. Ayrıca aynı kelimeleri sık sıktekrar etmek yerine, eş veya yakın anlamlılarını kullanmanızyazının yetenekli bir yazarın kaleminden çıktığı izlenimi verir.8) Yazıyı “giriş, gelişme, sonuç” olmak üzere en az üç bölümeayırmanız gerekir. Her bölümün bir paragraftan oluşmasıfikri doğru değildir. İki paragraflık bir giriş, beş paragraflık birgelişme, bir paragraflık bir sonuç mümkündür. Bu bölümlerkesinlikle yazıda gösterilmez, okuyan tarafından anlaşılır.9) Anadiline hâkim olan bir yazar, yazısında anlatım bozukluğuyapmamalıdır ve Türkçenin kurallarına uygun cümleleroluşturmalıdır.10) Yazınız bir ana fikir ve ona bağlı yardımcı fikirler etrafındatoplanmalıdır. Konudan uzaklaşmanıza neden olacak gereksizörnekler, olaylar vs. anlatılmamalıdır. Anlatımın akışınauygun geçişler yapılmalıdır.Yukarıda sıralanan başlıklar, iyi bir kompozisyonun özellikleridir.Bu özelliklere büyük ölçüde uyan bir yazı, gerçektenbaşarılı olmuş kabul edilir. Ayrıca iyi yazmanın ilk koşulunun,gerçek bir okur olmaktan geçtiğini hatırlatmak isterim. Çünkübilgi olmadan düşünce olmaz, düşünce olmadan da kompozisyonyazılmaz. Aşağıdaki başlıktan ulaşacağınız “kompo≈186 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfzisyon” sayfamızdan da bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.KOMPOZİSYON YAZMANIN METODU (YÖNTEMİ)Türk edebiyatında kompozisyon, “tertip, düzen, düzenliyazı” anlamlarına gelmektedir.Kompozisyon yazma işi, şu sıraya göre yapılır:Kendi seçtiğimiz veya bir başkası tarafından seçilen birkonu üzerinde kompozisyon yazarken, zihnimizde yapacağımızilk işlem; o konu ile ilgili duygu, düşünce, hayal ve bilgilerimizicanlandırmaktır.Üzerinde kompozisyon yazacağımız konu; şiir veya düzyazıtüründe bir eser, herhangi bir eserden alınmış bir parça, biratasözü, bir özdeyiş veya soyut bir duygu (sevmek gibi) olabilir.Meselâ (örnek olarak), şu sözü ele alalım: “Hayatta hiç kimsebaşarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.” Bu sözde,konu, “çalışmak, başarma için çalışmak” tır.Konuyu bulduktan sonra yapacağımız ikinci işlem, kompozisyonkonumuzdaki ana düşünceyi ve yardımcı düşünceleribelirlemektir.Ana düşünce (fikir); bir konu üzerinde bir kimsenin kendineözgü düşüncesidir. Mesela yukarıdaki sözde, ana düşünce“Başarılı olmak için çok çalışmalıyız.” Cümlesi olabilir.Ana düşünceyi destekleyen, ana düşünceyle ilgili olan ötekidüşüncelere de “yardımcı düşünceler” denir.≈ 187 ≈KompozisyonKOMPOZİSYON YAZMA DENEMESİBize “Orman konusunda bir kompozisyon yazınız.” denilmişolsun.Burada konu “orman”dır.Önce paragraf yaparız.Ormanın tanımını yaparız. (Orman, insan ve toplum içinfaydalı olan, içinde farklı canlıları barındıran, ağaçlardan oluşanbir yerdir.)Ana düşünceyi belirleyeceğiz. (Orman, insan ve toplum içinçok faydalı olduğundan korunmalıdır.)Ana düşüncemizi, paragraf yaparak, açıklayacağız.Sonra yardımcı düşünceleri belirleyeceğiz.Orman, yeşilliklerle örtülü, tabiatın bir parçasıdır.Çeşitli hayvan türlerini barındırır.İçimizdeki güzellik duygusunu tatmin eder.Orman, ekonomik bir kaynaktır.Yukarıda belirlediğimiz yardımcı düşüncelerin her birini, birerparagrafta açıklayacağız.En son olarak satırbaşı yapıp, yeni bir paragrafta; “Kısaca,kısacası, demek ki, öyleyse, netice olarak,…” gibi ifadelerdenbirini kullanarak, ormanlarımızı korumamız gerektiğinden sözederek yazımızı bitireceğiz.Yazımıza bir de başlık koyduk mu, bu iş tamamdır. (OrmanlarCanımız)Bu kadar kolay işte.≈ 188 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfDÜZENLİ BİR KOMPOZİSYON KÂĞIDININ ÖZELLİKLERİ1. Temiz, karalamasız, beyaz ve çizgisiz kâğıt olmalıdır.Kompozisyon kâğıdı; buruşuk ve lekeli olmamalı, silgi izleribulunmamalıdır.2. Boyalı kalemler dışındaki kalemler kullanılmalıdır. Kompozisyonyazılılarında siyah kurşun kalem, ödevlerde mavimürekkepli dolmakalem veya tükenmez kalem kullanılır.3. Kâğıdın etrafına süsleme yapmak, resim yapmak gereksizdir.4. Yazılar okunaklı ve eşit aralıklı yazılmalıdır. Harfler, kelimelerve satırlar arasında eşit boşluk olmalıdır.5. Kâğıdın sol üst köşesine isim, sınıf, numara; sağ üst köşesinetarih yazılmalıdır.6. Kâğıdın sol tarafında üç-dört santimlik, sağ taralındayarım santimlik boşluk bırakılmalıdır.7. Kâğıt çizgisizse, satırlar arasında eşit aralıklar bırakmayave satırların doğru bir çizgi takip etmesine gayret edilmelidir.8. Kâğıdın sol tarafına çizgi çizilmek istenmiyorsa, satır veparagraf başlarının aynı hizada olmasına dikkat etmelidir.9. Harfler ve kelimeler arasındaki boşluklar artıp azalmamak,belli bir aralık bırakılmalıdır.10. İmlâ ve noktalamalar yanlışsız olmalıdır.≈ 189 ≈Kompozisyon11. Satır sonlarındaki heceleri yanlış yerden ayırmamak gerekir.12. Noktalı harflerin noktalan unutulmamak; nokta yerineyuvarlaklar kullanılmamalıdırSağlamak zorunda olduğumuz bu kâğıt temizliği ve düzeni,göze güzel görünmekten öte bir anlam da taşımaktadır. Doğruanlaşılmak için, yazımızın ve ifadelerimizin kurallara uygunve yanlış anlaşılmaya yol açmayacak şekilde doğru ve düzenliolması gerekir.Yazıyı güzelleştirmek veya okunaklı hale getirmek zor birşey değildir. Biraz itina ve dikkat yeterlidir. Kalem, bizim irademizdışında işleyen bir alet değildir. Ona hâkim olmak elimizdedir.Yazısı okunaklı olmayan bir öğrenci, dikkatle, düzgünyazmaya özen göstererek yazdığında yazısının ne kadarfarklılaştığını görecektir. Ancak, ani bir büyü ile güzel yazmayıbeklememek gerekir. Önce harfleri asli şekilleriyle yazıp yazmadığımızabakmalıyız. Süslü, gereksiz özenti de yazıyı çirkinleştirebilir.Okunaklı yazmanın bir yolu da, yazmaktan zevk almaya çalışmakve bol bol yazmaktır. Sonra da yazılar, öğretmene yada yazısı ve okuması iyi olan birine gösterilmelidir.≈ 190 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfYAZILI KOMPOZİSYONYazı yazmak, duygulan ve fikirleri kelimelerle ifade etmektir.Düşünce, bir akım, bir çağlayan, bir bulut gibidir. Onu beynimizdenkâğıda transfer edebilmek ustalık ister. Düşünceyiparmaklarımızla kalem arasında sımsıkı yakalayabilmek için,yazdığımızı disipline edebilmeliyiz. Aksi takdirde yazı, duyguve düşünceleri ifade aracı olmaktan çıkar ve anlamsız kelimeleryığını, laf salatası olur. Öyleyse gerektiğinde kalemimizi birdeğnek, hatta kamçı gibi kullanarak zihnimizdeki düşüncelersürüsünü gütmeyi bilmeliyiz.Bir disiplin ve düzen, yazılı kompozisyon için şarttır. Allah’ınyarattığı herşeyde ayrıntılarıyla işlenmiş bir düzen, intizam veuyum vardır. Tüm varlıklar bu düzen ve uyumla ayakta durur.Talim de evrenin bu düzenini kavramaya çalışır. İnsanlar düzenledikleridüşünceyle, yaptıklarım intizamlı yapmakla tabiatlauyum içine girerler, bu da tevhidin hayata yansımasıdır.Bu yüzden iyi yazan insan, kendini iyi ifade ettiği için mutluolur. Ayrıca Allah’ın kendisinde yansıyan cemal vasfını da taklideçalışmış sayılır.İYİ BİR KOMPOZİSYON NASIL YAZILIR?1. İYI OKUMAYA ÖNEM VERMEKİyi okumak, anlayarak okumak demektir. Okurken bütün akıl,bilgi birikimi ve hayal gücü harekete geçirilmelidir. Gözlerin kelimelerüzerinde dolaşması yetmez. Durulması ve düşünülmesigereken yerler vardır. Altı çizilmesi, notlar alınması gereken yerlerbulunabilir.Okumak her şeyden önce insana mutluluk veren bir iştir. Bir≈ 191 ≈Yazılı Kompozisyonkitap bizi padişahlarla, şairlerle, kuşlarla konuşturur; uzak dağlanyanımıza getirir; bizi görünenin ötesine taşır. Bir tek ömrümüzüniçinde başka ömürleri tanıtır; dünyamızı genişletir ve onu zenginleştirir.Kitaplardan aldığımız bu zevkin yanısıra ondan gelebilecekfaydalan da hesaba katarak okumalıyız.Kitap, insanın bilgi ve kültürünü artıran, kelime hâzinesini zenginleştiren,dil yeteneğini güçlendiren, düşünce ve hayal ufkunugenişleten en etkili araçtır. Kitapları anlamadan okursak, onlardanhiç bir yarar sağlayamayız ve onları okumak için harcadığımızzamanı boşa geçirmiş oluruz.Okumada önemli hususlardan biri de, okunacak kitabın seçimidir.Rastgele kitap seçerek okumanın yaran çok az olur. Okumanınbize faydalı olmasını istiyorsak önce doğuştan sahip olduğumuzeğilim, istek ve zevkleri tanımalıyız. Sonra, okuyacağımızkitaplar konusunda bir sınır çizmeli, bu sınırın dışına fazla çıkmamalıyız.Bunu yaparken de bilgisine, aklına güvendiğimiz birininyardımım istemeliyiz. Kitaplığımıza, ancak değer verdiğimiz kitaplankoymalı ve ne okuduğumuzu; okuduğumuzun içinde nelerbulunduğunu bilmeliyiz.Kendimizi gerçek manada eğitmek için kitaplarda olanı kendiiçimizde araştırmalı ve hayattaki karşılıklarım bulmalıyız. Aksitakdirde ne kadar çok okursak okuyalım, bugün bilmemiz, düşünmemizve hissetmemiz gerektiğinde “o kitabı okumadım” ya da“daha oraya gelmedim” demek zorunda kalırız. Anlayarak yapılanokuma, insana hem zevk verir, hem güzel duygulan tatmin eder,hem de bir şeyler öğretir. “İşleyen demir, ışıldar.” derler. İnsanzihnini işleten, fikir ve duygu üretimine yönelten, yeni ufuklarauçurtan ve daha aydınlık dünyalara götüren sihirli araç, okumadır≈ 192 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf2. GÖZLEME ÖNEM VERMEKGözlem; dış dünyada bulunan bir şeyi, iyi anlamak için,onun meydana çıkan türlü belirtilerini gözden geçirme işidir.İyi bir kompozisyon için hayatı ve insanları, onların arasındabulunarak tanımak gerekir. Bu tanıma işi iradeyle gerçekleşmelidir.Çünkü bilerek bakanla, bilmeyerek bakan bir olamaz.Her gözlem bir düşünce oluşturur. Düşüncenin niteliği gözlemebağlıdır. Herşeyi gözlemek ve tanımaya çalışmak zekânıngelişmesini, konuşma konularının artmasını sağlayabilir.Ancak insan kolay ve farketmeden etkilenen; bu etkilerlebiçimlenen bir yaratıktır. Öyleyse irademizi güzel, faydalı, iyişeylere bakmak için kullanabilmeliyiz. Görünen şeyin güzeloluşu kadar, gören gözün ve görme biçiminin güzel oluşu daçok önemlidir. “Güzel gören güzel düşünür; güzel düşünen hayatındanlezzet alır.”Bizler, içinde yaşadığımız mekânların ve bu mekânlarınkurulduğu toprakların insanlarıyız. Ona bağlı olmaz, ondanhaberdar bulunmazsak düşüncelerimiz ve düşüncelerimizinürünü olan yazdıklarımız arasında kopukluk olur. İnsan kendidoğasına aykırı şeylere sahiplenmeye çakşırsa, ancak olsaolsa iyi bir taklitçi olabilir. Yazdıklarında özentiye, abartıya,süse düşen insanlar da bu tür taklitçilerdir.Dolayısıyla bize ait olduğu belli olan, gerçek bir kompozisyonyazmak istiyorsak, özgür irademizi içinde bulunduğumuzdünyayı tanımaya ve ondan ilham almaya yöneltelim.≈ 193 ≈Yazılı Kompozisyon3. DÜŞÜNMEYE ÖNEM VERMEKHayatımızın sıradan bir alışkanlığı gibi görünen düşünmeişi, her konuda olduğu gibi kompozisyon yazma sırasında veöncesinde büyük değer taşır. Okuyan ve gözleyen herkes zihniniharekete geçirmeli ve olayları, okuduklarım kendi zihinsüzgeçlerinden geçirmelidir.Herkes kendi yerine düşünür, kimse başkası için düşünemez.Bu yüzden her insan kendi düşüncesinden sorumludur.Düşünce, Allah’ın bize bahşettiği bir özelliktir. Yok edilemezve baskı altına alınamaz. Herkes kendi düşüncesini özgürcekeşfetmelidir. Bu keşif ortaya büyük kompozisyonlar ve özgüneserler çıkartır.Düşünmeyi öğrenmek mümkün ve gereklidir. Dış dünyadanzihnimize düşen intibaları bir düzene koyamazsak bu birbirindenbağımsız şeylerin etkisiyle kendimizi yorgun ve çaresizhissederiz. Mesela, hayattan umduğunu bulamayan bir insanmutsuzluğuyla ilgili hayallere dalarsa kendisi hakkında düşünmüşsayılamaz. Fakat kalkıp eline bir kitap alan, süslerinive ilaçlarım çöpe atan, dostlarıyla düşmanlarım ayırt etmeyeçalışan ya da en azandan dua etmek için ellerini kaldıran birinsan kendi meselesi hakkında düşünmüş sayılabilir.İnsanı düşünmeye yöneltmek zorla olamaz. Bu, insanınkendi içinden gelen bir alışkanlık; bir meziyettir. Düşünmeyealışkın insanlar genellikle kendilerine ve çevrelerine karşı meraklıdırlar.Kur’an, aklımızı kullanmayı ister; tefekkürü önemli bir ibadet≈ 194 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfolarak gösterir. Yaratıkların en şereflisi olduğumuzu hatırlayarak,öncelikle dış dünyaya karşı meraklı olmalı ve onu anlamayaçalışmalıyız. Bundan başka:1) Düşünmekten hoşlanın ve onsuz yapamaz hale gelin.Düşününce zihniniz ağrıyarak yansın. Bu size tatlı bir yorgunlukverir.2) Düşünme konusunda kimsenin baskısına girmeyin.Kimse gibi düşünmeye çalışmayın.3) Bir şeyden başka şeylere devamlı atlayarak düşünmeyin.Kendinizi bu akışa kaptırmayın. Kaptırırsanız boş hayalkurmuş olursunuz. Düşüncenize hâkim olamıyorsanız elinizebir kalem alın ve kâğıda aktarın.4) Düşünmekten korkmayın. Onu bir zorluk, bir sıkıntı vekuşku verici iş olarak görmeyin.5) Düşünce hep yeniden üreyen bir şeydir. Üremesi içinbeslenen bir zekâya ihtiyacı vardır. Okuyun ve zihninizi zenginleştirerekgüzel düşünceler üretin.6) İyi ya da kötü durumlar, iyi ya da kötü düşüncelerdendoğar. Çünkü düşünce çok güçlü ve biçimleyicidir. İyi düşünün,çevrenize iyilik dolsun.7) Düşüncenin gelişmesi için mukayeseye ihtiyacı vardır.Kendinizi iyi, dürüst, akıllı, namuslu, bilgili insanlarla mukayeseederek düzeltin. Sizinle karşıt düşüncede olan insanlarlatartışın ve düşüncelerinizi savunun.8) Düşünce, gücünü bilgiden alır. Bilerek düşünenlerin dü≈195 ≈Yazılı Kompozisyonşüncelerini, bilmeden sahiplenirseniz, bu düşünceyi hayatınızageçiremezsiniz.9) Sadece düşünme işi yeterli değildir. Düşüncelerinizigözden geçirin. Ne düşündüğünüzü bilin. Düşüncenizin yanlışolduğunu anlayınca onu hemen terketmenin bir erdem olduğunuda unutmayın.4. ORIJINAL (=ÖZGÜN) OLMAYA ÇALIŞMAKKompozisyonda başarıyı sağlayan unsurlardan biri de, orijinalolmaktır. Orijinal olmak, nitelikleri bakımından benzerlerindenayrı ve üstün olup, örnek diye alınma değeri bulunmakdemektir. Kompozisyon yazmada orijinal olmak ise, duyguda,düşüncede, anlatımda ve planda başkalarına benzememek,başkalarından değişik ve farklı bir yol takip etmek demektir.Herkesin düşündüğünü yazmak, kompozisyonumuza orijinallik(=özgünlük) kazandırmaz. Bu tip kompozisyonlar çekicive etkileyici olmaz. İnsanlar, daha önce söylenmemiş düşüncelerekoşarlar. Bu yüzden, kompozisyon yazarken, daha önceişlenmiş bir konu dahi ele alınsa, bu konu üzerinde ileri sürülendüşüncelerin yeni olmasına dikkat etmelidir. Bunlar, okuyanınzihninde yeni düşünce ufukları açabilmek, eski düşüncelerinyeni bir biçime girmesini sağlamalıdır. Her kompozisyon yazışta,söylenmemişi, yazılmamışı bulmaya çalışmamız gereklidir.Aksi takdirde bir taklitçi durumuna düşeriz. Taklit ise, hiç birzaman taklit edilen asılı geçemez.Sadece düşüncemizin değil; duygularımızın da, zihnimizdecanlandırdığımız hayallerin de orijinal olması gerekir. Kompo≈196 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfzisyonda başarıyı noktalayan unsur, anlatımdır. Bu yüzden anlatımında orijinal olması gereklidir. Bilgi ve kültürümüz ne kadarfazla, ele aldığımız konu ne kadar ilginç, düşünce, duyguve hayallerimiz ne kadar çarpıcı olursa olsun, eğer anlatımımızorijinal değilse, hiç bir değer ifade etmezler. Süse ve sanatasapmadan, açık, sade, doğru ve yalın bir anlatımla kompozisyonyazarsak, hem demek istediğimiz kolay anlaşılır, hem deokuyanı etkiler. Duygu, düşünce ve hayallerimizi herkesin yazabileceğikelime, tamlama ve cümlelerle ortaya koymamaya çalışmalıyız.Beylik, basmakalıp, bayağı, lüzumsuz ve doldurmasözlerle dolu bir kompozisyon, orijinal değildir. Üslup, yazarlarınduygu, düşünce ve hayallerini herkesten ayrı, kişisel biçimde,orijinal olarak ortaya koymalarından doğar. Öğrencilerin de, birüslup sahibi olabilmek için, orijinal anlatım sergileyebilmeleri,bu yolda özel gayret göstermeleri gereklidir.Hayatta, imkân nisbetinde, kendimizde, bizden başkasındabulunmayan şeyleri bulmaya çalışmalıyız. Kimseyi taklide çalışmamalıyız.Kendimize ait en kötü orijinal bir kompozisyon,kopye veya taklit güzel bir kompozisyondan daha iyidir. Kendimizolmaktan korkmamalıyız. Düşüncelerimizi kendi özgürlüğümüzleyazıya dökmeliyiz. Böyle bir kompozisyon, belki en başardıkompozisyon olmayabilir. Ama birbirine benzeyen başardıkompozisyonların hepsinden daha değerli ve dikkate değerdir.5. BILGI VE DÜŞÜNCE BAKIMINDAN DOĞRU OLMAKBir kompozisyondaki bilgi ve düşünce, şüpheye yer vermeyecekşekilde doğru olmalıdır. Doğruluk iyi öğrenmek ve mantıklıdüşünmekle kazanılır.6. AÇIKLIK, DURULUK, YALINLIK≈ 197 ≈Yazılı KompozisyonBir cümlenin açık olması, onu okuyanların ondan çok farklışeyler anlamaması demektir. Yani belli bir şeyi şüpheye meydanvermeyecek şekilde ifade etmesidir.Bir cümlenin duru olması, duygu ve düşünceleri anlatan kelimelerinfazla olmaması, gereksiz kelimelere yer vermemesiylegerçekleşir.Bir cümlenin yalınlığı, ifade edilmek isteneni süslü kelimelerebaşvurmadan anlatmakla gerçekleşir.Bir kompozisyonun açık, duru ve yalın olması gerekir. Böylebir kompozisyon kolay ve çabuk anlaşılır, sıkıcı olmaz, kalıplaşmışolmaktan da kurtulur.7. İML VE DILBILGISI KURALLARINA UYGUNLUKİmlâ, bir dildeki kelimelerin aslına uğun olarak doğru yazılışve söyleniş şekillerini kapsar. Günlük konuşma dilinde, bölgedenbölgeye, kişiden kişiye farklılaşan kelimeler, anlam kaybınapek yol açmazlar. Ancak şive farklılıkları ve bir kelimeninasıl şeklini öğrenmemiş olmak yazı diline kargaşa getirir. Busebeple yazı dilinde dil birliği şarttır. Bir kelimenin doğru yazılışımöğrenmek için istekli ve meraklı olmak gerekir; Yeni birkelime, metni içinde görülmemişse imla Kılavuzuna bakılmalıdır.Bol kitap okumak ve herhangi bir türde yazılar yazmak daimlayı kuvvetlendirir.≈ 198 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfÖRNEK KOMPOZİSYON YAZILARIKonu: “Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.” Atasözünü açıklayan,düzenli bir yazı yazınız.ZAMANINDA ÇALIŞMAKTarımla uğraşanların ürün alma zamanı, yaz mevsimidir.Tarlalar, baharda ekilmeye hazırlanır, sürülür, tohum ekilir,ilaçlanır. Yazın olgunlaşan ürünler toplanır, temizlenir, ayıklanırve kış için depolanır. Böylece insan zamanında çalışaraksıkıntılı günleri için birikim yapmış olur, o günler gelip çattığındada sıkıntı çekmez.Yaz günlerine benzetilen gençlik günleri, insanların kışmevsimine yani yaşlılık günlerine hazırlanma günleridir. İnsanıngençliği, yaz günleri gibi rahat, kaygısız, neşe ve umut doludur.Bu durum, insanı hayatın hep böyle geçeceği şeklindebir düşünceye sürükler. Oysa her yazın bir de kışı, yani soğukve yiyeceklerin kıt olduğu mevsimi vardır. İnsanın yaşlılığı daböyledir. Gençken çok olan enerji, sağlıklı olma durumu veumutlar, yavaş yavaş insanı terk eder. Yerini hastalık, halsizlikve bıkkınlık alır. İnsan, karşılaştığı sorunları -en çok da paraylailgili olanları- çözmede zorlanır. Memnun olmadığı hayatınıdeğiştirecek, yeni baştan kuracak, düzenleyecek enerjisi vezamanı kıttır. Bu sebeple insan enerji ve sağlık dolu gençlikgünlerini, hayal kurarak geçirmek yerine, kış günleri için çalışmalı,birikim yapmalı. İşte o zaman, yaşlılık günlerinde rahatbir yaşam sürebilir.Bu her alanda böyledir; her başarı, her rahatlık, her zenginlik;bir çalışmanın, hazırlanmanın, yetişmenin, birikimin so≈199 ≈Yazılı Kompozisyonnucudur. Kimse çalışmadan, alın teri dökmeden bir yere gelemez,şans eseri gelse bile, geldiği yerde tutunamaz, oradakalamaz. Ancak bilgisi, çabası, birikimi ve kişiliği ile geldiğiyeri hak ettiğini ispatlarsa, insanlar ona saygı gösterir, o daulaştığı yerde rahat eder.Öyleyse, her şeyin tozpembe göründüğü ve insanı tembelliğe,yaşamın tadını çıkarmaya davet eden yaz mevsimine kanmamalı,gençlik günlerini iyi değerlendirmeli. Yaşlılığını rahatgeçirmek için bu günden kolları sıvamalıdır. Aksi halde insan,masaldaki ağustos böceğinin durumuna düşmekten kurtulamaz.Konu: “Ne ekersen onu biçersin.” Sözünü açıklayan bir kompozisyonyazınız.NE EKERSEN ONU BİÇERSİNBu dünyada herkes yaptığının karşılığını bulur. Kötüler ergeç cezalarını çekerler. İyiler ise, türlü şekil ve yollarla mükâfatgörürler.İyi niyetle attığımız her adım, yaptığımız her iş, er geç yüzümüzügüldürecektir. Birçokları, karşılaştıkları zorluklardan,kötü ve sıkıntılı durumlardan yakınır dururlar. Oysa tüm kötülüklerinve acı gerçeklerin ilk tohumu insan ruhuna atılır. Yalnızkendini düşünmenin ve bencilliğinin ihtirasına kapılan insanoğlu,dünyayı kendi arzularını fazlasıyla doyurabileceği bir ganimetalanı sanır. Vicdan, irade ve eğitim, o büyük güçlerini göstermediğisürece kötülükler kara bir bulut gibi sarar dünyamızı.≈ 200 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfBazen işlerimizin gönlümüzce olmadığına, çabalarımızınmeyvelerini alamadığımıza üzülürüz. Bunların gerçek nedenleriüzerinde duracağımıza, koyu bir karamsarlığa kapılırız. Hayattaatılan ilk adımlar, sonuçları bakımından çok önemlidir. Bu nedenlehayatta, her türlü alanda ilk adımları atarken çok dikkatliolmalıyız. Yersiz düşüncelerle, yanlış davranışlarla çevremize,dolayısıyla da kendimize zarar vermekten kaçınmalıyız. Başkalarınınbize karşı iyi niyetli olmalarını istiyorsak, önce kendimiziyi olmalıyız.Kısacası; Her birey kendi içindeki kötülük tohumlarını yok etmeyibaşardığı takdirde, bu dünyada kötülük denen şey de ortadankalkacaktır.YAZILI KOMPOZISYON TÜRLERIHIKÂYE (ÖYKÜ)Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuyahaz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara hikâye(öykü) denir.Hikâyelerde esas itibariyle bir asıl olay bulunur. Bazen bu asılolayı tamamlayan yardımcı olaylara da rastlanır. Hikâyelerdebelli bir zaman diliminde ve sınırlı bir mekânda yaşanan olay(veya olaylar) anlatıldığı için çevrenin ve kahramanların tanıtımınapek yer verilmez.Manzum tarzda yazılan hikâyeler de vardır. Mehmet Âkif veTevfik Fikret bu tarzın başarılı edipleri arasındadırlar.≈ 201 ≈Yazılı KompozisyonROMANİnsanların başlarından geçen veya geçmesi mümkün olanolayların yer ve zaman belirtilerek etraflıca anlatıldığı, uzunedebî yazılara roman denir.Hikâyede tek olay bulunmasına karşılık romanda birbirinebağlı olaylar bulunur. Romandaki olaylardan her biri hikâyeyekonu olabilir. Kahramanların ve çevrenin tanıtımına hikâyelerdepek yer verilmezken romanlarda kahramanların ve çevrenintanıtımı yeri geldikçe değişik bölümlerde birbirini tamamlayacakşekilde yer alır. Romanı okuyup bitiren bir kişi yazarınanlattığı kahramanları, olayı ve çevreyi göz önünde canlandırabilir.Romanlar işledikleri konulara ve üslûplarına göre tarihî roman,macera romanı, polisiye roman, töre romanı, psikolojikroman, nehir roman gibi çeşit¬lere ayrılabilir.Hikâye ve romanlarda gerçeğe uygunluk aranır. Yani, hikâyeve romanda anlatılanların, gerçek olmasa bile, gerçekmişintibası uyandıracak şekilde yazılması gerekir.TIYATROHikâye veya romana konu olabilecek olayların seyirciyesahnede temsilî olarak da gösterilebilmesi için sahne tekniğineuygun olarak yazılan edebî yazılara tiyatro denir. Tiyatroterimi; sahne eserinin oynandığı yer ve sahne eserini oynamasanatının adı olarak da kullanılır.Tiyatronun oluşmasında eser (senaryo), oyuncular, sahneve seyirci unsurları her zaman dikkate alınır. Tiyatro hem gözhem kulağa hitap ettiği için diğer türlere göre daha etkilidir.≈ 202 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfTiyatro eserleri genellikle, sahnede oynanmak üzere yazılırlar,ancak oynanmak için değil de okunmak için yazılan tiyatroeserleri de vardır.Klâsik tiyatroda üç (zamanda, mekânda, olayda) birlik kuralınauymak esastı. Ancak günümüzün teknik imkânları sayesindetiyatro sahnesinde canlandırılamayacak bir olay hemenhemen yok gibidir.Tiyatro (oyun) terimi daha çok genel anlamda kullanılır. Tiyatroiçin, konusuna ve sahnede sunuluş biçimine göre trajedi,komedi, dram, monolog ve müzikli tiyatrolar (opera, operet,opera komik, vodvil, bale) gibi özel adlandırmalar da kullanılır.SENARYOSenaryo, bir filme konu olacak olayın, hikâyenin, romanınsinema tekniğine göre sahnelere bölünerek açıklamalar vediyaloglar tarzında hikâye edildiği yazılardır. Senaryo, seslifilmler çekilmeye başlandıktan sonra ortaya çıkan ve teknikimkânların sinemada her geçen gün daha fazla kullanılmasıylagittikçe önem kazanan bir türdür. Senaryolar filmlerin çekilmesinetemel oluştururlar. “İyi bir senaryodan kötü bir film yapılabilirama kötü bir senaryodan iyi bir film asla yapılamaz.”(Rene Clair)Senaryo; süje, eşel ve tretman denen aşamalardan geçtiktensonra senaryo hâline gelir. Filme çekilecek konu sinemayagöre önce özet şekilde kabataslak yazılır (Süje). Sonra konuiçindeki olayların birbirleriyle bağlantısı bir plân dahilinde ku≈203 ≈Yazılı Kompozisyonrulur. Buna şema da denir (Eşel). Daha sonra ayrıntılar dahiledilerek konu genişletilir, karakterler çizilir ve konuşmalar yazılır(Tretman). Bu aşamada sinematoğrafik hikâye kurgusuve işlenişi bakımından filmlik bir şekil alır. Son olarak senaryoyazarı kendisini eleştirel bir gözle filmin tenkidini yapan seyirciyerine kor ve sinema tekniğinin inceliklerini de hesaba kataraksenaryosuna son şeklini verir.MASALOlağanüstü kişilerin (veya kahramanların) başlarından geçenolağanüstü olayların yer ve zaman belirtilmeden anlatıldığıyazılara masal denir. Masallar, halk masalları ve sanatmasalları olarak ikiye ayrılabilir: Halk masalları toplumun değeryargılarını, anlayışını, kültürünü, dünya görüşünü yansıtananonim ürünlerdir. Sanat masalları ise (toplumda görülen aksaklıklarıyermek, bir düşünceyi ortaya koymak gibi) belli biramaca yönelik olarak yazılan masallardır.FABLSonunda bir ahlâk dersi vermek amacıyla kaleme alınan,konusu bitkiler, hayvanlar veya cansız varlıklar arasında geçtiğidüşünülen ve genellikle manzum olan edebî yazılara fabldenir. Kişilerin veya toplumun aksayan yönleri fabl aracılığıyladüzeltilmeye çalışılır. Hayalî varlıklar ve olaylar gerçeğe nekadar yakın olursa fabl o derecede etkili ve başarılı olur. Teşhisve intak sanatlarından yararlanılarak anlatıma canlılık vegüzellik katılır.Fablin sonunda kıssadan hisse alınabilecek bir dersin verilmesionu masaldan ayıran özelliklerin başında gelir.≈ 204 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfHint filozofu Beydeba’nın Kelile ve Dimne’si ile La Fontaine’inFabller’i bu türün başarılı örneklerindendir. Orhan Veli’ninLa Fontaine’in Masalları adıyla manzum olarak Türkçeyekazandırdığı çalışma da anılmaya değerdir.HÂTIRA (ANI)Toplum hayatında önemli görevler üstlenmiş, toplumu ilgilendirenönemli olayları bizzat yaşamış veya bu olaylara şahitolmuş kişilerin bu olayları duyurmak için sanat değeri taşıyanbir üslûpla yazdıkları yazılara hâtıra denir.Hâtıralarda dürüstlük, samimiyet, doğruluk ve tarafsızlık önplânda olmalıdır. Ancak hâtıralar –çoğunlukla- yazanın kendibakış açısına göre anlatıldığı için aynı olaylar hakkında farklıkimseler tarafından yazılan hâtıralar arasında bazı farklılıklarolabilir. Bu sebeple hâtıralar -her ne kadar- yaşanmış olaylarlailgili olsalar da tarihî bir belge olarak doğrudan kullanılamazlar.Hâtıra ile günlük birbirine karıştırılmamalıdır. Günlük adındananlaşıla¬cağı üzere yaşanırken, günü gününe yazılır.Hâtıralar ise aradan zaman geçtikten sonra yazılır. Hâtırayazarı gerçekleri dile getirmek ve tarafsız olmak anlayışıylaanlattığı döneme ait çeşitli belgelerden, mektuplardan, dergilerden,gazetelerden de yararlanabilir.Hâtıra yazılarını ilginç yapan yönlerden biri de tarihe, topluma,sanata… yön veren insanların özel bilgiler vermiş olmasıdır.≈ 205 ≈Yazılı KompozisyonGÜNLÜKBir kimsenin düzenli olarak, günlük olaylarla ilgili yorumlarını,bunlardan kaynaklanan o günkü anlayışlarını, düşüncelerini,üstüne tarih atarak kaleme aldığı kısa yazılara günlük veyagünce denir.Günlük, bir anlamda günü gününe yazılan hâtıralar olarakdeğerlendirilebilir. Okuyucular dikkate alınmadan yazılan günlükler,özeldir. Duyguların, düşüncelerin yoğun olduğu anlardasıcağı sıcağına yazılan günlüklerin anlatımı geliştirmedeönemli bir yararı vardır.Günlükler bir deftere yazılabileceği gibi daha kullanışlı olmasıbakı¬mından bir ajandaya da yazılabilir.GEZI YAZISI (SEYAHATNAME)Gezi yazısı, yurt içine veya yurt dışına yapılan gezilerde gezilipgörülen yerlerin anlatmaya değer ilginç yönlerinin kalemealındığı edebî yazıdır.Gezi yazılarında gezginin dikkatini çeken ve farklı bir özellikgösteren insanlar, tarihî ve tabiî güzellikler, farklı kültürler gibikonular güncel olaylarla da bütünleştirilerek edebî bir üslûplaanlatılır.Günümüzün (ulaşım, haberleşme, radyo, televizyon, bilgisayar,internet VCD gibi) teknik imkânları gezi yazılarının öneminive ilginçliğini kısmen de olsa azaltmakla birlikte tarihî değeriolan seyahatnameler hâlâ önemini koru¬maktadır.≈ 206 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfHABERHaber, bilinen bir zamana ait olayı en kısa sürede muhatabınaileten, geniş bir kitleyi ilgilendiren ve değeri ilgilendirdiği kişisayısıyla ölçülen yazıdır. Bütün basın dünyasının bildiği LordNorthcliffe’in “Bir köpek, bir adamı ısırırsa bu bir haber değildir;fakat bir adam bir köpeği ısırırsa bu bir haberdir.” sözü haberinne demek olduğunu veciz bir şekilde ifade eden cümle olaraksıkça kullanılır.Gazetelerin çıkış sebebi haber verme olduğu için haber, gazeteninruhu ve temel unsurudur. Dolayısıyla habersiz, gazeteolmaz. Fakat radyo, televizyon ve internetin yaygınlaşması gazetecilerinhaberi bir an önce verme işini zora sokmuştur. Çünkügazetedeki en yeni haber bir gün öncesine aittir. Bu yüzdengünümüzde gazeteler, bol fotoğraflı, ayrıntılı ve yorumlu habervermeye yönelmişlerdir.Haber; gazetede, televizyonda, radyoda veya internette neredeyayınlanırsa yayınlansın sağlam kaynaklardan alınmalı,doğru olmalı, çoğunluğu ilgilendirmeli, özgün olmalı, kişilerinözel hayatına, hürriyetine zarar vermemelidir. Tam bir haberde(gazetecilikte 5 N 1 K ilkesi olarak da bilinen) şu beş sorununcevabı olmalıdır: Ne? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Niçin? Kim?Haberde giriş ve gövde olmak üzere iki bölüm bulunur. Girişbölümünde birkaç cümle ile olayın kısa bir özeti verilir, haberinayrıntıları gövde bölümünde yer alır. Okuyucu, seyirci veya dinleyiciilgisini çeken haberlere yöneleceği için haber başlıklarıve bu başlıkların haber metniyle uyumu son derece önemlidir.≈ 207 ≈Yazılı KompozisyonBağlı olduğu basın yayın organları için haber toplayan vebunları yazan kişilere muhabir denir. İyi bir muhabir, “çabuk vesessiz hareket eder; kesin sualler sorar; olayları, hareketleri,tepkileri az çok önceden sezinler; günün haberlerini bilir, gazeteve dergileri dikkatle okur, belli başlı yayınları izler; iyi eğitimgörmüştür; geniş bilgilidir. Ukalâ değil, uyanıktır; terbiyesizdeğil, ısrar eder; sır yoldaşı değil, inandırma yeteneği vardır;falcı değil, ileriyi görür; çekingen değil, dikkatlidir; miskin değil,terbiyelidir; münakaşacı değil, azimlidir.”RÖPORTAJRöportaj, gazetecilerin bir yeri, bir kurumu ziyaret ederek, oyerin özelliklerini, orada gördüklerini kişisel düşünceleriyle birleştiripimkânlar ölçüsünde fotoğraflarla belgeleyerek kalemealdıkları yazılardır. Radyo veya televizyon habercisinin bir araştırmaveya soruşturma sonucunda hazırlamış olduğu programada röportaj denir.Röportajda esas olan, bir araştırma veya soruşturma sonucundaelde edilen bilgilerin kamuya duyurulmasıdır. Bu yönüylehaberin genişletilmiş biçimi olarak düşünülebilir. Ancak haberdeyorum son plândayken, röportajda öne çıkar. Röportajı yapan,kişisel görüşlerini, yorumlarını ve haberlerini bir anlamda belgelemekiçin fotoğraflardan veya video görüntülerinden yararlanır.Röportaj; bir yerin, bölgenin veya topluluğun özelliklerini tanıtmakamacıyla yapılabileceği gibi bir alanın uzmanı olan (veyaolmayan) kişilerin herhangi bir konudaki düşüncelerini öğrenmekve bunları kamuya duyurmak amacıyla da yapılabilir. Ancakböyle bir durumda röportajdan bir yarar gözetilecekse soruyuveya konuyu uzmanına sormak gerekir.≈ 208 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfSÖZLÜ KOMPOZISYON TÜRLERIGüzel konuşma kuralları bölümünde anlatılanlar hazırlıksızkonuşmalar için de geçerlidir. Yetersiz hazırlık, kendine güvenmeme,heyecanlanma gibi birtakım sebeplerle bazı kişilertoplum karşısında bir sunuş konuşması yapmak istemezler.Fakat bu arada günlük konuşmaları sırasında devirdikleriçamların, kırdıkları kalplerin farkına bile varmazlar. Kişilerinkılık kıyafetleriyle karşılanıp düşünceleriyle, konuşmalarıylauğurlandıklarını çoğu zaman unuturlar.Kişi konuşmaya başladığı andan itibaren terbiyesi, görgüsü,bilgisi, dünya görüşü, ahlâkı, kelime hazinesi, sosyal çevresi,bölgesi… hakkında muha¬tabına ipucu vermeye başlar. Busebeple kuşlar ayaklarıyla insanlar dilleriyle yakalanırlar. “Dilim,seni dilim dilim edeyim.” atasözünde de bu incelik vardır.Hatta bazen, susmak, konuşmaktan daha iyi bir etki bırakabilir.“Söz biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus, adamsansınlar.” Sözü bunu veciz olarak ifade eder. Aşağıdaki nüktede bu duruma bir başka örnektir:“Mehmet Âkif hastayken kendisini ziyarete gelenler arasındakılığıyla kıyafetiyle büyük bir adam izlenimini veren birisiiçeriye girince üstat, edebin¬den dolayı yatağında toplanmaihtiyacı hisseder. Geçmiş olsun dileklerinden sonra bu heybetlişahıs, Âkif’e şöyle bir soru yöneltir:― Gök kuşağının altından erkek geçerse kız, kız geçerseerkek olurmuş. Peki hünsa geçerse ne olur?Âkif’in karşılığı şu olur:― Böyle bir sorudan sonra ayağımı dilediğim kadar uzatabilirim.≈ 209 ≈Yazılı KompozisyonHerhangi bir hazırlığa ihtiyaç duymadan yapılan karşılıklıkonuşmalarda da içtenlik, inandırıcılık, tatlı dillilik, doğruluk,dürüstlük ve saygı ön plândadır.Hazırlıksız konuşmalardan bazılarını örnekleyelim:ADRES SORMA, YER TARİFİBir adres veya yer sorulduğunda sorulan yer kesin olarakbilinmiyorsa, soranı yanıltmamak ve zaman kaybını önlemekiçin adresin tam olarak bilinmediği açıkça söylenmelidir. Birtakımtahminlerde bulunarak yanlış yönlendirme¬den sakınmakgerekir. Adres tarif edilirken mümkün olduğu kadar sade birtarif yapılmalı, dolambaçlı yollar tercih edilmemelidir. Sorulanyerin yakınlarında hemen herkesçe bilinen (anıt, istasyon,park, stadyum gibi) bir yapı, bir mekân varsa kişiye önce burayıbilip bilmediği sorulmalı; biliniyorsa tarif buradan itibarenyapılmalıdır. Mesafe için isabetli tahmin yapılamıyorsa ölçüvermekten sakınmalıdır.FIKRA ANLATMAHerhangi bir konuşma sırasında yeri gelir de bir fıkra anlatmakgerekirse fıkrayı anlatmaya başlamadan önce dinleyeceklersüratle gözden geçirilmeli; anlatılacak fıkradan kendinepay çıkaracaklar veya alınacaklar varsa bu fıkrayı anlatmaktanvazgeçmelidir. Fıkra; yerine, zamanına ve kişisine uygunise anlatılmadır.Fıkrayı anlatan herkesten önce gülerse veya kesik kesikgülmelerle fıkrayı kesintiye uğratırsa ya da fıkranın asıl espriyitaşıyan unsurunu uygun yerde ve şekilde anlatamazsa fıkra≈210 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfnın bütün güzelliği kaybolur. Dinleyicilerin kültür seviyesi anlatılacakfıkrayı kavrayamayacak seviyedeyse bu fıkrayı anlatmamakdaha uygundur.Anlatılan fıkra önceden biliniyor olabilir. Bu durumda anlatanamüdahale edilmez ve nezaketen dinlenir.KUTLAMAİstenen bir sonucu almak, beklenen bir işi başarmak gibisebeplerle yapılan kutlamalarda, duyulan sevinç ve memnuniyet;yapmacıklığa düşmeden, abartıya kaçmadan samimîbir üslûpla yapılmalıdır. Tebrik edilen kişi de tevazu göstermelive karşı tarafa teşekkür etmelidir:― Piyeste rolünüzü çok güzel oynadınız. Tebrik eder, başarılarınızındevamını dilerim.― Teşekkür ederim.ÖZÜR DİLEMEİnsan, yaratılışı gereği bazen kusurlu davranışlarda bulunabilir,hatalar yapabilir. Bu normaldir. Fakat kişi hatasını farkettikten sonra bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için enkısa zamanda özür dilemiyorsa, bu durumda birincisindendaha büyük bir yanlışı yapmış olur. Öncelikle özür dilemeyigerektirecek sözler söylememeye ve özür dilemeyi gerektirecekdavranışlarda bulunmamaya gayret edilmelidir. Dalgınlık,dikkatsizlik… gibi çeşitli sebeplerle özür dilemek gerekirse zamangeçirmeden, samimî bir üslûpla özür dilenmelidir. Özürdilemenin korkaklığın, pısırıklığın, sünepeliğin bir ifadesi değil,insan olmanın bir gereği olduğu unutulmamalıdır. Zira özür di≈211 ≈Yazılı Kompozisyonleyen kişi yaptığı hatayı fark etmiş, bunun yanlışlığına inanmışve bunu bir daha yapmayacağını karşı tarafa içtenlikle beyanederek insanlığın gereğini yerine getirmiştir. Kendisinden samimiyetleözür dilenen kişi de affetmesini bilmelidir.Hiç gerek olmadığı hâlde söze özür dileyerek başlamak dauygun değildir.SOHBET ETMETopluluk hâlinde yaşayan insanlar çevresindekilere duyduklarını,bil¬diklerini, anlayışlarını anlatmak; onlarla ortakkonuları paylaşmak isterler. Bizim kültürümüzde sohbet etmeninözellikle temel ihtiyaçlar gibi ayrıcalıklı bir yeri vardır. Arkadaşlıklar,dostluklar, hayat arkadaşlıkları çoğunlukla soh-betlekurulur, sohbetle pekişir.Karşılıklı saygının, anlayışın, nezaketin, samimiyetin, dürüstlüğünolduğu; dedikodunun, yalanın, kaba sözlerin ve argonunbulunmadığı bir sohbet ortamı, kalıcı dostluklar için zeminhazırlayacaktır.SORUYA KARŞILIK VERMEHerhangi bir şeyi öğrenmek amacıyla soru sorulacağı zamanönce izin istenmeli, sorunun karşılığı alındıktan sonra dateşekkür edilmelidir. Kendisine soru yöneltilen kişi cevabı bilmiyorsayalan yanlış bir şeyler söyleyerek muhatabını yanıltmamalı,özür dileyerek bilmediğini ifade etmelidir.≈ 212 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. SınıfBir arkadaş grubunda veya bir toplantıda kişiye yöneltilensoru, gruptan bir başkasının uzmanlık alanına giriyorsa tereciyetere satma durumuna düşme¬mek için soru, uygun birüslûpla uzmanına yönlendirilmelidir:― Word programıyla yazdığım tezime bir fotoğraf eklemekistiyorum. Bunu nasıl yapabilirim acaba?― Tuğrul, programın özelliklerini daha iyi biliyor. İstersenizbu soru¬nun cevabını ondan öğrenelim.TANIŞMA VE TANIŞTIRMALARBirbirini tanımayan, fakat çeşitli sebeplerle bir arada bulunankişiler birbirleriyle tanışmak gereğini duyabilirler. Esasenselâmdan sonra kelâma geçmeden muhatap tanınmalı, konuşmaona göre sürdürülmelidir. Tanışmada kişiler önce adlarınıbirbirlerine söylerler, ardından tanıştıklarına memnunolduklarını ifade ederler. Tanışmalarının nedeni olan konuyadaha sonra geçerler.Tanıştırmada tanıyan, birbirlerini tanımayanları belli kurallaragöre adlarını söyleyerek tanıştırır. Bu kurallar şöyledir:Yaşı, ünü, makamı küçük olanlar büyüklere; erkekler kadınlara;misafirlikte sonra gelenler öncekilere adı ve kim olduğukısaca söylenerek tanıştırılır. Toplu tanıştırmalarda ise isimlertek tek söylenir. El sıkışmada büyükler küçüklere, kadınlar daerkeklere ellerini önce uzatırlar.≈ 213 ≈Yazılı KompozisyonTELEFONLA KONUŞMATelefonla konuşmanın yüz yüze konuşmaktan bir farkı yoktur.Ancak araya telefon makinesinin girmesi birtakım görgükurallarına uymayı gerektirir.Birine telefon etmek gerekince öncelikle vaktin telefon etmekiçin uygun olup olmadığına bakılmalıdır. Günün çok erkenve geç saatleriyle yemek saatleri telefon etmek için uygunzamanlar değildir. Telefon etmeyi gerektirecek acil bir durumolması hâlinde vakit gözetilmez.Telefon ederken numara dikkatli bir şekilde çevrilmeli veyatuşlanmalıdır. Sayısal santrallerde numaranın yanlış düşmesiihtimali çok zayıftır. Bu sebeple kaba bir tarzda “orası nere,sen kimsin” gibi ifadeler kullanmak son derece yanlıştır.Telefon eden kişi selâm verdikten sonra hemen kendisinitanıtmalı, kısaca bir hâl hatır sorduktan sonra niçin telefonedilmişse o konuya geçilmelidir. Konuşma tamamlandıktansonra iyi dileklerle telefon kapatılmalıdır. Telefonla (-şimdilikgörüşmeyen)konuşan kişiler birbirlerini seslerinden hementanıyorlarsa kendilerini tanıtmaya gerek yoktur. Telefon edenkendisini tanıt¬mamışsa kiminle konuşulduğu kibarca sorulmalıdır.Yeri gelmişken cep telefonlarının kullanılmasıyla ilgili bazıuyarılarda bulunmayı gerekli görüyoruz: Cep telefonlarınınkapatılması istenen yerlerde bu uyarıya mutlaka uymak gereklidir.(Cep telefonlarından yayılan dalgalardan zarar görebilecekelektronik cihazların bulunduğu yerlerde bu yasağa≈ 214 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıfuymak daha da önemlidir.) Uyarılar olmasa bile aydın bir insancep telefonunun nerede ve ne zaman kapatılması gerektiğinibilir, kullandığı cihazın yüklediği sorumlulukları taşır. Olur olmazyerlerde ve zamanlarda, cep telefonuyla (belki de gerekolmadığı hâlde) bağıra çağıra konuşmak yakışık almaz.TEŞEKKÜR ETMETeşekkür etmek için mutlaka çok önemli bir iyiliğin, yardımınyapılmasını beklemeye gerek yoktur. Burada bilinmesigereken husus, teşekkür etmenin medenî insanlara yakışandavranış olduğudur. Yapılan iyilikler veya yardımlar elbetteteşekkür beklentisiyle yapılmıyor. Çok önemsiz gibi görünendavranışlardan (veya yardımlardan) sonra teşekkür etmeknezaketin gereğidir. Basitçe örneklemek gerekirse otobüste,hasta veya yaşlı birine yer veren delikanlı “Şuna bir yer vereyimde bana teşekkür etsin.” anlayışıyla yer vermiyordur. Kendisineyer verilen kişi de karşı tarafın böyle bir mecburiyetiolmadığını bilerek teşekkür etmeyi ihmal etmemelidir.≈ SON ≈≈ 216 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 217 ≈Önsöz≈ 218 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 219 ≈Önsöz≈ 220 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 221 ≈Önsöz≈ 222 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 223 ≈Önsöz≈ 224 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 225 ≈Önsöz≈ 226 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 227 ≈Önsöz≈ 228 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 229 ≈Önsöz≈ 230 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 231 ≈Önsöz≈ 232 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 233 ≈Önsöz≈ 234 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 235 ≈Önsöz≈ 236 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 237 ≈Önsöz≈ 238 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 239 ≈Önsöz≈ 240 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 241 ≈Önsöz≈ 242 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 243 ≈Önsöz≈ 244 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 245 ≈Önsöz≈ 246 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 247 ≈Önsöz≈ 248 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 249 ≈Önsöz≈ 250 ≈Ahmed Kalkan Türkçe Ders Kitabı 1. Sınıf≈ 251 ≈Önsöz.

Bodrum Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası.

1. SINIF OKULA UYUM HAFTASI PLANI EYLÜL 2019 05-06 Eylül (Uyum Haftası) SÜRE. PERŞEMBE. 05/09/2019. CUMA. 06/09/2019 1. DERS. 40 Dakika. 1-Açılış; 2 -Tüm okul personelinin veliler ve öğrencilerle tanışması. 3- Açılış programında okul. müdürünün velilere bu uygulamanın amacını,yararlarını ve yeni ilköğretim. Ismet özel Tez Dosyası Nedir, Ismet özel Tez Dosyası Slaytı, Ismet özel Tez Dosyası Sunusu, Ismet özel Tez Dosyası Power Point. 2021 -2022 Eğitim Öğretim Yılı Sınıf Defteri Doldurma Programı. Online Sınıf Defteri uygulaması ile sınıf defterinizi kolayca dolduracaksınız. Ortaokul Yıllık Planlarınızdaki haftalık kazanımları kolayca takip edebileceksiniz. Android Online Sınıf Defteri Uygulamasını Play Store'den.

2021-2022 MEB Ders Kitapları pdf – MEB Hikaye Kitapları.

Related Posts

Leave a Reply

Your email address will not be published.